12. Hukuk Dairesi 2023/4848 E. , 2023/5139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayet olunan/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüld
**12. Hukuk Dairesi 2023/4848 E. , 2023/5139 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayet olunan/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklılar tarafından adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçlunun takibe itirazı üzerine alacaklıların icra mahkemesine başvurarak borçlunun itirazının kaldırılması ve takibin devamı ile takip konusu taşınmazdan tahliyesini, borçlunun aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, yargılama süreci neticesinde, İlk Derece Mahkemesince son olarak davacının davasının kabulü ile davalının itirazının kaldırılmasına ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve dava konusu edilen mecurdan davalının tahliyesine karar verildiği, davalı borçlunun istinaf talebinde bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği ve davalı borçlunun anılan karara karşı temyiz talebinde bulunduğu görülmektedir. İİK'nın 68/1. maddesi gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen "borç ikrarını" içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İcra İflas Kanunu’nun 269/a maddesinde ise; “Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir.” hükmünü içermektedir. Öte yandan; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar muvacehesinde, somut olayda, alacaklıların, takip talebinde ve ödeme emrinde, toplam 27.927,27 USD alacağın tahsilini ve mecurun tahliyesini talep ettiği, borçlunun itirazı ile takibin müdürlükçe durdurulduğu, alacaklının itirazın kaldırılması, takibin devamı ve tahliye istemi ile mahkemeye başvurduğu fakat yapılan incelemede, takibe konu ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmediği gibi harca esas değerinin de Türk Lirası olarak yazılı olmadığı, takip talebinde ise el yazısı ile anılan belgenin sol kısmına yazılan harca esas değerin müdürlük kaşe ve imzası ile onaylanmadığı, kim tarafından ve ne zaman yazıldığının belli olmadığı ve borçlu tarafça kabulünün de dosya kapsamında yer almadığı anlaşılmıştır. Söz konusu noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK’nın 12.05.1999 tarih 99/12-271 E, 99/301 K. sayılı kararı). Dolayısı ile somut olayda usule uygun bir ödeme emri ve takip talebi yoktur ve alacaklının talepleri kabul edilemez. O halde, mahkemece alacaklıların itirazın kaldırılması ve tahliye taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de; İİK'nın 269/d maddesi delaletiyle uygulanması gereken aynı Kanun’un 68/son maddesinin ilk cümlesinde; "İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir..." hükmüne yer verildiği, akabinde, mahkemece; icra inkar tazminatına yabancı para alacağının takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanarak Türk Lirası karşılığının belirleneceği, bu hususun kamu düzeni ile ilgili olduğu ve resen gözetilmesi gerektiği sabit iken mahkemece, yabancı para alacağı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 07.04.2023 tarih ve 2021/2215 E. - 2023/1034 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesi ile uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca re'sen (KALDIRILMASINA), Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 18.03.2021 tarih ve 2020/300 E. 2021/167 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.