T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/154 - Karar No:2026/343 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/154 KARAR NO : 2026/343 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2023 NUMARASI : 2017/707 E-2023/642 K DAVANIN KONUSU : Alacak ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Davacı vekili taraf…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/154 - Karar No:2026/343 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/154 KARAR NO : 2026/343 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2023 NUMARASI : 2017/707 E-2023/642 K DAVANIN KONUSU : Alacak ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Davalı ... AŞ ile dava dışı yüklenici ... Bilgisayar Sistemleri Tic. ve San. A.Ş arasında 4734 ve 4735 Sayılı Yasalar çerçevesinde düzenlenen 16.07.2009 tarihli Hybrid Mail(Karma Posta) Sistemi Yazılım ve Donanım Alımı ve İşletilmesi Sözleşmesi ile; ... tarafından elektronik ortamda müşteriden alınan fatura, banka ekstresi gibi gönderi içeriğinin elektronik ortamda işlenmesi, basımı, katlanması, gerektiğinde insert eklenip, zarflanarak fiziksel posta gönderisi haline dönüştürülmesi işlemlerini kapsayan Hybrid Mail Sisteminin yazılım ve donanımlarının alınması, üst yapısının kurulması ve 5 yıl süre ile işletilmesi işinin ... A.Ş. tarafından yüklenildiğini, sözleşme bedelinin 66.442.415,00 Euro olarak belirlendiğini, idare tarafından talep edilen teminatın yüksek miktarlı olması ve teminat mektubunun yüklenici ... A.Ş. tarafından kefilsiz alınmasının mümkün olmaması nedeniyle sözleşme tarihinde ...’in hisselerinin büyük bir kısmı ile ortak ve YK üyelerinin çoğunluğu ... Holding grubu yetkili ve ortaklarına ait olması nedeniyle istenen teminat mektubunun, ... Holding A.Ş.’nin kefaleti tahtında ... A.Ş. ile ... Bankası A.Ş. arasında düzenlenen 14.07.2009 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden 14.07.2009 tarih, 1106379 sayılı 3.986.544,90 Euro tutarında idare lehine düzenlenerek yüklenici ... A.Ş. ye verildiğini, idareye tevdi olunduğunu, ... A.Ş. nin yüklendiği sözleşmeden doğan edimlerini ifaya, idarenin de sözleşmede öngörülen bedelleri ödemeye başladığını, bu arada ... A.Ş.’deki ... Holding grubu ortaklarına ait hisselerin 17.01.2011 tarihinde ...’e devredildiğini, böylece ... Holding’in şirket ortaklığından tamamen çıktığını, yüklenici ... A.Ş.’nin Ankara Yenimahalle 5. Noterliğinin 08.10.2012 tarihli temliknamesi ile ... ile yapılan sözleşmeden doğan alacaklarının 24.000.000,00 TL’sını bankaya olan borçlarının ifası babında ... Bankası A.Ş.’ye temlik ettiğini, bihahare müvekkili ... Holding AŞ nin ... A.Ş.’nin bu bankaya olan borçlarını üstlenmek suretiyle, bankanın ... şirketinden olan hak ve alacaklarını ve 24.000.000,00 TL tutarlı temlik hakkının Üsküdar 17. Noterliğinin 29.03.2013 tarih ve 09363 yevmiye sayılı temlik sözleşmesiyle temlik aldığını, bu temlikname ile 29.03.2013 tarihinde ... Holding AŞ ye yapılan diğer temliknamelerin 17.07.2013 tarih 21295 yevmiye sayılı muvafakatname ile birlikte ...’ye tevdi edildiğini, 10.10.2014 ila 31.12.2013 arasında toplam 3.801.035,00 TL, 01.01.2014- 06.02.2014 tarihleri arasında da 1.984.963 TL’nin ... alacağının temlik nedeniyle ... tarafından müvekkili şirkete ödendiğini, 24.000.000,00 TL temlik alacağının 5.785.998,00 TL’sinin ödendiğini, müvekkili şirketin 2013 yılında 31.807.675,00 TL ... borcu ödemesi nedeniyle ... ve diğer temlik ödemeleri düşüldüğünde 22.910.458,00 TL alacaklı hale geldiğini, bu aşamadan sonra ..., ... ve 3.şahıs ...…Ltd.Şti arasında ihalenin feshi, teminatın irat kaydı, temlik alacaklarının kaçırılmasına dair işlemler yapıldığını, son ödeme tarihi olan 06.02.2014 tarihinden itibaren de ...’den yeni temlik ödemeleri beklenirken ... Bankası'nın 06.03.2014 tarihli yazısı ile karşılaşıldığını, 3.986.544,90 Euro tutarlı teminat mektubunun ... tarafından aynı tarihte yazı ile paraya çevrildiği, bu tutarın ... AŞ'den tahsilinin olanaksız olduğunu, döviz tutarı karşılığında ...’ye 12.100.359,73 TL ödendiği, kefaleti tahtında ... Holding AŞ tarafından ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, bu tutarın müvekkili tarafından 07.03.2014 tarihinde zorunlu olarak bankaya ödendiğini, müvekkilince keşide edilen 12.03.2014 tarihli 7819 yevmiye sayılı ihtarname ile teminat mektubunun nakde çevrilmesinin haksız olduğu, müvekkili şirketi zora soktuğu belirtilerek iadesinin talep edildiğini, ancak davalının sessiz kaldığını, ... ve ... A.Ş. genel müdürleri hakkında Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/244 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemece davanın husumetten reddedildiğini, karara karşı kanun yoluna başvurulacağını, hak kaybına uğranılmaması için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ... hakkında bu davanın açılması gerektiğini, temlik eden ihale yükümlüsü ... AŞ'nin imza yetkilisi olan ...’nun, temlik edilen tutarı müvekkiline ödememek ve muvazaalı işlemle kaçırmak için, ihaleye konu işi temlikler nedeniyle artık yürütemeyeceğini belirterek, ihalenin ...…A.Ş.’ye (eski unvanı ...…Ltd.Şti.) verilmesini talep eden bir dilekçe verdiğini, ...’nin de 21.02 2014 tarihinde buna dayalı olarak ihaleyi feshederek ihaleyi yapacak sermayesi ve kadrosu bulunmayan, işi yapıp yürütmesi imkansız olan ... temsilcisi ...’nun ortak ve yöneticileriyle dolaylı ilişki içerisinde olduğu, bu şirkete pazarlıkla verildiğinin anlaşıldığını, ...…AŞ'nin davalıya yazdığı fesih talepli 21.02.2014 tarihli dilekçesinde 24.000.000,00 TL 'lık temlik bulunduğu, projeden gelen gelirin direk temlik sahibine ödendiğini, artık projenin maliyetlerini karşılama durumlarının kalmadığı ifadesini kullandığını ve davalı ...’nin bu dilekçeye dayalı olarak ihaleyi feshedip müvekkili şirketin tahtında verilen 12.100.000,00 TL tutarlı teminat mektubunu paraya çevirdiğini, fesihten sonra davalının ihaleye çıkarak en uygun teklifi veren ... Ltd.Şti ile 12.03.2014 tarihinde sözleşme yaptığını, ... ve yetkilisi ..., ... Ltd.Şti. ve ortakları arasındaki yakın ilişkinin ticaret sicil kayıtları ile anlaşıldığını, ihalenin feshi ve ... verilmesinin ...’nin de katıldığı alacak kaçırma işlemi olduğunu, ihaleye katılan diğer üç şirketin ... Ltd.Şti'ne göre çok büyük ve güçlü olduklarını, ... şirketinin ...’nın teknik ve idare personeli ekipmanı ile kısmen ve tamamen ... şirketine aktarımı ile işin yürütüldüğünü, böylece müvekkilini zarara uğratma amacıyla hareket edildiğinin ve alacağın bu suretle kaçırıldığının anlaşıldığını, temlik alacağı bakımından davalı ...’nin ... nezdinde tahakkuk eden gerek ...’ya gerekse aktarma yoluyla ... şirketine kaçırılan alacak yönünden sorumlu olduğunu, müvekkili şirkete en son 06.02.2014 tarihinde ödeme yapıldığını, müvekkili şirkete 24.000.000,00 TL ... alacağı temlik edildiğinden davalının bu miktar alacağın varlığını garanti etmiş olduğunu, ... tarafından ödenen tenkis edildiğinde 18.214.000,00 TL alacak kaldığını, sözleşme feshedilmeseydi davalının bu tutarın tümünden sorumlu olacağının tartışmasız olduğunu, şu halde davalı ...’nin müvekkilinden kaçırılmasında kastı ve ağır kusuru-dahli olduğundan ödenmeyen bakiye temlik alacağının tümünden fesih tarihinden itibaren faizi ile birlikte sorumlu olduğunu, teminat mektubu bakımından ise ihalenin feshinin ...’nın talebi ile yapıldığını, teminat mektubunun müvekkili şirketten tahsil edileceğinin çok iyi bilindiğini, davalı ...’nin haksız ve hukuka aykırı olarak aldığı 12.100.000,00 TL'nı da faiziyle iade etmek zorunda olduğunu, teminat mektubunun türünün nakde çevrilmesinin de ayrı bir hukuka aykırılık içerdiğini, ihale 66.442.415 Euro bedelli olup, tümü için alınan 14.07.2009 tarihli teminat mektubunun 3.986.544,90 Euro tutarında olup, beş yıl süre ile ihalenin dört buçuk yılı geçtiğini, ihalenin feshinin bir an için haklı olduğu düşünülse dahi parasal olarak da büyük bir kısmının ifa edildiğini, ifa edilmeyen kısımla orantılı bir paraya çevrilmesi gerekirken teminat mektubunun tümüyle paraya çevrildiğini, buna göre 11.000.000,00 TL'dan fazla bir miktarın tamamen haksız olarak alındığından her halükarda bu tutarın hesaplanarak faiziyle birlikte tazmini gerektiğini, davalı ...’nin ... ile birlikte müvekkiline ödenmesi gereken hakedişleri onaylanmış tutarlar ile ifası devam edecek işlerden doğacak temlik alacakları tutarının sözleşmenin feshi suretiyle dava dışı ... şirketine muvazaalı olarak aktarmak suretiyle müvekkili şirkete 18.214.002 TL zarar verdiğini, bir de teminat mektubu tutarını mülkiyetine geçirerek, 12.100.359 TL ayrı ve ağır bir zarar daha verdiğini, ... …AŞ nin iflasına karar verildiğini belirterek, 18.214.002,00 TL bakiye temlik alacağının ihalenin fesih tarihi olan 21.02.2014 tarihinden hukuka aykırı olarak paraya çevrilerek irat kaydedilen 12.100.359,73 TL.’nin ise ihtarın tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari-avans faiziyle birlikte olmak üzere toplam 30.314.361,73 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: Davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını, davanın davacının hukuken ilişkisinin bulunduğu ...…A.Ş.’ne açılması gerektiğini, dava dilekçesinde ... A.Ş.’nin iflasına karar verildiği için dava açılamadığının belirtildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 14.03.2018 tarih ve 9536 sayı 1551. sayfada da Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2017 tarih 2017/592 sayılı iflas kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince 14/02/2018 tarihinde kaldırıldığının belirtildiğini, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla, toplam 66.442.415.00 Euro bedelle ...…A.Ş. ile 16/07/2009 tarihinde sözleşme imzalanarak adı geçen yüklenici adına ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlük Şubesince düzenlenen 14/07/2009 tarihli ve 3.986.544,90 Euro’luk kesin teminat mektubu alındığını, davacı dilekçesinde bu kefalet mektubunun ... Holding A.Ş. kefaleti tahtında ...'e verildiğini ve müvekkili şirkete tevdi olunduğunu belirttiğini, bu durumun davacı sirket ile ... A.Ş. nin iç ilişkisi olduğunu, tamamen tarafların anlaşması ile gerçekleştiğini, davacı şirketin ... şirketin hisselerinin büyük çoğunluğuna sahip olduğundan mütevellit kendi şirketinin ihaleyi alması için yani tamamen ticari kaygıvla ... A.Ş. ’ne kefil olduğunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre çıkılan ihalede kanunun 43. maddesi gereği kesin teminatın miktarı belirlendiği, 4734 Sayılı Kanun ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda kesin teminatı hangi hallerde idareye gelir kaydedileceği hususlarının açıkça belirlendiğini, bu nedenle davacı ... Holding A.Ş. adına öngörülemeyen bir durum gerçekleşmediğini, davacı vekilinin dilekçesi incelendiğinde; ... A.Ş.'deki ... Holding Grubu ortaklarına ait hisselerin 17.01.2011 tarihinde devir edilerek ... Holding'in ortaklıktan tamamen çıktığını belirttiğini, ortaklığın bitmesinden sonra da davacı kendi rızası ile ... A.Ş. nin ... Bankası A.Ş.'ne olan borçlarını üstlenerek bankanın ... A.Ş’den olan hak ve alacaklarını ve 24 milyon TL tutarındaki temlik hakkını 29.03.2013 tarihli temlik sözleşmesi ile devraldığını, ortaklıkları bittikten sonra dahi, davacının tamamen kendi isteğiyle girdiği yükümlülüklerin sonuçlarından müvekkilini sorumlu tutmaya çalıştığını, ...… A.Ş.'nin 26/09/2013 tarihli temlik talebinin kamu ve işçi alacakları çıkmaması halinde adı geçen yükleniciye ait doğmuş ve doğacak alacaklarının 24.000.000 TL’na kadar olan kısmının ... Holding A.Ş.'ne temlik edilmesinin 11/11/2013 tarihli ve 5875 sayılı makam onayı ile uygun görüldüğünü, bu hususun 15.11.2013 tarihli yazı ile yükleniciye ve temlik alana bildirildiğini, temlikin uygun görüldüğü tarihten sonra toplam 158.831 Euro hakediş hesaplandığını ve ödemesinin yapıldığını, ...… A.Ş.’nin 21/02/2014 tarihli yazısı ile sözleşmenin feshini talep ettiğini, 25/02/2014 tarihli ve 552 sayılı Makam onayı ile 4735 Sayılı Kanunun 19.maddesi ve sözleşmenin 26.maddesi gereğince 21/02/2014 tarihi itibariyle feshedilmesi ile bu sözleşme kapsamında alınan 3.986.544,90 Euro tutarındaki kesin teminatının nakde çevrilmesinin uygun görüldüğünü, feshedilen sözleşmeye ait kesin teminatın 3.986.544.90 Euro karşılığı 12.100.359,73 TL’nin 06/03/2014 tarihinde gelir kaydedildiğini, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun 19. maddesi gereğince yapılan işlemlerin tamamen kanuna uygun ve olması gereken işlemler olduğunu, bu nedenle kesin teminatın kanun gereği gelir kaydedildiğini, kendi özgür iradesi ile kefil olunan bir miktarın zorunluluk değil yükümlülük olduğunu, Kamu İhaleleri Sözleşmeler Kanunun 20.maddesinde de görüleceği üzere müvekkili şirket sözleşmeyi feshetseydi dahi kesin teminat yine hiçbir protesto çekmeye gerek kalmadan gelir kaydedilecek olduğunu, idarenin sözleşmeyi feshi ile yüklenicinin feshi arasında müvekkili lehine doğacak herhangi bir kazanç bulunmadığını, ikisinin sonuçlarının da müvekkili için aynı mahiyette olduğunu, yüklenicinin 21.02.2014 tarihinde sözleşmenin feshini talep ettiğini, dolayısıyla Kanunun 20.maddesinin şartları oluşmadan önce yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle fesih beyanı sözleşme ilişkisini sonlandırmaya yönelik bozucu yenilik doğurucu bir hak olduğundan idarenin bu hususta bir takdir yetkisi bulunmadığını, ayrıca kesin hesap raporunda 2014 yılı Şubat ayı dönemi için üretimde yaşanan gecikmeler sebebiyle KDV hariç 158.601,12 Avronun ve bu dönemde yaşanan gecikmeler nedeniyle ... A.Ş.'ne ceza olarak ödenen 9.053.23 TL'nin ceza bedeli olarak firmaya yansıtıldığını, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun 26.maddesine göre hem ... hem de şirket sermayesinin yarısından fazla hissesine sahip ...’ün ve ...’ün yarıdan fazla hissesine sahip olduğu ... Yazılım Bilişim…Ltd Şti'nin 1 yıl süre ile kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin karar alınmış olduğunu, ... hakkında kanun maddesinde göre böyle bir kararın alınmasının mümkün olmadığını, ...…AŞ’nin sözleşmeyi feshetmesinin asıl müvekkili şirketi zora soktuğunu, sözleşmenin feshinden sonra işin hangi firmaya verileceği hususunda ...’in 21/02/2014 tarihli dilekçesinde herhangi bir talebin olmadığını, sadece feshin talep edildiğini, muvazaa iddiasının davacı tarafından tereddüt bırakmayacak şekilde ispatı gerektiğini, fesihten sonra dört firmadan teklif alındığını, ekonomik açıdan en ucuz teklif veren ...… Ltd. Şti. ile 12/03/2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, ... A.Ş.’nin devir işleminin 2010 yılında gerçekleştiğini, ...’nun 2010 yılında hisselerini ... ve ...’e devrettiğini, müvekkilinin ... Şirketi ile 12.03.2014 yılında sözleşme imzaladığını, muvazaalı bir işlem olduğu iddiasının yerinde olmadığını, ayrıca ihale sürecine ilişkin de herhangi bir itirazda bulunulmadığını, ayrıca eğer 2010 yılında gerçekleşmiş olan devir işleminin 2013 yılında imzalanan sözleşmede muvazaa etkisi yaratacağı iddia ediliyorsa davacı şirket ile ... …AŞ' nin ortaklığının da bu mantıkla bakıldığında bittiğinin düşünülemeyeceğini, yani daha önce ortakken 2011 yılında ortaklığın bittiğini iddia ediyor ise kendi mantığına göre iki şirketin yaptığı işlemlerde de muvazaa olacağını, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “Sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi” başlıklı 24.maddesindeki;" Sözleşme bedelinin % 80'inden daha düşük bedelle tamamlanacağı anlaşılan işlerde, yüklenici işi bitirmek zorundadır. Bu durumda yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderleri ve yüklenici kârına karşılık olarak, sözleşme bedelinin % 80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının % 5'i geçici kabul tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenir.’’ hükmün işin %80 'nin altında gerçekleşmesi halinde uygulanmakta olup, bahse konu sözleşme yüklenicinin mali aczi nedeniyle fesholunduğundan bu hükmün uygulanmasının söz konusu olmadığını, bu davanın ...…A.Ş. ve ...…A.Ş.'ne ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek, davanın husumet aksi halde zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Davalı ... ile dava dışı ... AŞ arasındaki 16.07.2009 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağın 24.000.000,00 TL'sının 08.10.2010 tarih 29236 yevmiye sayılı temlikname ile ... Bankasına temlik edildiği, daha sonra davacı şirketle bu banka arasında yapılan 29.03.2013 tarih 9363 yevmiye sayılı temlik sözleşmesi ile 08.10.2012 tarihli temliknameden kaynaklı bütün alacakların davacı şirkete temlik edildiği, bu şekilde davacının sözleşmeden kaynaklanan hakediş alacağı yönünden temlik alacaklısı haline geldiği, dava dışı ... AŞ' nin davalıya sunulan dilekçe ile mali sıkıntıya düştüğünden işi yapamadığını, sözleşmenin feshini talep ettiği, 16.07.2009 tarihli sözleşmenin 25.02.2014 tarihli 552 sayılı makam Olur'u ile feshedildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ... ile olan sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle ...'dan temlik alan davacının alacağını tahsil edememesi nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, ayrıca davalının ...'dan aldığı teminat mektubunu paraya çevirmesinin haksız olup olmadığı, davacının temlik alan ve teminat mektubunu tanzim eden kefil sıfatıyla zararının bulunup bulunmadığı, varsa zararın miktarı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, husumetin doğru yöneltilip yöneltilmediği konusundan kaynaklandığı, dava dışı şirket tarafından sunulan aciz bildirimi ve fesih talebine ilişkin dilekçe üzerine davalı tarafından sözleşmenin 4735 sayılı kanunun 19. ve sözleşmenin 26. maddesine göre feshedilmesinde, teminatın gelir kaydedilmesi ve hesabın genel hükümlere göre tasfiye edilmesinde kanun ve sözleşmeye aykırılık bulunmadığı, bu nedenle davacının irat kaydedilen teminat mektubu nedeniyle alacak talebinde bulunmasının yerinde görülmediği ve buna ilişkin talebin reddi gerektiği kanaatine varıldığı, her ne kadar davacı tarafça sözleşmenin haksız, muvazaalı ve alacağı kaçırma amaçlı yapıldığı iddia edilmiş ise de davalı tarafından sözleşme feshinin yüklenicinin dilekçesi üzerine yapılmış olması, davalı ...'nin sözleşmenin feshini alacak kaçırma iradesiyle yaptığı dosya kapsamındaki delillerle ispat edilemediğinden davacının bu iddiasının yerinde görülmediği, sözleşmenin 26. maddesine göre feshedilmesi halinde, hesap genel hükümlere göre tasfiye edileceğinden, sözleşmenin feshine kadar doğmuş olan alacakların yükleniciye / temlik alacaklısına ödenmesi gerektiği, talimat bilirkişisi raporunda davacı defterlerine göre temlik alacağı 24.000.000,00 TL, yapılan ödeme miktarının 5.785.998,00 TL olarak tespit edildiği, mahkemece bilirkişi kurulundan alınan 01/09/2021 tarihli raporda ise bakiye temlik alacağının 6.074.002,00 TL olarak belirlendiği, itiraz üzerine alınan 21/03/2022 tarihli raporda ise, temlik alacağının 18.214.002,00 TL belirlendiği, 06/12/2022 tarihli ek raporda, sözleşme kapsamında fesih tarihine kadar doğmuş hakediş alacağının 2.726.490,02 TL, davacı şirkete ödenen alacak miktarının 5.785.998,00 TL, ödenmeyen hakediş bedeli elektrik kesintisi ve ceza bedeli düşüldüğünde 2.452.699,03 TL olarak belirlendiği, itiraz üzerine alınan 19/06/2023 tarihli raporda …15.07.2014 tarihli ... yazısında belirtilen ceza tutarlarının nasıl oluştuğunun…belirtilmesi ve firmalara göre tasniflendirilmiş şekilde sunulması gerektiği, dava dışı ... firmasına ödenin KDV dahil 708.000 Euro tutarın konusunu oluşturan yazılım bedeli ile onarım eksikliklerine ilişkin tutarın hangi döneme ait olup olmadığı yani ... tarafından verilen hizmetten kaynaklanan bir eksiklik olup olmadığı, ayrıca ... son hakedişinde bloke edilerek düşüldüğü ve ... ödeneceği belirtilen KDV dahil 35.400 Euro ceza tutarına ilişkin herhangi bir ödeme veya fatura kaydına ilişkin bir belge sunulmadığı, bu halde sözleşmenin feshi sonrası bu onarım ve eksikliklere ilişkin ödemelerin ... hakedişinden kesilmesinin yerinde olmadığı şeklinde görüş bildirildiği, hakediş alacağı yönünden sonuç olarak, sözleşmenin feshine kadar tahakkuk eden hakediş alacağı miktarının 2.726.490,02 TL olduğu, 262.623,70 TL elektrik kesintisi ile 11.167,29 TL ... ceza bedeli kesintisinin yerinde olduğu, bu kesintilerin mahsubu sonucu ödenmesi gereken alacağın 2.452.699,03 TL olduğu, bakım ve onarım işleri için 3. kişiye yapılan ödemelerden kaynaklanan kesinti ile 158.601,12 Euro karşılığı 449.364,55 TL'lik ceza kesintisinin, bilirkişi tarafından mevcut delillere göre denetlenebilir hesap yapılamadığından ve davalı tarafça bu kesintilerin haklı olduğu ispat edilemediğinden yerinde olmadığı, davacının 16/07/2009 tarihli sözleşme ve temlikname nedeniyle talep edebileceği hakediş alacağının 2.452.699,03 TL olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 2.452.699,03 TL alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Raporlara itirazlarına dair dilekçelerinde belirtildiği üzere, davanın konusunun üç ana başlık altında toplandığını, ihalenin feshi ve işin ... Şirketine aktarılmasından önceki hak edişler bakımından; ihalenin feshine ve fesihten sonra da 7.3.2014'e kadarki süreçte ...'nın hizmetleri karşılığında hak edişi yapılan ve davacı temlik alacaklısına ödenmesi gereken tutarın toplamda 883.239,60 Euro olduğunun yeni heyet raporu ile de sabit olduğunu, ... tarafından (883.239,61+158.983,13 KDV=) 1.042.222,74 Euro fatura düzenlendiği, 2.8333 kur üzerinden bu tutarın 2.952.929,69 TL olduğu, bu tutardan 226.439,67 TL KDV tevkifatından sonra kalan hakediş alacağının 2.726.490,02 TL olduğunun tespit edildiğini, kesintiler incelendiğinde; 9.053,23 TL Turksat ceza kesintisine itiraz etmediklerini, 259.173,00 TL elektrik gideri kesintisine itiraz edildiğini ve hak edişten kesilmeyip de ihalenin feshinden 4,5 ay sonraki raporlara yansıtılmanın izah edilemeyeceğinin belirtildiğini, raporlarda da izah edilemediğini, bu kısmın neticesi olarak; ...'nın 883.239,60 Euro karşılığı 2.726.490,02 TL hak edişinden kesilebilecek tek tutarın 9.053,23 TL ... cezası olduğu; geriye kalan 880.044,31 Euro karşılığı (2.717.436,79 TL nin) davacı şirkete ödenmesi gerektiği açıkken, mahkemece 259.173,00 TL elektrik kesintisinin alacaktan tenkis edilerek kalan tutara hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu, fesihten sonra tahakkuk eden hakedişler ve kaçırılan temlik alacakları bakımından; davanın tümü ve muvazaalı-hileli işlemler bakımından önceki dilekçelerinde ayrıntılı açıklamalar yapıldığını, 5 yıl süreli sözleşmenin bitimine 6 ay kala yapılan fesihle ... Şirketine kaçırılan hakediş tutarının 3.360.000 € olduğunu, ödenmeyen 18.214.002,00 TL temlik alacağından mahkemece hükmedilen 2.452.699,03 TL'den geriye kalan 15.761.303 TL'nin de tazminine karar verilmesi gerekirken, bu hususun bilirkişi raporları ve mahkemece irdelenmediğini, gerekli ve yeterli gerekçe kurulmadan ret kararı verildiğini, ihalenin ...-...-... Şirketleri arasında hukuka aykırı muvazaalı ve hileli işlemlerle fesih edilerek temlik alacaklarının kaçırıldığının ortaya konulduğunu, nitekim alınan tüm rapor ve verilen kararda da, 07.03.2014'e kadarki süredeki ... hak edişlerinin de aynı hilelerle ... kaçırıldığının ortaya çıktığını, bu nedenle davanın bu kısım yönünden önemli ölçüde kabulüne karar verildiğini, 18.214.002,00 TL temlik alacağından mahkemece hükmedilen 2.452.699,03 TL'den geriye kalan 15.761.303 TL'nin de tahsiline karar verilmesi gerekirken, dosya içeriğine uymayan ve son derece yetersiz gerekçelerle reddedilmiş olmasının hatalı olduğunu, teminat mektubu tutarı bakımından; dava ve diğer dilekçelerinde fesih ve ihale aktarımındaki muvazaa, usulsüzlük ve hukuksuzluklar nedeni ile 14.07.2009 tarih ve 3.986.544,90 Euro tutarlı teminat mektubunun, güncel kur üzerinden ... Holding A.Ş.'nin kefaleti tahtında TL'ye çevrilerek 12.100.359,73 TL olarak ...'nin mülkiyetine aktarıldığı; bu tutarın davacı şirket tarafından bankaya ödendiği, banka tarafından da ...'ye ödendiği, bu tutarın tümüyle tazmini gerektiğinin vurgulandığını, ayrıca bir an için fesih haklı olsaydı 4735 sayılı Kanunun 22.maddesi gereğince teminatın yapılmayan iş miktarına isabet eden oranda yükleniciden tahsil edileceğini, daha fazla kesintinin mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale olacağını, dolayısıyla 5 yıl süreli ve 66.000.000 €'yu aşan ihale için alınan 3.986.544,90 € teminat bakımından 4,5 yıla yakın zamanının geçtiği ve ifa edilmeyen kısmın 3.360.000 € olduğu ve buna göre de en çok 201.600,00 Euro kadar tutar bakımından işlem yapılabileceğinin belirtildiğini, ancak bilirkişilerin bu hesaplamaları yapmadığını, mahkemece de yapılmasının istenmediğini, 3.986.544,90 Euro mektup karşılığında 12.100.359,73 TL tahsil edildiğinden 3.0353 kura denk geldiğini, şu halde ifa edilmeyen kısma isabet eden 201.599,95 Euro tenkis edildiğinde geriye 3.784.944,95 Euro kaldığını, 3.0353 kur karşılığı alınması gereken 611.856,00 TL iken; 11.488.503,00 TL kadar fazla alındığını, kurumun hiçbir zararının olmadığının da sabit olduğunu, bu kısmın neticesi olarak, feshin muvazaalı olması sebebiyle 3.986.544,90 Euro karşılığında ödenen 12.100.359,73 TL'nin tamamının tazmini, fesih haklı olsaydı bile en çok 201.599,95 Euro kısmının paraya çevrilmesi gerekirken 11.488.503,00 TL kadar fazla kısmın tazmin ve tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiç bir gerekçe kurulmadığını ve talebin reddedildiğini, kararın bu yönden de kaldırılması gerektiğini, enflasyon ve kur artışı ile hükmedilen faiz bakımından; sözleşmenin Euro cinsinden yapıldığını ve ödeme tarihindeki kur üzerinden TL olarak yapılmasının kararlaştırıldığını, teminat mektubunun da Euro cinsinden olduğunu, özellikle 21.12.2022 tarihli dilekçelerinde 2014 yılı başlarında ödenmesi gereken ... hak edişleri, paraya çevrilen teminat mektubu ve kaçırılan alacak tutarı dikkate alındığında, Euro kuru- enflasyonun 2017'den itibaren faiz oranının üstünde seyretmeye başlaması, özellikle de 2020 sonlarından itibaren çok yüksek seyretmesine karşın, avans faizinin çok düşük tutulması sebebiyle paranın reel değerindeki çok yüksek kaybın telafi edilmeyen kısmının çok yüksek olduğu belirtilerek, mahkemece AYM kararlarının esas alınması ve enflasyon oranından az olmamak üzere dönemler halinde kademeli avans faizi uygulanmasının istendiğini, AYM kararlarında, faizin tanımı ve mülkiyet hakkı ile ilişkisine dair değerlendirmeler yapıldığını, dava tarihinden (2018 başından) Ekim 2023 sonlarına kadar ki sürede işleyen avans faizi toplamının ise sadece 2.342.000,00 TL kadar olup toplam 4.794.000,00 TL kadar olduğunu, Euro kuru bakımından aradaki farkın 5 kattan fazla olduğunu, AYM kararlarının karar ile hüküm altına alınan yargılama giderlerinin tahsiline kadar geçecek süre için de geçerli olduğunu, mahkemece, AYM kararları esas alınarak ticari avans faizi değil enflasyon oranından az olmamak üzere dönemler halinde kademeli faiz oranlarının uygulanması ve ayrıca Euro bazında da alacağın reel değerinin korunmasının Anayasa'nın 2, 35, 46 ve 90/son hükmünün gereği olduğunu, AYM ve AYM kararlarında, ihlalin mahkeme kararından doğması; eğer yasaların-Anayasanın yetersiz, eksik ve AİHS ile güdülen amaca aykırı bulunmasından kaynaklanıyor ise, bu durum AİHS'in; "Adil Yargılanma Hakkına" dair 6. md, "etkili başvurma hakkı" ile ilgili 13. md, "ayrımcılık yasağını" düzenleyen 14. md, "hakların kısıtlanmasının sınırları" ile ilgili 18.md hükümlerinin ihlali olarak kabul edilmekte olduğunu, adil yargılanma gerekçe hakkı yönünden; davada sözleşme sonuna kadar ki alacaklar ile teminat mektubu tutarı irdelenip gerekçelendirilmediğini, bilirkişilerden hesap istenmediğini, enflasyona göre faiz talepleri de dahil hiç bir gerekçe kurulmadığını, öte yandan, özellikle alınan ilk raporların tamamen taraflı hazırlandığını, yasak olan hukuki alana da girilerek hukuk dışı görüşler açıklandığını, taleplerine rağmen mahkemece hiç bir işlem yapılmadığını,bilahare alınan raporların da son derece eksik olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 05/05/2009 tarihinde yapılan ihale sonucunda toplam 66.442.415,00 Euro bedelle ....A.Ş. ile 16/07/2009 tarihinde sözleşme imzalanarak adı geçen yüklenici adına ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlük Şubesince düzenlenen 14/07/2009 tarihli 3.986.544,90 Euro'luk kesin teminat mektubu alındığını, davacının dilekçesinde bu kefalet mektubunun ... Holding A.Ş. kefaleti tahtında ...'e verildiğini ve müvekkili şirkete tevdi olunduğunu belirttiğini, bu durumun davacı ile ... A.Ş.' nin iç ilişkisi olup tamamen tarafların anlaşması ile gerçekleştiğini, davacı ... şirketinin hisselerinin büyük çoğunluğuna sahip olduğundan kendi şirketinin ihaleyi alması için yani tamamen ticari kaygıyla ... A.Ş.'ne kefil olduğunu, kamu ve işçi alacakları çıkmaması halinde adı geçen yükleniciye (temlik eden) ait doğmuş ve doğacak alacaklarının 24.000.000 TL'na kadar olan kısmının ... Holding A.Ş.'ne temlik edilmesinin 11/11/2013 tarihli makam onayı ile uygun görülmüş olup bu hususun temlik alana 15/11/2013 tarihli yazı ile yükleniciye ise aynı tarih ve 6222 sayılı yazı ile bildirildiğini, söz konusu sözleşmenin ödeme yeri ve şartları başlıklı 13. maddesi hükmüne istinaden müvekkili tarafından kabul edilen temliknameye ilişkin esas olan konunun temliknameye konu 24.000.000,00 TL'nin kamu ve işçi alacaklarından muaf olması, yani müvekkili şirketin 24.000.000,00 TL tutarındaki temliknameyi kabul etmiş olmakla birlikte hizmetin görülmesine ilişkin oluşacak kamu alacakları ile işçi alacaklarını bu miktardan muaf tuttuğunu ve bu şart ile temliknameyi kabul ettiğini, bu durumu da 15/11/2013 tarihli yazı ile davacıya bildirdiğini ve adı geçen holding tarafından her hangi bir itirazda bulunulmadığını, temliknameye konu sözleşmenin ortadan kalkması ile birlikte temlikname de hükmünü kaybetmiş olup müvekkilinin davacı ile ... A.Ş. arasında yapılan 29.03.2013 tarihli temliknameye ilişkin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, Birleşik Posta Baskı Hizmetinin 7/24 esasına göre çalışmakta olan hizmetin kesintisiz sürdürülmesinin zorunlu olan teknik bir iş olduğunu, yüklenici firmalarla sözleşmelerin bu çalışma esasları kapsamında yapıldığını, müşterilerle yapılan sözleşmelerde de, verilen hizmetin yapılmaması/ gecikmesi durumlarında müvekkili aleyhine ceza içeren maddeler bulunduğunu, fesih sonrasında hizmetin devam etmesi gerekliliği, ihale işlemlerinin uzun sürecek olması ve işin sürekliliğinin sağlanması için sözleşme eki “... AŞ. Mal ve Hizmet Alımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın Doğrudan Temin başlıklı 22 madde kapsamında .... Ltd. Şti. ile 12.03.2014 tarihinde hizmetin sadece işletilmesi işi için sözleşme imzalandığını, karara da dayanak olarak alınan bilirkişi raporu ve ek raporuna yaptıkları itirazların hem bilirkişi heyetince hem de mahkemece dikkate alınmadığını, raporda ... AŞ'nin 2.726.490,02 TL hakediş alacağından 262.623,70 TL elektrik kesintisi ve 11.167,29 TL ... ceza bedeli olmak üzere toplamda 273.790,99 TL tutarındaki kesintinin yerinde olduğunun tespit edildiğini, ancak 158.601,12 Euro (449.364,55 TL) tutarındaki ceza kesintinin ne şekilde belirlendiğine dair dosyada somut bir bilgi ve belge bulunmadığının belirtildiğini, oysa ki rapora itirazlarında da belirttikleri üzere, ... A.Ş.'nin sözleşme karşılığı üretim hizmeti verdiği kurumlardaki hizmet aksaması sebebiyle 16.07.2009 tarihli sözleşmenin eki Teknik Şartnamenin “Hizmetin Uygun Şartlarda Verilmemesi Durumu ve Uygulanacak Cezai Şartlar” başlıklı 11. maddesi kapsamında kesilmiş olup, hesaplamaların bu maddeye göre yapıldığını, teknik şartnamede yer alan maddeler gereğince hesaplama yapıldığından ve bu maddelerin açık olduğu düşünüldüğünden müvekkilince hesaplama örneği verilmediğini, toplam 158.601,12 Euro ceza gerekçesi gecikmiş üretimlere ait bilgilerin ekte sunulduğunu, dayanaksız hiçbir kesintinin söz konusu olmadığını ve kamu kurumu olan müvekkili şirkette böyle bir durumun söz konusu olamayacağını, cezaların her bir müşterinin her iş paketi için ve baskı merkezi bazında ayrı ayrı yapıldığını, ayrıca hesaplamaların nasıl yapıldığının anlaşılabilmesi için ...”e ait 30.05.2014 tarihli hakkediş raporunda işlerin teslim sürelerinin nasıl bulunduğu ve hakediş eki tablo2'de belirtilen 40.000 adetlik ve 13.664 adetlik paketlerin gecikmesi bulunarak ceza miktarının şartname maddeleri doğrultusunda hesaplandığını, ceza bedeli hesaplanırken ilgili paketin hakediş bedeli toplam hakediş ve toplam adet üzerinden oransal olarak bulunduğunu ve her paketin gecikme sürelerinin ayrı ayrı dikkate alındığını ve hakedişin Tablo 2.de tüm paketlere ayrı ayrı formüller uygulandığını, bilirkişi raporunda bloke edilen 30.000 avro bedelin ceza olduğu belirtilmişse de, söz konusu tutarın kesinlikle bir ceza bedeli olmadığını, 30.000 avronun 24.04.2014 tarihli “Durum Tespit Tutanağında”tespit edilen arızalı donanımların tamamının onarılma bedeli olup, konuyla ilgili ... Ltd. Şti ile ... A.Ş. arasında 06.03.2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, ...'in söz konusu sözleşme kapsamında ... fiyat teklifi talep ettiğini, ... 09.07.2014 tarihli yazısı ile verilen teklif ve ekinde ... A.Ş.'nin teklifi kabulü hakkındaki yazının müvekkiline iletildiğini, söz konusu teklifte 600.000 avro yazılım eksiklik ve arızaları için, 30.000 avro ise donanım eksiklik ve arıza bedeli olarak verildiğini, ... donanımlara ait arıza ve eksiklikleri İstanbul baskı merkezinde bulunan ... marka/model baskı makinası haricinde gidermiş olup, ... marka/model baskı makinasının arızası giderilinceye kadar donanımlar için teklifte verilen 30.000 avronun ödemesinin durdurulduğunu ve bloke edildiğini, ... tarafından arızası giderilemeyen donanım yerine ... marka yazıcı teklif edildiğini, 22.01.2015 tarihli değerlendirme raporu ile uygun bulunan donanımın yerinde durum tespitinin 26.01.2015 tarihinde yapıldığını, tüm donanımların arızası giderilmiş olduğundan 05.02.2015 tarihli fatura ile donanım arızaları bedelinin 30.000 avro TL'ye çevrilerek ödemesinin yapıldığını, 2009 yılında Birleşik Posta Baskı Sistemi projesi başlangıcında, 05.05.2009 tarihli ihalede sistem sıfırdan kurulduğu için ... ... A.Ş ile imzalanan 16.07.2009 tarihli “Hybrid Mail (Karma Posta) Sistemi Yazılım ve Donanım Alımı ve İşletilmesi Sözleşmesi” kapsamında sözleşme eki teknik şartnamenin 1.maddesinde ihale konusu işin tanımının yapıldığını, projeye ait yazılım, donanım ve alt yapı kurulumlarının kabulü 31.12.2009 tarihinde yapılarak, 2010 yılı itibariyle Hybrid Mail Sisteminin yazılım ve donanımlarının alınması, alt yapısının kurulması ve 5 yıl süre ile işletilmesi işinin ... A.Ş. tarafından aktif hale getirildiğini, 16.07.2009 tarihli sözleşme kapsamında ... A.Ş. tarafından tüm gerekli donanım yazılımlar alınarak sistemin sıfırdan kurulduğunu, sistemin 5 yıl süre ile işletilmesi işinin de sözleşme kapsamında olduğunu, ayrıca teknik şartnamenin “Sistemlerin Hazır Hale Getirilmesi ve ... Tarafından Kabul edilmesi” başlıklı 8. maddesinin, 8.6 ve 8.7 maddeleri kapsamında 24.04.2014 tarihli durum tespit raporunda belirtilen aksaklıkların, ... Ltd.Şti ve ... A.Ş. arasında 06.03.2014 tarihinde imzalanan bir sözleşme ve verdikleri teklif doğrultusunda giderildiğini, tüm yazılımların 16.07.2009 tarihli sözleşme eki teknik şartnamenin 8.6 maddesi gereği, alındığındaki özellikler sahip ve çalışır vaziyette müvekkiline teslim edilmesi gerektiğinden ve ... A.Ş. tarafından alınmış, kurulmuş feshe kadar da kullanılmış olduğundan, yazılım eksiklikleri ve lisansların tamamlanması için dava dışı ... firmasına yapılan ödemenin ... tarafından verilen hizmet dönemine ilişkin olduğunu, 158.601,12 Euro'luk üretimlerin gecikmesinden kaynaklı kesilen cezaya ilişkin bütün bilgi ve belgelerin tamamının örnek hesaplamalarla sunulduğunu, bilirkişi ek raporunda cezalar 15.07.2014 tarihli yazı ile ilişkilendirilmeye çalışılmış ise de söz konusu yazının cezalar ile ilişkisi olmayıp, üretimlerin daha fazla gecikmesi durumunda müvekkilini zor duruma düşüreceği ve yeni ihale dönemine kadar hizmetin doğrudan temini için olur alınması hususunda yazılmış yazı olduğunu, yazıda mevcut durumun özetlendiğini ve doğrudan alım yapılmaması durumunda üretimlerin tamamlanamayacağının belirtildiğini, raporda kesilen cezalara ilişkin yönetim kurulu kararı ile indirim yapılmış olduğu belirtilmişse de süreler hesaplanırken sistemde aynı anda birden fazla iş olması durumunda teknik şartnamenin 7.8.3.maddesi gereğince çakışmalar kadar ek süre verildiğini, yönetim kurulu kararı ile ek bir süre verilmesi ya da cezai indirim yapılmasının söz konusu olmadığını, karara esas alınana bilirkişi raporunda; "... AŞ'nin gerçekleştirmesi beklenen üretimlerin ne kadar olduğu, ne kadarın gerçekleştiği, ne kadarlık kısmın cezaya girdiğine ve geciken hizmetler için hizmet alan firmaların ne kadarlık kesinti yaptığına dair somut bilgi - belgeye rastlanmamıştır." denilmekte ise de, ceza kesilen tüm işlere ait teslim tutanakları, gecikme süreleri bu sürelerden kaynaklı ceza hesaplamalarının tek tek dosyaya eklendiğini, ayrıca ... AŞ'nin müşterileri tarafından herhangi bir cezai yaptırıma maruz kalmaması durumunda da Teknik Şartnamenin “Hizmetin Uygun Şartlarda Verilmemesi Durumu ve Uygulanacak Cezai Şartlar” 11. maddesi gereğince ceza kesme yetkisi bulunmadığını, bilirkişi raporunda 600.000+% 18 KDV=708.000 Euro yazılım bedeli ile onarım eksikliklerine ilişkin tutara ait eksikliklerin hangi döneme ait olup olmadığı tespit edilemediği belirtilmiş ise de, ... AŞ bu ihaleyi mal ve hizmet alımı şeklinde almış olup. fesih durumunun oluştuğu güne kadar tüm sistemlerin ... tarafından işletildiğini, ... AŞ personelinin dahi erişim izni olmadığını, buradaki tüm eksiklerin, sistemlere erişim yetkisine tek başına sahip olan ... AŞ tarafından kaynaklı ve işletmeyi yaptığı döneme ait olduğunun net bir şekilde görüldüğünü, dosyada alınan bilirkişi raporlarında eksiklikler bulunduğunu, yaptıkları itirazların bilirkişi heyetince yeterince algılanamadığını ve hatalı hesaplama yapıldığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemesince, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 167.543,87 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL ve 41.616,16 TL olmak üzere toplam 41.886,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 125.657,86 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 26.03.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır