11. Hukuk Dairesi 2013/1271 E. , 2013/17748 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.09.2012 tarih ve 2011/285-2012/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2013/1271 E. , 2013/17748 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.09.2012 tarih ve 2011/285-2012/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili,müvekkili şirkete ait Adana’da bulunan beyazeşya ve mobilya mağazasının “Ticari Paket Sigorta Poliçesi” ile sigortalandığını,11.12.2010 günü yağan yağmur nedeniyle sigortalı işyerini su bastığını, zararın giderilmesi için 28.03.2009 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapılmasına karşılık 15.02.2011 tarihli yazı ile zararın teminat haricinde kaldığının bildirildiği, ancak rizikonun teminat kapsamında olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 8.000 TL’nin hasar tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiş,13.01.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 12.000,00 TL'ye çıkarmıştır. Davalı ... vekili; sigorta poliçesinde, davacının işyerinde 06.12.2010 ve 11.12.2010 tarihinde olmak üzere iki kez hasar meydana geldiği, ilk hasar yağmur nedeniyle belediye logarının tıkanarak geri tepmesi sonucu sigortalı işyerinin giriş katının arka tarafındaki tuvaletten pis suların çıkmasıyla meydana gelmiş olup bu hasarın teminat kapsamında olduğu, ikinci hasarın ise 11.12.2010 tarihinde yağmur sularının apartmanın natamam durumdaki havalandırma boşluğundan girmesi sonucu meydana gelmiş olup bu hasarın, poliçenin dahili su klozu maddesindeki şartlara göre ayrıca poliçedeki %2 tenzili muafiyet hükmü gereğince de hasarın teminat haricinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 06.12.2010 tarihli ilk bina hasarının, inşaat atık malzemelerinin bina pis su tesisatında tıkanmaya neden olması ve belediye rögarına ulaşamayan suyun sistem boru hattında birikip geri tepmesi ile meydana geldiğinden dahili su klozu (temiz veya pis su tesisatının sızması, tıkanmasının sebep olduğu zararlar) kapsamında olduğu, bu tarihteki kamera ve adaptör hasarının ise işyerinin üzerini kaplayan geniş alanlı teras damda inişin bir noktadan verilmesi nedeniyle iniş suyunun tahliye olamaması nedeniyle göllenme olması ve suyun tahliye deliği çevresinden oluşan sızmalarla meydana geldiği,olayda dahili su klozu (yağmur sularının çatı veya saçaktan sızması sonucunda bina içine giren suların sebep olduğu zararlar) kapsamında kaldığı, buna karşılık 11.12.2010 tarihli ikinci hasarın ise işyerinin henüz inşaatın tamamlanmadığı A blokta yer alan kısmında meydana geldiği, ilk raporda bu hasarın hatalı olarak dahili su kapsamında olduğu belirtilmiş ise de ikinci raporda belirtildiği gibi ikinci hasar tamamen bitirilmiş bir binanın çatı veya saçaklarından su sızması meydana gelmiş bir hasar olarak kabul edilemeyeceğinden bu hasarın teminat haricinde olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.141,80 TL'nin 10/02/2011 tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.