11. Hukuk Dairesi 2012/6078 E. , 2013/22162 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.11.2011 tarih ve 2011/117-2011/118 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, davalı ... vekili ve davalılar ... Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., ..., ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.12.2013 günü hazır bulunan davalılar vekili Av. ...ile davacı vekili Av. ... dinlenildi…
**11. Hukuk Dairesi 2012/6078 E. , 2013/22162 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.11.2011 tarih ve 2011/117-2011/118 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, davalı ... vekili ve davalılar ... Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., ..., ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.12.2013 günü hazır bulunan davalılar vekili Av. ...ile davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirkete ait ... Gazetesi’nin 20.10.2009, 16.11.2009 ve 14.12.2009 tarihli nüshalarında denetlenmiş net satış rakamları olduğu ifade edilen sayılar verildiğini, oysa bunların denetlenmiş tiraj raporlarına dayanmasının mümkün olmadığını,daha sonraki yazılarında durumu kabul edip belirtilen rakamların denetime tabi net satış olduğunu bildirdiklerini, zira taşradan gelen baskı iadelerinin 15 günden önce netleşmeyeceğini, bu şekilde “denetlenmiş net satış” ibaresiyle okurların ve reklam verenlerin yanıltıldığını, 21.12.2009 gazetede de karşılaştırmalı, yanıltıcı haber yapıldığını, gazete yazarlarından ...’nın 19.12.2009 ve 22.12.2009 tarihli nüshalarında "diğer tüm gazetelerin yalan haber verdiği, satış rakamları gerçek olan tek gazetenin ... olduğu, diğer gazetelerin yalancı olduğunu söylemesine rağmen bu gazetelerin karşı çıkmadıkları" şeklinde beyanların yer aldığını, tüm bu yazıların haksız rekabet oluşturduğunu, davalıların okurları ve reklam verenleri yanılttıklarını, yazılarda müvekkilinin sahibi olduğu gazetenin tirajlarının bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenmesinden özellikle kaçınan, özgüven eksikliği bulunan tiraj kaybeden, okurlarını ve reklam verenleri kandıran, şeffaf olmayan, kalem marifetiyle tirajını artıran, yalan söyleyen, sahtekarlık ve dolandırıcılık yapan bir kuruluş olarak tanıttığını, bu şekilde müvekkilinin kişilik haklarına açıkça saldırıda bulunduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile men’ine, yanlış, yanıltıcı ve aldatıcı beyanların düzeltilmesine, gazete tarafından yapılan yayın ve ilanlar nedeniyle 25.000 TL, davalı ... tarafından yazılan 19.12.2009 ve 22.12.2009 tarihli köşe yazılarından dolayı ayrı ayrı 25.000 TL olmak üzere toplam 75.000 TL manevi tazminatın davalılardan faizi ile tahsiline, hükmün davalı gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ... Gazetecilik ve Matbaacılık AŞ, ..., ... ve ... vekilleri, davalı ...yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, yazı ve haberlerde davacının adı geçmediğinden aktif dava ehliyetinin olmadığını, yayınların hukuka uygun olduğunu, ...’ün uluslararası standartlara uygun şekilde denetlendiğini, gazetede “denetime tabi” ibaresi yerine “denetlenmiş” tabiri kullanıldığını, ... Gazetesi’nin 20.10.2009, 16.11.2009 ve 14.12.2009 tarihli nüshalarında yayınlanan 2 gün önceki net satış rakamlarının dağıtım şirketi olan Turkuvaz Dağıtım A.Ş.’nin bildirdiği rakamlar olduğunu, bunun sektöre yakın kişilerce bilinebilecek bir durum olduğunu, haksız rekabet oluşturmadığını, köşe yazarı ... tarafından kaleme alınan yazılarda da davacının adının geçmediğini, düşünce ve kanaat açıklama hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacının alınganlık yaparak dava açtığını, müvekkilinin herhangi bir kişi ya da kurumu hedef almadığını, davacının dava açma ehliyetinin olmadığını, müvekkilinin halkı bilgilendirme sorumluluğu içinde gazetecilik yaptığını, gerçek, güncel bir durum hakkında tespit yaptığını, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, ... Gazetesi’nin 20.10.2009, 16.11.2009, 14.12.2009 ve 21.12.2009 Tarihli nüshalarındaki yazılarla ilgili olarak, 20.10.2009 tarihli nüshanın 1. sayfasında "...'ün 18 Ekim Pazar denetlenmiş net satış 364.447 OKURLARIMIZA TEŞEKKÜR EDERİZ" 16.11.2009 tarihli nüshanın 1. sayfasında "...'ün 14 Kasım denetlenmiş net satışı 332.736 OKURLARIMIZA TEŞEKKÜR EDERİZ... ...'ten okurlarına mektup var.Sayfa 3'te", 14.12.2009 tarihli nüshanın 1. sayfasında "...'ün 12 Aralık denetlenmiş net satış rakamı 336.954 TEŞEKKÜRLER TÜRKİYE-...'ten okurlarına mektup var. Sayfa 3'te" ibarelerinin yer aldığı, gazetelerin 3. sayfalarında ise “...’ten Okurlara Mektup” köşesinde güncel bazı olaylardan söz edildikten sonra “...gazete satışlarının denetlenmesi, okur ve reklam verenlerin kandırılmaması gereği, diğer gazetelerin tirajlarının bağımsız denetime açmadıkları, bunu sadece ...’ün yaptığı...” şeklinde değerlendirmelerin yer aldığı, 21.12.2009 tarihli nüshada ise yine 1. sayfasında “...’ün 19 Aralık Cumartesi günü denetime tabi net satışı 307.269 OKUYUCULARIMIZA TEŞEKKÜR EDERİZ sayfa 3’te ...’ten mektup” ibarelerinin bulunduğu, 3. sayfada ise “...bağımsız denetim kurumunca denetlenen tek gazetenin ... olduğu, diğer tüm gazetelerin kalem marifetiyle tiraj rakamlarını yazdıkları ... okuyucuların ve reklam verenlerin kandırıldıkları ...” yazılı olduğu, mevzuatımızda dava konusu yayınların yapıldığı tarihte ve halen gazete tirajlarının denetlenmesi ile ilgili yasal bir düzenleme bulunmadığı, daha önce bir dönem -fiili bir durum olarak- bazı yayın grupları sistemli olarak tiraj denetimi yaptırdıkları ancak Rekabet Kurulu kararıyla bu faaliyetin durdurulduğu, halen münferit tiraj tespiti yapan firmalar ve bu firmalarla anlaşarak satışını denetleten basın kuruluşları var ise de bunun yasal ya da mesleki bir gereklilik/zorunluluk olmadığı, bu yüzden tercihini herhangi bir sebeple kendi satışlarını denetletmekten yana kullanan basın organlarının, satışlarını denetletmeyen basın kuruluşlarını salt bu nedenle eleştirmesi, güvenilirliklerini sorgulaması, suçlaması haklı/yasal bir temele dayanmadığı, yazılarda açıkça ve tekraren Türkiye'deki tüm gazeteler hedef alındığından davacıya ait gazetenin de yazıların muhatabı olduğunun kabulü gerektiği, ... tarafından açıklanan satış rakamlarının, denetlenmiş satış rakamları olmadığı, bu rakamların bağımsız denetleme şirketinin tespitlerini yansıtmadığı, o an itibariyle henüz sayıların netleşmediği, dağıtım firmasının bildirdiği rakamlar olduğu hususlarının davalı şirketinde kabulünde olduğu, başka bir söyleyişle yayınların yapıldığı tarihte davalı gazetenin net/denetlenmiş satış rakamları kendilerince dahi bilinmediği, bu süreçte tüm diğer gazetelerin "yalancı" olarak nitelendirilmesinin TTK'nın 57. maddesi kapsamında hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareket olduğu, somut olgular ve mevcut yasal düzenlemelere göre davalı gazetedeki yayınların haksız rekabet oluşturduğu kabul edildiği, davalı ...’ya ait Köşe Yazıları ile ilgili olarakta, ilgili yazılardaki düşünce bütünlüğünün bozulmaması bakımından yazıların tamamının değerlendirildiği,19 Aralık 2009 Cumartesi günlü yazıda ve 22 Aralık 2009 günlü yazıda yer alan ifadelerin kişisel görüş-kanaat açıklaması kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, köşe yazıları yoluyla haksız rekabet yapıldığı, kişilik haklarının ihlal edildiği, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 2/ı. Ve 13. maddelerine göre, Yayın sahibi ... Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.'nin, tüzel kişilik temsilcisi ...'ın Yönetim Kurulu Başkanı ...'nın ve eser sahibi olarak köşe yazarı ...’nın sorumlu oldukları, tüzel kişilik unvanı yanında "adına" ibaresi ile...'in adı geçmekte ise de bu davalının tüzel kişilik bünyesinde yönetici-temsilci sıfatlarının bulunmaması sebebiyle pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, TTK'nın 61. maddesi gereğince, mahkemece, davayı kazanan tarafın talebiyle, masrafı haksız çıkan taraftan alınmak üzere hükmün katileşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir ise de hükmedilen tazminatla hedeflenen manevi tatminin sağlanmış olması, yayın ile hüküm arasında geçen süre dikkate alındığında hükmün gazetede ilanından umulan yararın ortadan kalktığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılardan Haberturk A.Ş. ait ... isimli gazetenin 20.10.2009,16.11.2009,14.12.2009 ve 21.12.2009 tarihli sayılarında ”...'ten okurlarına mektup, Satış rakamları denetlenen tek gazete” ibareleri ile, köşe yazarı ...'nın 19.12.2009 ve 22.12.2009 tarihli köşe yazılarında yer alan sözlerin haksız rekabet oluşturduğunun tesbitine ve men'ine, ...'ten okurlarına mektup var ve satış rakamları denetlenen tek gazete ibarelerinden dolayı 5.000 TL manevi tazminatın 20.10.2009, 5.000 TL manevi tazminatın 16.11.2009, 5.000 TL manevi tazminatın 14.12.2009 ve 5.000 TL manevi tazminatın 21.12.2009 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılar Haberturk Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş, ... ve ...'dan tahsiline, aynı gazetenin köşe yazarlarından ... tarafından kaleme alınan köşe yazılarından dolayı 10.000 TL manevi tazminatın 19.12.2009 ve 10.000 TL manevi tazminatın 22.12.2009 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılar Haberturk Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş, ..., ... ve ...'dan tahsiline, davalı ...hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, hükmün gazetede ilanı talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalılar Haberturk Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş,..., ... vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili, davalı ... vekilinin ve davalılar Haberturk Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., ..., ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalılar vekilinin davalı ...yönünden yaptığı temyiz itirazlarına gelince, mahkemece bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddedildiği halde karar tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 7/2. maddeleri uyarınca lehine ücreti vekalete karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ...yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK 438/7. maddesi hükmü uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı ... vekilinin ve davalılar Haberturk Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., ..., ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin ...yönünden yaptığı temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasına 12 nolu bent eklenerek “ davalı ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.100 TL ücreti vekaletin davacıdan alınıp davalı...’e verilmesine” cümlesinin eklenmesine, kararın düzeltilen işbu şekli ile ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı...'e verilmesine, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan ..., ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 772,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 2.178,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş., ... ve ...'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden...'e iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.