6. Ceza Dairesi 2024/656 E. , 2024/2214 K. "" KANUN YARARINA BOZMA Tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli ve 2018/315 Esas, 2019/148 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın …
**6. Ceza Dairesi 2024/656 E. , 2024/2214 K.** **"İçtihat Metni"** KANUN YARARINA BOZMA Tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli ve 2018/315 Esas, 2019/148 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 29.12.2023 gün ve 94660652-105-09-27410-2023-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2024 gün ve 2024/2256 sayılı kanun yararına bozma talebi ile Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya kapsamına göre, Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli kararı ile hükmedilen 7 ay 15 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, tekerrüre esas alınan Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2011 tarihli ve 2009/629 Esas, 2011/71 sayılı kararı ile hükmedilen 1 yıl hapis cezasının 11.09.2014 tarihinde yerine getirildiği, hükmün yerine getirilmesinden itibaren 3 yıl geçtikten sonra incelemeye konu 29/09/2017 tarihli suçun işlendiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 58/2-b maddesindeki “Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince, anılan cezanın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca mahkûmiyetinin bulunmaması karşısında, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: