7. Hukuk Dairesi 2009/644 E. , 2009/366 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 149 ada 311 parsel sayılı taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalı taraf adına tespit edilmiştir. …
**7. Hukuk Dairesi 2009/644 E. , 2009/366 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 149 ada 311 parsel sayılı taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalı taraf adına tespit edilmiştir. Davacı hazine dava ve temyize konu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kanunları uyarınca hazineye kalan taşınmazlardan olduğunu tespit gününde zilyedi yararına hak kazanma koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı taraf adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece kadastro tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş isede, yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Kural olarak asıl olan ülke topraklarının devlete, bir başka deyişle hazineye ait olmasıdır. Bu kuralın ışığı altında somut olaya bakıldığında kanıtlama yükümlülüğünün davalı tarafa ait olduğu kuşkusuzdur. Hazinenin dava dilekçesinde öne sürdüğü hukuksal neden dikkate alındığında davalı taraf çekişmeli taşınmazın kacak ve yitik kişilerden kanunları uyarınca hazineye kalan taşınmazlar olmadığını kanıtlamak zorunda olduğu gibi taşınmazın sınırında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü gereğince mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen taşınmazın bulunduğu da gözönüne alındığında ayrıca dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yolunda da yöntemine uygun bir araştırma ve soruşturma yapılması da zorunludur.