İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait ve müvekkili şirket tarafından Zorunlu Mali Mesuliy…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1085 KARAR NO : 2025/1973 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/03/2022 NUMARASI : 2021/405 Esas - 2022/187 Karar DAVANIN KONUSU: ZMMS Kapsamında Yapılan Ödemenin Rücuen Tahsili - İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait ve müvekkili şirket tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile poliçeli ...plaka sayılı araç sürücüsünün ... plaka sayılı araca çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plaka sayılı araçta kaza nedeni ile oluşan hasar miktarı 29.320,69 TL'nin müvekkili şirket tarafından zarar görene ödendiğini, davacıya sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, bu nedenle Karayolları Motorlu Araçlar Trafik sigortası Genel Şartlarının” B.4-F maddesi ihlal edilmiş olduğundan müvekkili şirketin sigortalı davalıya rücu hakkının doğduğunu, ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla İstanbul 12.İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; a-İş bu asıl davanın kabulü ile davalının İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına ile yapılan takibine itirazın kısmen iptali ile takibin 28.629,16.-Tl üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak olan bu miktara yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,b-%20 icra inkar tazminatı istemi alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü ...'in kasti bir kusuru olmadığı, bu durumda müvekkili şirkete rücu imkanı doğmayacağı, kaza anında aracı sevk ve idare eden sürücü ...'in olay yerini terk ettiğine dair bilirkişi görüşünün hatalı olduğu, sürücünün olay yerini terk etmemiş olmasının kaza anına ilişkin fotoğraflar ve kolluk kuvvetleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağı ile deliller ile sabit olduğu, bilirkişi tarafından bu belgeler incelenmeden eksik inceleme ile görüş bildirildiği, raporun hükme esas alınmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenlerle araç sürücüsünün söz konusu kaza nedeniyle müvekkili şirkete rücuya sebebiyet verecek herhangi bir kusurunun olmadığı halde mahkemece davanın kabulü yönünde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Dava, zorunlu trafik sigortası kapsamında hak sahibine ödenen tazminatın sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Bilindiği üzere sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2.maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B-4.maddesi uyarınca; tazminat yükümlüğünün azaltılmasına ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3.kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu rücu hakkı, kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacı, bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmesi kuralından kaynaklanmaktadır.6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmekte olup, sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir.01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmamıştır. Dolayısıyla 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine dayalı olarak zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan sigorta şirketi salt olay yerini terk nedenine dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir. Ancak 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri nedeniyle bedensel hasarlı trafik kazası sonucu zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan zorunlu trafik sigortacısı, kendi akidi olan sigortalısına karşı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesine göre olay yerini terk nedeniyle rücu davası açabilecektir. Zira, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların B.4 maddesinde ifade edilen haller ile benzer zorunlu haller dışında olay yerini terkin, içe rücu sebebi olduğu kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4. maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır.Poliçe tanzim ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının "zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı" başlıklı B.4/f bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" düzenlemesine yer verilmiş olup, düzenleme ile olay yerini terk etmenin münhasıran rücu sebebi olduğu hüküm altına alınmıştır. Dairemizin artık yerleşik hale gelen uygulamaları da bu yöndedir.Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelere göre sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği, bu durumda; ispat yükünün davalı tarafta olduğu ve davalı tarafın, zorunlu nedenlerle olay yerinin terk edildiğini ispat etmesi gerektiği, görevli polis memurları tarafından tutulan tutanakta, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği tespitinin yapılmış olduğu, davalı tarafça resmi belge niteliğindeki tutanağın aksinin dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle ispat edilemediği, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin sabit olduğu anlaşılmakla Yerel Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 1.955,65-TL harçtan peşin yatırılan 488,91-TL harcın düşümü ile bakiye 1.466,74-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.18/12/2025