11. Hukuk Dairesi 2011/12358 E. , 2013/14391 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.03.2011 tarih ve 2008/344-2011/134 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.07.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin …
**11. Hukuk Dairesi 2011/12358 E. , 2013/14391 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.03.2011 tarih ve 2008/344-2011/134 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.07.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin havayolları taşımacılığı biletlerini satan seyahat acentesi olduğunu, 15.11.2006-26.11.2006 arası 10 adet uçak bileti sattığını, ancak kredi kartı sahiplerinin itirazı sonrası bilet bedelerinin hesaplarından kesildiğini, IATA kurallarına göre acentenin yüz yüze olmayan bu şekildeki satışlardan dolayı sorumlu olduğunu, biletlerin Türkiye ile ilgisi olmayan yerlere satışının yapıldığını ileri sürerek, 19.798,31 TL'nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, biletlerin IATA kuralları çerçevesinde satışlarının gerçekleştirildiğini, bilet satışı sırasında kimlik kontrolü, imza işlemleri yerine getirilerek verilen onayla birlikte işlemin tamamlandığını, olayda kusurları olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının ibraz ettiği belgelerin asıllarının ibraz edilmediği, kredi kartıyla yapılan bilet satış işleminin yüz yüze yapılıp yapılmadığı konusunda ispat yükünün davalıda olduğu, Emniyet Müdürlüğü yazısına göre kredi kartı sahibinin ülkeye giriş çıkış yapmadığı, satışın yüz yüze yapıldığının ispatlanamadığı, yüz yüze yapılmayan satışlardan dolayı davalı acentenin sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 19.314,59 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Davacı taraf, davalı seyahat acentesinin sahte kredi kartıyla uçak bileti sattığını, kartların sahte olması nedeniyle bedelinin kendilerinden tahsil edildiğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Taraflar arasında sahte kredi kartıyla uçak biletinin satıldığı, aralarındaki uyuşmazlığa IATA kurallarının uygulanacağı hususunda çekişme bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kredi kartıyla yapılan satışın yüz yüzemi, yoksa yüz yüze olmayan şekilde mi yapıldığı noktasında toplanmaktadır. IATA (Uluslarası Hava Taşımacılığı Birliği) kart satış kurallarında acentenin yüz yüze ve yüz yüze olmayan kredi kartıyla uçak bileti satışlarında ayrı düzenleme yapılmıştır. 2.2.1. maddede yüz yüze satışlarda acentenin sorumlu olmayacağına ilişkin düzenleme yapıldığı halde, 2.2.2.a maddesinde yüz yüze olmayan satışlarda acentenin sorumlu olacagı belirtilmiş, yine 2.4. maddede yüz yüze satışlarda acentenin kartın sahibinin ismini, kartın son kullanma tarihini, müşterinin imzası ile kredi kartı arkasındaki imzaları kontrol edeceğine ilişkin kurallara yer verilmiştir. Somut olayda, davacı taraf satışın yüz yüze olmadığını iddia ederken, davalı taraf ise müşterinin pasaport, kredi kartı, kredi kartı satış formu fotokopilerini ibraz ederek işlemin yüz yüze yapıldığını savunmuştur. Mahkemece, davalının ibraz ettiği belgelerin asıllarının ibraz edilmediği, müşterinin Türkiye'ye giriş yapmadığı, işlemin yüz yüze yapılmadığı, zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, kredi kartıyla yapılan işlem sahte olduğuna göre, kart sahibinin Ülkeye giriş yapıp yapmadığı hususu davayı kabule gerekçe yapılamaz. Nitekim bilirkişi raporunda da davalının yüz yüze satışa ilişkin gerekli belgeleri kart sahibinden aldığı, işlemin yüz yüze yapıldığı, davalı acentenin zarardan sorumlu olmadığı belirtilmiştir. Bu itibarla, mahkemece kredi kartıyla satış işleminin davalı tarafın ibraz ettiği belgeler karşısında yüz yüze olduğu kabul edilerek, davanın reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.