6. Ceza Dairesi 2009/28401 E. , 2010/1819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma ve kişiyi hürriyetten yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/10/2008 ve 09/12/2009 tarihli kenar yazıları ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Mahkemenin 10.2.2005 gün, 101-15 sayılı ilk kararının sanık ...'ün eylemleri yönünden temyiz yoluna başvurm
**6. Ceza Dairesi 2009/28401 E. , 2010/1819 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma ve kişiyi hürriyetten yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/10/2008 ve 09/12/2009 tarihli kenar yazıları ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Mahkemenin 10.2.2005 gün, 101-15 sayılı ilk kararının sanık ...'ün eylemleri yönünden temyiz yoluna başvurmadan, sanık ... yönünden ise yakınanlar ..., ..., ... ve ...'a yönelen eylemleri nedeniyle sanık savunmanının yasal süreden sonraki temyiz isteği Dairemizce reddedilerek kesinleşmesi üzerine, Mahkemece, kesinleşen kararlara ilişkin uyarlama yapılmak üzere dosyanın ele alınıp, her iki hükümlü için 18.5.2006 tarihli ek kararın verildiği, daha sonra 09.10.2006 tarihli kararla hükümlü ... yönünden bu ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, devam eden duruşma sonunda tekrar bütün yakınanları kapsayacak şekilde 12.10.2006 tarihli kararın verildiği anlaşılmışsa da; 18.5.2006 günlü ek karar yasa yolu başvurusuyla bozulmadan Mahkemece kendiliğinden kaldırılması olanağı bulunmadığından, yakınanlar ..., ..., ... ve ...'a karşı eylemler nedeniyle verilen 12.10.2006 günlü kararın hukuki geçerliği bulunmamaktadır. Dairemizin 05.02.2008 ve 02.01.2009 günlü kararlarıyla, 18.5.2006 tarihli ek kararın hükümlüye tebliğine ilişkin belgelerin varsa eklenmesi yoksa yeniden tebliği için dosyayı geri göndermesinden sonra, ek kararın 19.5.2008 ve 02.09.2009 tarihlerinde hükümlüye tebliğ olunduğu, ancak temyiz isteğini içeren dilekçe vermediğinin anlaşılması karşısında; I. Kurulan bu ikinci hüküm hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de olanaklı değildir. Bu nedenlerle hükümlü ... hakkında yakınanlar ..., ... ..., ... ve ... ...'a karşı eylemler nedeniyle yeniden kurulan 12/10/2006 tarihli hükme yönelik konusu bulunmayan hükümlü savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE; II-Sanık ...'ın yakınan Gürcan Kalpak'a karşı eyleminden kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli delillere, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, Hükümlü ...'ün yakınanlar ... ve ... ...'e karşı eylemleri nedeniyle lehe yasanın belirlenmesi amacıyla verilen 18.5.2006 günlü ek kararın incelenmesinde; Dairemizin 05.02.2008 günlü 18.5.2006 tarihli ek kararın hükümlülere tebliğine ilişkin belgelerin varsa eklenmesi yoksa yeniden tebliği için dosyayı geri göndermesinden sonra, ek kararın 22.4.2008 tarihinde hükümlüye tebliğ olunduğunun anlaşılması karşısında ve 5271 sayılı CMK.nun 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuru olması koşuluyla Yasa yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılma başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından; hükümlü ...'ün 19.07.2006 günü Anayasa Mahkemesine hitaben yazdığı dilekçe yasal sürede temyiz başvurusu kabul edilmiş; hükümlü ...' ın temyiz başvurusu bulunmaması nedeniyle yalnızca hükümlü ... yönünden 18.5.2006 günlü ek karara yönelen incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. Somut olayların incelenmesine gelince; Hükümlü ... ile diğer hükümlü ...'ın, 23.12.2002 günü, saat 19.00 sıralarında, kimliği saptanamayan başka bir sanıkla birlikte yakınan ... taksisine müşteri olarak bindikleri, bir süre sonra durmasını istedikleri, tabanca ve bıçak tehdidiyle sürücü koltuğunun yan tarafına geçmesini sağladıktan sonra, sanık ...'ın sürücü koltuğuna oturup aracı hareket ettirdiği, bir süre sonra para ve cüzdanını aldıkları, nerede indirecekleri konusunda tartışarak ilerledikleri, dar bir sokağa girince yakınanın araçtan inip kaçtığı; 27.12.2002 günü, saat 18:15 sıralarında hükümlülerin yakınan ...'nin aracına müşteri olarak bindikleri bir süre sonra durdurup tabanca tehdidiyle yan koltuğa geçmesini istedikleri ve sanık ...'ın aracı kullanmaya başladığı, yakınanın cep telefonu, para ve cüzdanını aldıkları, 50 metre kadar sonra yakınanın el frenini çekerek aracı durdurup tabancaya yönelmesi üzerine , "götürüp öldürelim" diyerek tekrar hareket ettikleri sırada yakınanın araçtan atlayarak kaçtığı olaylarda; sanığın eylemleri 765 sayılı TCY'nın 499/1-2. cümlesindeki suçu oluşturduğu halde, aynı Yasanın 497/1.maddesindeki suçtan hükümlünün cezalandırıldığı, hükmün kesinleşmesi üzerine dosya üzerinde yapılan incelemede ek karar verildiği anlaşılmışsa da; 1. Temel cezaların belirlenmesi için duruşma açılarak ek karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, yakınanlar ... ve ...'ye karşı eylemlerde, 5237 sayılı Yasaya göre yağma ve kişi özgürlüğünden yoksun kılma suçlarını oluşturan eylem nedeniyle yağma suçunun yanı sıra 5237 sayılı Yasanın 109/ 2-3-a-b maddeleri uyarınca da hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Yağma suçunun 5237 Sayılı TCY'nın 149. maddesinin 1. fıkrasının ( a-c-h ) bentlerine aykırı biçimde; geceleyin, birden fazla kişiyle ve silahla işlendiği ve bu nedenle aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'ün temyiz itirazları ile tebliğname içeriği bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 18.5.2006 gün, 2003/101-2005/15 sayılı ek kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasındaki hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 23.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.