7. Hukuk Dairesi 2013/22043 E. , 2013/17572 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 13 parsel sayılı 474,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Haz
**7. Hukuk Dairesi 2013/22043 E. , 2013/17572 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 13 parsel sayılı 474,95 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu,edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece özetle “ davacı Hazine'nin dayanağı tapu kaydının tarih ve sayısının gerektiğinde kesin süre verilerek belirlenmesi, tevzi haritaları ile belirtmelik tutanaklarının getirtilerek yapılacak keşif ile yerine uygulanması ”gereğine değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda ; davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olmadığı,taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı,taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; Dairemizin önceki günlü bozma ilamında; davacı Hazine'ye gerektiğinde kesin süre verilerek tutunduğu tapu kaydının tarih ve sayısının belirlenmesi gereğine değinilmiş iken mahkemece davacı Hazine'ye verilen sürenin kesin olduğu usulüne uygun olarak bildirilmemiştir. Ayrıca toprak tevzi haritaları ile buna dair belirtmelik tutanakları ile diğer bilgi ve belgelerin taşınmaz başında keşif yapılarak yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanması gereğine işaret edilmiş iken mahkemece bozma sonrası taşınmaz başında keşif yapılmamış, yukarıda anlatıldığı biçimde toprak tevzi komisyonu haritaları ve eki belgeler yerine taşınmaz başında uygulamalı olarak usulünce uygulanmamış,bozma kararı gereklerine aykırı olarak fen bilirkişiden ek rapor almakla yetinilmiştir. Kaldı ki dava konusu taşınmaza komşu 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın öncesinde mera niteliği ile tespit edildiği ancak komisyon kararı ile malik hanesinin boş bırakıldığı, dosyaya getirilen bilgi ve belgelerden de dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1962 yılında mera tahsisinin yapıldığı anlaşılmasına rağmen mahkemece mera tahsis haritası ve eki belgeler yerine yöntemine uygun biçimde uygulanmamış,somut olayda tahsisli mera yönüyle herhangi bir araştırma yapılmamıştır. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için önceki günlü bozma kararında da belirtildiği üzere ;öncelikle davacı Hazine'den tutunduğu tapu kaydı ya da kayıtların tarih ve sayısını bildirmek üzere gerektiğinde kesin süre verilerek davacı dayanakları belirlenmeli ,davacının tutunduğu kayıt ve belgelerin tarih ve sayısını bildirmesi halinde dayanak tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile tevzi haritası ve mera tahsis haritasının ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın davacının tutunduğu tapu kaydı ile tevzi haritası veya mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, taşınmazın tutunulan tapu kaydı, tevzi haritası veya mera tahsis haritası kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, davalı yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,28.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.