T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/843 Esas KARAR NO: 2026/176 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2014/1634 Esas- 2022/959 Karar TARİH: 30/12/2022 DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/843 Esas KARAR NO: 2026/176 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2014/1634 Esas- 2022/959 Karar TARİH: 30/12/2022 DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında makine alım satım konusunda anlaşmaya varıldığını ve işbu anlaşma mukabilinde davalı şirkete 10 adet senedin teslim edildiğini, ancak işbu sözleşmenin imzalanmasının ertesi günü, sözleşmedeki borçların ifası için hazırlık işlemleri dahi yapılmamışken davacı ...'in sözleşmeden döndüğünü davalı şirkete bildirildiğini, senetlerin iadesini talep ettiğini, davalı şirketin başlangıçt senetlerin iadesini yapacağını bildirdiğini ancak sözleşmeden dönüldüğünün davalı şirkete bildirmesine ve senetlerin iadesinin istenmesine rağmen davalı şirket senetleri iade etmek yerine işbu senetlerden 3 tanesini icra takibine konu ettiğini ve ihtiyati haciz kararı aldığını, davalının işbu 3 adet senedi sözleşmeden dönülmüş olmasından ötürü cezai şart olarak tahsile koyduğunu davacıya bildirdiğini, taraflar arasındaki anlaşmada cezai şartın hiçbir şekilde belirlenmediğini, imza altına alınan diğer senetlerin hala davalı şirketin elinde bulunduğunu, ayrıca davalı şirketin daha sonra aynı makineler için dava dışı ... ile sözleşme yaptığını ve bu kişiden senetler aldığını, bu senetlerde davacı müvekkili ...'in kefil gösterildiğini ve imzası taklit edilerek senetlerin müvekkili adına imzalandığını, ardından davalının bu senetleri takibe koyduğunu, üç senedin tahsili için başlatılan icra takibinde haciz işlemi yapıldığını, bu haciz işlemi sırasında müvekkili ...'in 5.000 TL ödeme yaptığını ancak bu ödemenin müvekkili yanıltılarak sahte imzalı senetlerin konu edildiği takip dosyasına yapılmış kabul edildiği, ardından müvekkillerinin 3 senedin konu edildiği takip borcunu tamamen ödemek zorunda kaldıklarını beyanla davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalıya verilen senetlerin iptaline, her iki icra dosyasından yapılan ödemelerin iadesine, ödenmemiş senetlerin iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacılar arasında 30/06/2014 tarihli makine satımına dair sözleşmenin imzalandığını, sözleşmeye konu makinenin stoklu olarak çalışılan değil, sipariş üzerine özel olarak üretilen spesifik bir makine olduğunu, davacılar ve dava dışı ...'in sözleşme bedeline karşılık olmak üzere, sözleşmede dökümü yapılan 12 adet bonoyu tanzim ederek davalıya teslim ettiklerini, aradan uzun bir süre geçtikten sonra davacı ...'in sözleşmeden caymak durumunda kaldığını beyan ederek makinenin dava dışı ...'in damadı olan ...'ya satılmasını istediğini, bunun üzerine dava dışı ..., davacı ... ve dava dışı ... arasında 18/09/2014 tarihli satış sözleşmesinin yapıldığını, bu sözleşme uyarınca makinenin teslim edildiğini ancak her iki sözleşme ile verilen bonoların da ödenmediğini, davacı ... ilk sözleşme ile verilen bonoların iadesini istemiş ise de, kendisine bonoların bankada olduğu ve diğer borçlular ile birlikte bir protokol imzalanarak iade edilebileceğinin söylendiğini, davacılar ile imzalanan ilk sözleşmede cezai şartın düzenlendiğini, bu nedenle senetlerden üçünün icra takibine konu edildiğini, yine 18/09/2014 tarihli sözleşme için verilen senetlerin de icra takibine konu edildiğini, davacının yapılan 5.000 TL'lik ödeme ile ilgili iddialarının haksız olduğunu, kendisine tahsilat ile ilgili belgenin verildiğini, davacılar ile dava dışı ...'nın elbirliği ile müvekkilini dolandırmaya çalıştıklarını, dava dilekçesinde gösterilen dava değerinin anlaşılamadığını, 50.000 TL’nin neye istinaden istendiğinin belli olmadığını, talep neticesinin açık olmadığını bu nedenle talebin açıklatılması gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına kara verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilikşin olduğu, taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davalı yanın, 04.11.2014 tarihinde davalı borçlu aleyhine İstanbul 26. İcra Müdürlüğü’nün ... Sayılı dosyası ile 22.718,00 USD tutarlı alacağı için icra takibi başlatmasından kaynaklandığı, davalı ve dava Dışı ... arasında İç Piyasa Satış Sözleşmesi akdedildiği, müteselsil borçlu/kefilin ..., ... olduğu, satış bedelinin 26.300,00 USD olduğu, sözleşmede 10 adet senetlerden herhangi birisi vadesinde ödenmediği taktirde kalan senetlerin tamamının muaccel hale geleceği ve satıcı alacaklının senetlerin tamamını tahsil ve takip etmeye yetkili olduğunun kabul edildiği, dava konusu bonoların imzalanarak davalıya verildiği, sonrasında davacıların sözleşmeden vazgeçtiği hususlarında bir ihtilaf bulunmadığı, davacıların iddiasının, sözleşmeden vazgeçilmiş olması nedeniyle verilen bonolardan dolayı borçlu olmadıkları yönünde olduğu, davalının iddiasının ise, davacıların sözleşmeden vazgeçerek, sipariş etmiş oldukları makinanın dava dışı ...’ya verilmesini talep ettikleri, ... ile yapılan yeni sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeden kaynaklanan borcun sona ermemiş olması nedeniyle bonoların iadesi şartlarının oluşmadığı yönünde olduğu, davacılar tarafından, dava konusu senetlerden kaynaklanan borçların ödendiğinin ya da karşılıklı anlaşma sağlanarak sözleşmenin feshedildiğinin ve davalının senetleri iade edeceğini kabul ettiğinin yazılı belgeyle ispatlanmadığı, tam aksine, davalı vekilinin iddia ettiği gibi, davalı ile dava dışı ... arasında yapılan sözleşmede davacıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldıkları, sözleşmeye konubedellerin senetlerle ödeneceği kararlaştırıldığı ve senetlerin tamamı ödenerek davalının alacağı kapatılmadığından, davacıların senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DAVACILAR VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Mahkemenin İstanbul 26. İcra Dairesin'nin ... sayılı dosyası ile davacı ... aleyhine başlatılan icra takibine yönelik menfi tespit davasının reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, bu takibe konu bonolarda davacı ...'in ise kefil olarak gözüktüğü, bu bonolardaki imzaların davacıya ait olmaması ve imzası taklit edilmek suretiyle söz konusu bonoların oluşturulması sebebiyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemece takip konusu senetlerdeki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda iki bilirkişi raporu alındığı, her iki raporda da takip konusu bonolarda yer alan ve davacı ...'e atfen atılan imzaların eli ürünü olduğuna dair bir tespittebulunulamadığı, davalı tarafça dosyaya sunulan 18/09/2014 tarihli iç piyasa satış sözleşmesindeki imzanın da davacıya ait olmadığı, ispat yükünün davalı tarafta olduğu ve davalı tarafın bonolardaki imzanın davacı ...'e ait olduğunu ispat edemediği, buna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ancak Mahkemece imza inkarı ile ilgili hiç bir iddianın nazara alınmadığı, hangi sebeple davanın reddine karar verildiği hususunda gerekçeli kararda bir açıklama olmadığı;İstanbul 26. İcra Dairesi'nin... sayılı dosyası ile davacılar ... ve ... aleyhine başlatılan icra takibi sebebiyle cebri icra tehdidi altında yapılan ödemeye ilişkin istirdat talebinin reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı şirketin İstanbul 26. İcra Dairesi'nin... sayılı dosyası ile 3 adet bonoya istinaden her iki davacı aleyhine icra takibi başlattığı, davacıların cebri icra tehdidi altında dosya borcunu 16/12/2014 tarihinde ödemek zorunda kaldıkları ve ödedikleri bedelin istirdadını talep ettikleri, takibe konu 3 adet bononun makine alım satımına ilişkin anlaşma kapsamında davalı şirkete verildiği, bu hususun davalı şirketin de kabulünde olduğu, davacı ... makine alım satımına ilişkin sözleşmeden döndüğü için davalı tarafça davacıya herhangi bir makine teslim edilmediği, davalı tarafın da dosyaya davacı ...'e makine teslim edildiğine dair herhangi bir delil sunmadığı, bu nedenle icra takibine konu bonoların bedelsiz hale geldiği, her ne kadar davalı taraf bonoların cezai şart olarak icra takibine konu edildiğini savunmuş ise de, taraflar arasındaki şifahi anlaşmada herhangi bir cezai şartın kararlaştırılmadığı, ayrıca davalı tarafın uğradığını iddia ettiği zarara ilişkin olarak herhangi bir belge de sunmadığı, Mahkemenin kararında TTK'nın 645. maddesi ile TBK'nın 103 ve 104. maddelerinden söz edildikten sonra, takip konusu bonoların davalı şirketin elinde olmasının davalının davacılardan alacaklı olduğunu gösterdiği, davacıların bonoların bedelini ödediğine veya bonoların bedelsiz kaldığına dair herhangi bir delil sunamadığı, bu sebeple davanın reddine karar verildiğinin belirtildiği, bu değerlendirmelerin hatalı olduğu, zira somut olayda İstanbul 26. İcra Dairesi'nin... sayılı dosyasına konu 3 adet bononun hangi hukuki ilişki kapsamında davalı şirkete verildiğinin belli olduğu, her iki tarafın da söz konusu bonoların makine alım satımına ilişkin anlaşma kapsamında davalıya verildiğini beyan ettikleri, buna göre artık bonoların mücerretliğinden bahsetmeye olanak olmadığı, bonoların mücerretliği ortadan kalktığından artık davalı şirketin bu bonolara istinaden bir talepte bulunabilmesi için, bonoların verilmesine neden olan sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiği, davalının haksız olarak davacılardan bono bedellerini tahsil ettiği;Taraflar arasındaki makine alım - satımına ilişkin anlaşma kapsamında davalıya verilen ve halen davalının uhdesinde bulunan 7 adet bono yönünden açılan menfi tespit davasının reddine dair kararın usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu, davacı ... ile davalı arasındaki makine alım satımına ilişkin anlaşma kapsamında davacı tarafından davalı şirkete 10 adet bono verildiği, bu bonolarda davacı ...'in de kefil olarak imzasının bulunduğu, davalı tarafın İstanbul 26. İcra Dairesi'nin... sayılı dosyası ile söz konusu bonolardan 3 tanesi için icra takibi başlattığı, geri kalan 7 bononun ise halen davalı şirkette bulunduğu, bunlara dayalı olarak bir icra takibi başlatılmadığı, bu sebeple 7 adet bono yönünden davanın icra takibinden önce açılan menfi tespit davası olarak ikame edildiği, icra takibine konu yapılmayan bonoların makine alım satımına ilişkin anlaşma kapsamında davalıya teslim edildiğinin davalı tarafın da kabulünde olduğu, fakat davacıların tüm taleplerine rağmen bonolar iade edilmediği için menfi tespit talebiyle işbu davayı açmak gerektiği ve dolayısıyla bu bonoların davacılara iadesi gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, bonoların iadesi ve icra dosyasına yapılan ödemelerin istirdadı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.T.C. Anayasası'nın 141/3. maddesi hükmüne göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir.Kararın gerekçesiz oluşu, gerekçe ile hüküm arasında veya gerekçenin kendi içerisindeki çelişki, açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, İstinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir.Somut olayda, davacı tarafça dava dilekçesi ve Mahkemece verilen sürede sunulan talep açıklama dilekçesinde; davacı ... ile davalı arasında makine alım satımına dair bir sözleşme imzalandığı, diğer davacının sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, davalıya sözleşme bedeli olarak 10 adet bono verildiği, davacı ...'in hemen ertesi gün sözleşmeden döndüğü ve bonoların bedelsiz kaldıkları, buna rağmen üç adedinin davalı tarafından icra takibine konu edildiği ve bu icra dosyası borcunun cebri icra tehdidi altında ödendiği, ayrıca davalı ile dava dışı ... arasında da bir makine alım satım sözleşmesi imzalandığı, dava dışı ... tarafından davalıya makine bedeli olarak bono verildiği, bu bonolarda davacı ... adına kefaleten atılan imzaların sahte olduğu, bu bonoların da icra takibine konu edildiği ve icra dosyasına ... tarafından icra tehdidi altında ve sehven ödeme yapıldığı iddia edilmek suretiyle; taraflar arasında imzalanan 30/06/2014 tarihli makine satış sözleşmesi nedeniyle verilen ve iade edilmeyip, herhangi bir icra takibine de konu edilmeyen yedi adet bono nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile bonoların iadesinin; aynı sözleşme nedeniyle verilen üç adet bononun konu edildiği İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasına cebri icra tehdidi altında yapılan ödemenin istirdadının; davalı ile dava dışı ... arasında imzalanan ve davacı ...'in de müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu 18/09/2014 tarihli makine satış sözleşmesi nedeniyle davalıya verilen ancak davacı ...'in sahte imza ile kefil olarak gösterildiği iddia edilen bonolar nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ve bu bonoların konu edildiği İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına ... tarafından yapılan 5.000 TL ödemenin istirdadının talep edildiği, davalı tarafça sunulan cevap ve beyan dilekçelerinde; davacılar ile imzalanan 30/06/2014 tarihli sözleşmede, sözleşmeden dönülmesi hali için cezai şartın kabul edildiği ve bu sözleşme uyarınca verilen senetlerden üç adedinin cezai şart bedeli olarak İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasına konu edildiği, dava dışı ... ile imzalanan 18/09/2014 tarihli sözleşme uyarınca verilen bonolardaki davacı ...'e ait imzaların sahte olmadığı, bu sözleşme uyarınca makinenin ...'ya teslim edildiği ve fakat bono bedellerinin ödenmediği, bu nedenle İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davacının bilerek ve isteyerek, bonolardaki imzasını inkar etmeksizin bu dosyaya ödeme yaptığını savunduğu, Mahkemece davalı ile davacı ve dava dışı ... arasında imzalanan 18/09/2014 tarihli sözleşme ve İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına konu edilen 10 adet bonodaki imzaların davacı ...'e ait olup olmadığının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve düzenlenen 02/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda, imzaların davacıya aidiyeti hususunda herhangi bir tespit yapılamadığı, Mahkemece ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden aynı konuda rapor alındığı ve 25/11/2021 tarihli ATK raporunda da 18/09/2014 tarihli sözleşme ve bonolardaki imzaların davacı ...'e ait olup olmadığının tespit edilemeyeceğinin mütalaa edildiği, bundan sonra Mahkemece davalının ticari defterleri ile dosya kapsamı üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve heyet raporunun alındığı, gerekçeli kararda davanın İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı kambiyo senedine dayalı takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olduğu açıklanarak, alınan bilirkişi raporu aynen tekrar edilmek suretiyle, davacıların sözleşme gereği davalıya verdikleri senetlerin bedellerini ödediklerini veya taraflarca sözleşmenin feshedildiğini ispat edemedikleri gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, dava dilekçesindeki tüm davacıların tüm talepleri ile ilgili gerekçesi açıklanmak suretiyle bir karar verilmediği gibi, imza incelemesine ilişkin olarak alınan raporların ne sebeple değerlendirme dışı tutulduğunun da gerekçede açıklanmadığı, bir yandan dava konusu bonoların sebepten mücerret oldukları belirtilmişken, diğer yandan bonoların davalı ile ... arasında imzalanan sözleşme gereği verildiği ve bedellerinin ödenmediğinin kabul edildiği ve bu şekilde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. Buna göre Mahkemece; davacı ... yönünden İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına konu bonolar nedeniyle menfi tespit, bu dosyaya yapılan 5.000 TL ödemenin istirdadı, yine davalı ile imzalanan 30/06/2014 tarihli sözleşme gereği verilen senetlerden yedi adedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve senetlerin iadesi ile bu sözleşme gereği verilen üç adet senedin konu edildiği İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasına yapılan ödemenin istirdadı talebi, diğer davacı ... yönünden, davalı ile imzalanan 30/06/2014 tarihli sözleşme gereği verilen senetlerden yedi adedi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve senetlerin iadesi ile şayet ödeme iddiası bu davacı yönünden de ileri sürülmüş ise, (icra takip dosyasından ödemenin kim tarafından yapıldığının tespiti, gerekli ise taraflara açıklattırılması) bu sözleşme gereği verilen üç adet senedin konu edildiği İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasına yapılan ödemenin istirdadı talebi nazara alınarak toplam dava değerinin belirlenmesi, belirlenecek dava değeri üzerinden davacı tarafa eksik peşin harcın tamamlattırılması, tamamlanmaması halinde sair usul işlemlerinin yapılması, bundan sonra davalı vekiline davacılar ile imzalanan 30/06/2014 tarihli sözleşme uyarınca aldığı ve icra takibine konu edilmeyen bonoların akıbeti hakkında beyanda bulunmak üzere süre verilmesi, 30/06/2014 tarihli satış sözleşmesinin feshedildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı gözetilerek, sözleşmenin 3. maddesinde yer alan cezai şarta dair hükmün değerlendirilmesi, sözleşme ve fiili durum itibariyle davalının davacılardan herhangi bir cezai şart bedeli talep edip edemeyeceği, sözleşme bedeli olarak, yani ifa uğruna verilen bonoların var ise cezai şart alacağının tahsili için icra takibine konu edilip edilemeyeceği ve bu minvalde ödemenin kim tarafından yapıldığı da belirlenerek, İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasına yapılan ödemenin istirdadının gerekip gerekmediği, yine bu sözleşme kapsamında verilen ve icra takibine konu edilmeyen senetlerin kimde olduğu ve bu senetler nedeniyle davacıların borçlu olup olmadıkları, senetlerin iadesinin gerekip gerekmediği, davacı ... tarafından ilk derece yargılaması sırasında davalı ile dava dışı ... arasında imzalanan 18/09/2014 tarihli satış sözleşmesindeki imzasının inkar edilmediği ve bu satış sözleşmesi uyarınca davalıya verilen ve davacının kefil imzasını taşıyan bonoların konu edildiği icra dosyasına ödeme yapılmış olduğu da nazara alınarak, imza inkarına göre ispat yükünün kimde olduğu ve dosyadaki delil durumuna göre iddiaların ispat edilip edilmediği, davacı ...'in söz konusu bonolar nedeniyle borçlu olup olmadığı ve İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yaptığı 5.000 TL ödemenin istirdadının gerekip gerekmediğinin tespiti ve her bir davacının her bir talebi hakkında gerekçeli şekilde karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 297, 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurularının KABULÜ ile;İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2022 tarihli,s 2014/1634 Esas ve 2022/959 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.