İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2026 Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 05/01/2018 - 05/01/2019 tarihli nakliyat abonman sigorta poliçesi akdedildiğini, akabinde dava dışı ...'ın 2 adet traktör emtiasının 04/08/2018'tarihinde davalıya sigortalı olarak nakliyesi sırasında müvekkilince taşım…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/310 KARAR NO : 2026/602 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/12/2025 NUMARASI : 2024/114 Esas - 2025/929 Karar DAVA: Tazminat DAVA TARİHİ: 10/02/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2026 Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 05/01/2018 - 05/01/2019 tarihli nakliyat abonman sigorta poliçesi akdedildiğini, akabinde dava dışı ...'ın 2 adet traktör emtiasının 04/08/2018'tarihinde davalıya sigortalı olarak nakliyesi sırasında müvekkilince taşıma için temin edilen aracın sürücüsü dava dışı ... ... idaresinde meydana gelen trafik kazası neticesinde hasarlandığını, net hasar miktarının taraflar arasında belirli olduğunu, bilirkişi incelemesi sonrası ıslah edilmek üzere 5.000-TL hasar bedelinin faiziyle davalıdan tahsili için 26/11/2018' tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, Hakem tarafından verilen ... esas, 2019/1793 karar sayılı ve 09/02/2019 tarihli kararla alt taşıyıcının kaza anında 1,09 promil alkollü olduğundan başvurunun reddine karar verildiğini, itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin 13/05/2019 tarihli ... sayılı kararıyla Hakem Kararının yerinde olduğu gerekçesiyle itirazın reddedildiğini, sürücü ... hakkında alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan Konya 7. ASLCM'nin 16/05/2019 tarihli 2018/672 E. 2019/480 K. sayılı kararında sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, 2 adet traktörün değişecek parçalarının değerinin 126.158,52-TL olduğunu ve ayrıca süreç kapsamında manevi zarara uğranıldığını ileri sürerek 126.158,52-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın 04/08/2018 riziko tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... esas sayılı dosyası ve İtiraz Hakem Heyeti'nin 2019/5518 sayılı dosyası kapsamında, işbu davadaki iddiaların öne sürüldüğünü ve yargı kararıyla kesinleştiğini, bu nedenle başvurucunun maddi tazminat talebinin kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, davanın bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, nakliyat sigortasında hasar bedelini talep etme hakkının sigortalıya yani taşımacıya değil, taşınan emtianın sahibine ait olduğunu, bu sigortanın taşınan mala gelen zarar nedeniyle taşımacının sorumluluğunun temin edildiğini, dolayısıyla davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın beyan ettiği hasar miktarının fahiş olduğunu, gerçek zararın tespitinin gerektiğini, müvekkilinin poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olup poliçe özel şartları uyarınca her bir traktör başına sigorta bedelinin %1'i oranında tenzili muafiyet uygulanacağını belirterek davanın öncelikle kesin hüküm, zamanaşımı ve husumet yokluğundan reddine, bunun kabul edilmemesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece 07/03/2023 tarihli (2020/15 E. 2023/198 K. sayılı) kararla; işbu dava ile Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin ... sayılı 13/05/2019 tarihli kararına konu başvurudaki davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olduğu, Tahkim Heyeti tarafından verilen kararın henüz kesinleşmediğinden olumsuz dava şartı olan derdestliğin bulunduğu gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1-ı ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Dairemiz'in 11/01//2024 tarihli (2023/2384 E. 2024/77 K. Sayılı) ilamıyla; Sigorta Tahkim Komisyonu'nda yapılan başvurunun 03/03/2023'te yani Mahkemece nihai kararın verildiği 07/03/2023'ten dört gün önce kesin olarak usulden reddine karar verildiği, dosyadaki mevcut bilgilere göre, mahkemenin 03/03/2023 tarihi sonrasında ve karar tarihi itibariyle Tahkim Komisyonundaki davanın derdest olmadığı, dolayısıyla HMK m.115/3'e göre dava şartı noksanlığının hüküm anında giderildiği, mahkemece bu husus gözetilmeden 07/03/2023 olan karar tarihi itibariyle güncel olmayan bilgiyi içeren 23/02/2023 tarihli Sigorta Tahkim Komisyonu cevabına göre karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece; nöroloji uzmanı tarafından alınan bilirkişi ek raporunda ... ... alkolmetreye tesir edecek herhangi bir ilaç kullanmadığı, kullanılan ilaçların alkol düzeyine ve alkolmetreye etkisinin tıbben olmadığı, tazminatın sigorta teminatı kapsamı içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 91.152,26-TL'nin 24/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazla talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; Sigorta Tahkim Komisyonunda açılan dava nedeniyle derdestlik söz konusu olduğunu, tahkimdeki davanın davacının aleyhine sonuçlanacağının anlaşılması üzerine tekrardan dava açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle hasarın teminat dışında kaldığını, bu hususun Genel Şartlar'ın 5 maddesinde açıkça düzenlendiğin, zamanaşımı süresinin dolduğunu, trafik kazasının 05/08/2018 tarihinde meydana geldiğini, davanın açıldığı tarih itibariyle 1 yıllık sürenin dolduğunu, ayrıca davacının husumeti kazamadığını, zarar görenin dava dışı ... firması olduğunu, davacının dava açma hakkını nasıl elde ettiğinin anlaşılamadığını, poliçedeki hüküm gereği traktör başına %1 oranında muafiyet tenzili uygulanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, nakliyat abonman sigorta poliçesine tabi bulunan taşıma sırasında meydana gelen emtia hasarının tazmini istemine ilişkindir. Davacının akdi taşıyan sıfatıyla üstlendiği dava dışı ...'a ait iki adet traktörün taşınması işinin fiili olarak ... ... firması tarafından yerine getirildiği, taşıma sırasında 05/08/2018 tarihinde ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın tek taraflı trafik kaza geçirmesi sonucunda araçta bulunan traktörlerin devrilerek hasara uğradığı, dava dışı ... tarafından her biri 31/10/2018 tarihli 87.900,97-TL tutarlı ... seri no'lu faturalarla bedelin davacıdan tahsil edildiği, olay tarihi itibariyle yürürlükte olan ... Poliçesi kapsamında davacı tarafından hasar bedelinin ödenmesi talebinin, araç sürücüsü ... ...'nın 1.09 promil alkollü olması nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından 08/11/2018 tarihinde reddedildiği hususları ihtilaf dışıdır. Dairemizin 11/01/2024 tarihli ilamında da belirtildiği üzere Sigorta Tahkim Komisyonu'nda yapılmış olan başvurunun 03/03/2023'te kesin olarak usulden reddine karar verilmiş olup bu tarihten sonra Tahkim Komisyonundaki davanın derdest olmadığı, dolayısıyla HMKnın 115/3'maddesine göre dava şartı noksanlığının sonradan giderildiği anlaşılmakla davalının derdestlik itirazı yerinde değildir. Davalı, davacının aktif husumeti kazanamadığını ileri sürmüş ise de kazadan sonra kazaya uğrayan traktörlerin bedelinin davacıya fatura edildiği ve bedelin davacı tarafından ödendiği ...'ın sunduğu yazıdan anlaşılmış olup, sigorta sözleşmesinin davacı ile davalı arasında akdedildiği, davalıya karşı sigortalı sıfatının davacıya ait olduğu, davacının taşımayı sadece akdi olarak üstlendiği dikkate alındığında davalının aktif husumete ilişkin itirazı yerinde değildir. Davalı tarafından TTK'nın 855. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ileri sürülmüş ise de davacının talebi taşıma sözleşmesinden değil, sigorta poliçesinden kaynaklanmaktadır. TTK'nın 1420. maddesinde sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemlerin her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Bu durumda davanın açıldığı 10/02/2020 tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davalının zamanaşımına dayalı istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Somut olayda 05/08/2018 tarihinde ... ... yönetimindeki ... plaka sayılı araç ve çekicinin yerleşim yerinde refüjle bölünmüş yolda seyrettiği sırada, (şoförün beyanına göre soldaki aracın sıkıştırması sonucunda) yol dışına çıkarak sağdaki levhalara ve direğe çarparak savrulması sonucunda traktörlerin sağa doğru devrilerek hasarlandığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından değerlendirme kazanın gereken dikkatini yola vermeyen, aracının fiziki özelliklerini ve yük durumunu, görüş alanını, yolun geometrik özelliklerini dikkate alarak hızını yol üzerinde kalacak ve tedbir alabilecek düzeye düşürmeyen sürücünün kusurlu olduğu, hasar nedeniyle traktörlerin onarımlarının ekonomik olmayacağı, sovtaj düşümü ile hasar tutarının 91.152,26-TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının tazminata hak kazanabilmesi için poliçe şartları uyarınca hasarın teminat dışında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Kazadan sonra yapılan ölçümde sürücünün 1,09 promil alkollü olduğu, kazadan iki saat sonra devlet hastanesinde yapılan ölçümde ise alkolsüz olduğu tespit edilmiştir. Konya 7. ASLCM'nin 2018/672 E. sayılı dosyasında sürücü hakkında alkol veya uyuşturcu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan TCK'nın 179/2. maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, ilk ölçümden yaklaşık iki saat sonra hastanede yapılan ölçümde sanığın alkolsüz çıkmasının sanığın aşamalardaki istikrarlı beyanının gerçek olma ihtimalini güçlendirdiği ve sanık lehine şüphenin hasıl olduğu ve bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş,karar istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmiştir. Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana gelmesinde alkol dışında başka unsurların da etkili olup olmadığının saptanması, olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin tespit edilmesi durumunda hasarın poliçe teminatı dışına kalacağının kabulü gerekir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğinin kesin olarak tespit edilemediğinden uyuşmazlık konusu hasarın teminat kapsamında kaldığı belirtilmiştir. Hasarın teminat dışı kaldığı hususunun ispat yükü davalı sigortacıda olup, dosyadaki delillerle ceza dava dosyası kapsamına göre kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiği hususu ispat edilemediğinden davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Buna karşılık poliçede sigorta bedelinin % 1'i tutarında muafiyet öngörüldüğü halde hasar bedelinden muafiyet tenzil edilmeksizin karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin muafiyet tenziline yönelik istinaf başvurusu haklı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle; sigorta bedelinin % 1'i oranında muafiyet tenzili (4.000-TL) sonucunda (91.152,26-4.000=) toplam hasar tutarının 87.152,26-TL olduğu anlaşılmakla davanın bu miktar yönünden kabulü gerekirken, muafiyet tenzili uygulamadan karar verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın kısmen kabulüne, 87.152,26-TL'nin 24/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2025 Tarih 2024/114 Esas 2025/929 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulü ile; 87.152,26-TL'nin 24/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 5.953,37-TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 215,44-TL peşin harç ve 2.110-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.325,44-TL harcın mahsubu ile kalan 3.627,93-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 2.379,84-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 5.000-TL bilirkişi ücreti ve 423,20-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 5.423,20-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 3.742-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 39.006,26-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 911-TL'sinin davalıdan, 409-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 1.557-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 35-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 340-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 110-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/04/2026