11. Hukuk Dairesi 2024/2640 E. , 2025/830 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/43 Esas, 2024/241 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/64 E., 2021/369 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâk…
**11. Hukuk Dairesi 2024/2640 E. , 2025/830 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/43 Esas, 2024/241 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/64 E., 2021/369 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 233 sayılı KHK hükümlerine tabi, sermayesinin tamamı devlete ait bulunan bir iktisadi devlet teşekkülü olduğunu, Kurumun unvanının “Et ve Balık Kurumu” iken 25/03/2013 tarih ve 2013/4553 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile “Et ve Süt Kurumu” olduğunu, müvekkilinin 2009/03281, 2010/31025, 2013/52156, 2013/62596 tescil numaralı markaların sahibi olduğunu, davalının 2017/87583 sayılı “İstanbul e.b.ü. et ve balık ürünleri” markasını tescil ettirdiğini, müvekkilinin 2013/62596 sayılı markasında bulunan logonun ters çevrilerek kullanıldığını, markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğunu ve hükümsüzlük kararı verilmesinin gerektiğini, 6765 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç, 6/5 ve 6/9. hükümleri anlamında davalı markası bakımından tescil engeli bulunduğunu, “Et Balık” ibarelerinin tesadüfen seçilmiş olamayacağını, müvekkilinin tanınırlığının iltibas incelemesinde dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek davalıya ait 2017/87583 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının şikayeti üzerine müvekkili hakkında başlatılan ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, diğer yandan yine davacının şikayeti üzerine başlatılan başka bir ceza soruşturmasında takipsizlik kararı verildiğini bu soruşturmada ceza hakiminin belirlediği hususların maddi olgu mahiyetinde olduğunu, söz konusu dosyada alınan bilirkişi raporunda, ürünlerin taklit olmadığının belirlendiğini, müvekkili markalarının hükümsüz kılınması şartlarının mevcut olmadığını, davacı markaları ile müvekkili markası arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, "Et, balık ve süt" kelimelerinin davacının tekelinde olan kelimeler olmadığını, bu kelimelerin, SMK'nın 5/1-c hükmü uyarınca ticaret alanında cins, çeşit belirten adlandırmalardan olup kimsenin tekeline marka olarak verilemeyecek ibareler olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamındaki "29. SINIF: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. 35. SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından, davacıya ait 2013/62596 sayılı marka ile dava konusu marka arasında SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzerlik bulunduğu, davacıya ait diğer markalarla, dava konusu marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacıya ait markanın tanınmış marka olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığından SMK'nın 6/5 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/51985 Soruşturma ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/109333 Soruşturma sayılı dosyalarına konu eylemlerin fiili markasal kullanımlara ilişkin olup, dava konusu marka tescil başvuru tarihinden sonraki döneme ilişkin oldukları, bu ceza soruşturmalarına konu eylemlerin, dava konusu markanın kötüniyetli olarak tescil başvurusuna konu edildiğini ispatlamaya yeterli olmadığı, davalının, engelleme, spekülasyon, tuzak, yedekleme, şantaj vb gibi ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmayan eylemlerde bulunmak amacıyla dava konusu markayı tescil başvurusuna konu ettiği hususu ispatlanamadığından, davalının kötüniyetli olduğu iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, her ne kadar "Et" ve "Balık" ibarelerinin, iltibas bulunduğu kabul edilen mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği düşük ise de, bu ibarelerin davacı yanca uzun süredir kullanıldığı ve bu şekilde davacı Kurum'u işaret eder şekilde bir tüketici algısının oluştuğu gözetildiğinde, anılan unsurların taraf markalarında ortak olarak yer almasının markalar arasında iltibasa neden olduğu, diğer taraftan somut olay bakımından SMK'nın 6/5 hükmündeki koşulların ve kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı, tek başına benzer marka başvurusunda bulunmanın kötüniyet olarak kabul edilemeyeceği, ceza soruşturmasına konu markasal kullanımlar ile dava konusu başvurunun aynı olmadığı, soruşturma sonucu eldeki davaya etkili olmadığından beklenmesine gerek olmadığı, SMK'da hükümsüzlük davası sonucunda verilen hükmün ilan edileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle ilan talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, yine davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle taraflar lehine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.