Hukuk Genel Kurulu 2025/104 E. , 2025/191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/68 E., 2024/83 K. 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Da
**Hukuk Genel Kurulu 2025/104 E. , 2025/191 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/68 E., 2024/83 K. 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı adli yardım talepli dava dilekçesinde; Hâkimler ve Savcılar Kuruluna yaptığı şikayetin somut ve maddi vakıalar içerdiği hâlde ilgili hâkimin 2024/6690 sayılı kararı ile yargı içindeki FETÖ uzantıları olan ve rüşvetle iş yapan hâkim ve savcılar hakkında inceleme yapılmadığını, ilgili hâkimin haksız fiillerinden dolayı zarara uğradığını ileri sürerek, 1.000.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Özel Daire Kararı 5. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 25.09.2024 tarihli ve 2024/68 Esas 2024/83 Karar sayılı kararı ile; “…Dava, hâkimlerin yargılama faaliyetlerinden dolayı hukuki sorumluluğuna dayalı manevi tazminat davası olup davacı adli yardım talebinde bulunmuş, 03/07/2024 tarihli tensip zaptı ile, davacı tarafından Dairemizde açılmış birden fazla dava dosyası bulunduğu, daha önce açılan bu dosyalarda davacının sosyal ve ekonomik durumunun araştırıldığı, gelen cevabi yazılardaki bilgilere göre ve davacı tarafından ibraz edilen belgeler ve dosyadaki bilgilere göre davacının, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğuna dair kanaat oluşmadığından adli yardım talebinin reddi ile başvuru harcı ve peşin harcın yatırılması için kesin süre verilmiş, verilen süre içerisinde harcın yatırılmaması durumunda davanın açılmamış sayılacağı ihtarında bulunulmuş, ancak davacı ihtaratın gereğini yerine getirmemiştir. HMK'nın 336. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebinde bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Davacının bu dosyaya belge sunmadığı ve talep dayanaklarını açıkça göstermemiş olması dikkate alınarak adli yardım talebi kabul edilmemiştir. Harçlar Kanunu'nun 27/3 ve 32. maddeleri uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüş olup, somut olayda davacının kendisine yapılan ihtar ve kesin süreye rağmen yargılama harçlarını yatırmadığı anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen dava harcı ikmal edilmemiş olduğundan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gerekli 427,60-TL maktu harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Hazineden karşılanan 1 adet tebligat gideri olan 175,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,…” karar verilmiştir. Kararın Temyizi 6. Özel Daire kararı süresi içinde davacı tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir. II. ÖN SORUN 7. Davacının, Özel Dairenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararını adli yardım talepli olarak temyiz etmesi karşısında, davacının kanun yoluna başvuru sırasındaki adli yardım talebinin yerinde olup olmadığı, adli yardım talebinin yerinde olmadığına karar verilmesi hâlinde temyiz harç ve giderlerinin tamamlattırılması için dosyanın Özel Daireye geri çevrilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılmış ve değerlendirilmiştir. III. GEREKÇE 8. Sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak kabul edilmiş olan adli yardım, ekonomik bakımdan yetersiz olan kimselere, yargı organları önünde haklarını arayabilmeleri veya savunma yapabilmeleri için parasal kolaylıklar sağlanması anlamına gelir. Bu anlamdaki kolaylıklar yargılama giderlerinden muafiyet ve ücretsiz hukuki yardım sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir (Pekcanıtez, Hakan/Özekes, Muhammet/Akkan, Mine/Taş Korkmaz, Hülya: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2410-2411). 9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Adlî yardımdan yararlanacak kişiler” başlıklı 334/1. maddesi “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adlî yardımdan yararlanabilirler” hükmünü içermektedir. 10. Adli yardımdan yararlanmanın ilk koşulu ödeme gücünden yoksunluktur. Hukuki yollara müracaatta ve süreç boyunca gerekli olacak giderleri, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksunluk, aslında nakit ya da nakde dönüştürülebilecek kaynak yetersizliğini ifade etmektedir. 11. Talepte bulunan kişinin adli yardımdan yararlanabilme bakımından malî yetersizlik içinde olup olmadığı, kişinin malî durumu, bu çerçevede geliri, mal varlığı, borçları ve sosyal durumu, yani kendisi ve ailesinin yaşam düzeyi ve ihtiyaçları da göz önüne alınarak, her olay kendi koşullarına göre tespit edilecektir (Pekcanıtez/Özekes/Akkan/Taş Korkmaz, s. 2417-2419). 12. Adli yardımdan yararlanabilmenin ikinci koşulu ise asıl davadaki taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Haksız yargılama ve takiplerin çoğalıp mahkemelerin ve icra organlarının gereksiz yere uğraştırılmaması ve adli yardım kurumunun kötüye kullanılmaması için taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması koşulu özenle incelenmelidir. 13. Adli yardım talebinde bulunan kişi iddiasının ve adli yardım talebinin dayanağı olan delilleri göstermeli ve mahkemeye sunmalıdır. Bu husus 6100 sayılı Kanun’un 336/2. maddesinde “Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır” şeklinde düzenlenmiştir. 14. Adli yardım talep eden kişi, elinde bulundurduğu veya o sırada bilinen delilleri sunmamışsa mahkemece başka bir inceleme yapılmaksızın dosya üzerinden adli yardım talebi derhal reddedilmelidir. 15. Öte yandan talepte bulunanın malî gücüyle ilgili ispat konusunda hâkim tam bir kanaate sahip olmalıdır; bu yönüyle malî yetersizlik koşulunun ispatı için tam ispat ölçüsünün geçerli olduğunun kabulü gerekir. 16. Kanun yoluna başvuru aşamasında ise temyize müracaat için gerekli olan giderleri karşılamak zorunda kalındığında, talepte bulunanın kendisi ve ailesinin geçiminin ciddi ölçüde zor duruma düşüp düşmeyeceği araştırılır. Temyiz aşamasındaki açıkça dayanaktan yoksun olmama koşulu ise temyiz talebinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması şeklinde anlaşılmalıdır. Yargıtay, adli yardım talebini bu aşamada reddederse temyiz incelemesine geçilmez, dosya ilgili mahkemeye çevrilerek bu mahkemece temyiz harcının yatırılması için talepte bulunana süre verilir (Pekcanıtez/Özekes/Akkan/Taş Korkmaz, s. 2427). 17. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesine sunduğu adlî yardım talepli dava dilekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kuruluna yaptığı şikayetin somut ve maddi vakıalar içerdiği hâlde ilgili hâkim tarafından inceleme yapılmadığını ileri sürerek 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ettiği, Özel Dairece; tensip zaptında adli yardım talebi değerlendirilerek, davacı tarafından açılan çok sayıdaki dava dosyalarında sosyal ve ekonomik durumunun araştırılmasına ilişkin olarak toplanan bilgi ve belgeler karşısında davacının geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğuna dair kanaat oluşmadığı gerekçesiyle adli yardım talebinin reddedildiği, başvurma ve peşin nispi harç ile gider avansını yatırması için davacıya kesin süre verildiği, ilgili ihtaratı içeren tensip zaptının davacı vasîsi ve davacıya ayrı ayrı tebliğ edildiği ancak kesin süre içinde harç ve gider avansının yatırılmadığı, bunun üzerine Özel Dairece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacının verilen bu kararı adli yardım talepli olarak temyiz ettiği anlaşılmakta ise de davacı temyiz dilekçesinde kendi talebi üzerine muhtarlık tarafından verilen fakirlik belgesi dışında yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren malî durumuna ilişkin başka bir belge sunmamıştır. 18. Diğer yandan, Özel Dairece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden kanun yoluna başvururken ödenecek harçların maktu nitelikte olduğu, bunun ise yüklü bir miktar olmadığı gözetildiğinde davacının kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken temyiz giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğunu ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır. 19. Hâl böyle olunca, davacının adli yardım talebi, 6100 sayılı Kanun’un 334/1. maddesinde belirtilen koşulları sağlamadığından adli yardım talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 20. Davacının sunduğu temyiz dilekçesinin süresinde temyiz defterine kaydedildiği ancak davacı tarafından temyiz yoluna başvurma ve maktu temyiz karar harçlarının yatırılmadığı anlaşıldığından, davacıya temyiz başvurma harcı ve maktu temyiz karar harcını ikmal etmesi için muhtıra çıkarılarak bir haftalık kesin süre verilmeli, kesin süre içinde harç yatırıldığı takdirde dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Hukuk Genel Kuruluna gönderilmeli, süresi içinde harç yatırılmadığı takdirde 6100 sayılı Kanun’un 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmelidir. IV. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1- Davacının adli yardım talebinin REDDİNE, 2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNE GERİ ÇEVRİLMESİNE, 26.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.