7. Hukuk Dairesi 2014/7938 E. , 2014/18968 K. Mahkemesi : Anamur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 03/12/2013 Numarası : 2012/996-2013/906 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Davacı vekili, müvekkilinin 1998 yılı Kasım ayında Anamur PTT Müdürlüğü'nde temizlik görevlisi olarak çalışmaya başladığı…
**7. Hukuk Dairesi 2014/7938 E. , 2014/18968 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Anamur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 03/12/2013 Numarası : 2012/996-2013/906 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Davacı vekili, müvekkilinin 1998 yılı Kasım ayında Anamur PTT Müdürlüğü'nde temizlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin 02.04.2004 tarihinde davalı işverence haksız ve tek taraflı olarak feshedildiğini, haksız feshe rağmen tazminatlarının ve bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, yetki, husumet ve zamanaşımı itirazlarında bulunmuş; davacının PTT Genel Müdürlüğü çalışanı olmadığını, müvekkili kuruluşun kendisine ait bina ve iş yerlerinin temizlik işlerini ihale vermek suretiyle özel şirketlere yaptırdığını ve davacının bu firmaların işçisi olarak çalıştığını, iş akdinin asıl işveren konumundaki temizlik şirketi tarafından feshedildiğini ve müvekkili kuruluşun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının yetki itirazı konusunda herhangi bir karar verilmeksizin davacının, SGK kayıtlarından anlaşıldığı üzere 1998 yılından 2004 yılına kadar ihale ile temizlik işini alan firmalara bağlı olarak Anamur PTT Müdürlüğü'nde çalıştığı, davalı kuruluşun işçisi olmayıp temizlik işi verilen firmaların işçisi olduğu gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5'inci maddesi uyarınca, iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme geçerli değildir. İş mahkemesinin görevi kapsamında bulunan bir dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 19'uncu maddesi uyarınca, gerçek kişi yönünden yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturulan yerdir. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh olarak kabulü gerekir. Aynı Yasanın 49'uncu maddesi gereğince, tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça, işlerinin yönetildiği yerdir. Yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli olan işin yapıldığı işyeri tanımına, 5521 sayılı Yasada yer verilmemiştir. İşyeri, 4857 sayılı İş Kanununun 2'inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. Bir yer, ancak işin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunmaktaysa, o işyerinden sayılacaktır. İş veya toplu iş sözleşmesinin tarafları, davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer dışındaki bir mahkemenin yetkili olduğuna dair düzenleme yapmaları, 5521 sayılı Kanunun 5'inci maddesinin emredici nitelikteki son cümlesi gereğince geçersizdir. İş mahkemesinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davalı tarafça süresinde yetki itirazı yapılmamış olsa bile, mahkeme tarafından bu husus kendiliğinden göz önünde bulundurmalıdır. Bir başka anlatımla hâkim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de re'sen yetkisizlik kararı verebilir. Somut olayda mahkemece, davacının fiilen çalıştığı iş yeri, tarafların delilleri toplanmak ve değerlendirmek suretiyle belirlendikten sonra davalı tarafın yetki itirazı hususunda bir karar verilmesi gerekirken, yetki itirazı değerlendirilmeksizin hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir. 2-Kabul şekli bakımından da; davacının, davalı işverenin işçisi olup olmadığı ve davada asıl-alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacının, davalı iş yerinde alt işverenler nezdinde fiilen çalışıp çalışmadığı araştırılarak ve alt işverenler nezdinde davalıya ait iş yerinde çalışmışsa, bu kez davalı işverenle davacının SGK kaydında çalıştığı görülen işverenler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı yönünden ayrıntılı inceleme yapılarak bu husustaki taraf delilleri de toplanmak suretiyle davalı işverenin sorumluluğu yönünden değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile davalı işveren yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamaıştır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, 1 nolu bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.