11. Hukuk Dairesi 2009/11485 E. , 2011/4033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.05.2009 tarih ve 2005/984-2009/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar
**11. Hukuk Dairesi 2009/11485 E. , 2011/4033 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.05.2009 tarih ve 2005/984-2009/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin ve şirket yetkilisi olan ...’un davalı banka nezdinde bulunan hesaplarından müvekkillerinin bilgisi ve talimatı olmadan 27.04.2005 tarihinde internet yoluyla müvekkili şirketin döviz ve TL hesaplarındaki 15.268,64 Euro, 6.640,00 USD,27.180 Japon Yeni ve 2.216,93 YTL’nin ve müvekkili ...’un hesabında bulunan 599,77 YTL’nin tanımadığı davalı Ömür Otomotiv Ltd.Şti’nin Koçbank Davutpaşa Şubesi’ndeki hesabına aktarılıp şirket yetkilisi ... tarafından çekildiğini, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, 2500. USD ve 2.216,93 YTL’nin müvekkili şirkete ödenmesini, 599,77 YTL’nin Nadir’e ödenmesini talep etmiş, ıslahla taleplerini arttırarak 15.268,64 Euro, 6.640,00 USD,27.180 Japon Yeni ve 2.216,93 YTL’nin davacı şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, şifrenin özenle saklanması yükümlülüğünün davacıda olduğunu, bu nedenle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklanan bir zarar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Ömür Otomotiv. Ltd.Şti. davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almayarak müşterilerine zarara uğranılmaya müsait bir sistem kullandırdığı, davalı bankanın kullandığı ve müşterilerine kullandırdığı güvenlik yönteminin çalınmış bilgilerin kullanılmasını engelleyemediği, davalı bankanın davacının zararından sorumlu olduğu, davacıların ise internet bankacılığı işlemlerinde kullandıkları şifre gibi kişisel bilgilerini gerektiği gibi koruyamamaları, gerçekleşen zararda BK’nun 44 maddesi kapsamında müterafik kusurları nedeniyle olayın özellikleri nazara alınarak 1/3 oranda indirim yapılması gerektiği, diğer davalı Ömür Oto.San.Tic. Ltd. Şti. yönünden ise feragat edildiği gerekçesiyle davalı Ömür Oto.San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın feragat sebebi ile reddine, davalı Yapı Kredi Bankası Maltepe Şubesi hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 10.179,09 EURO, 4.426,66USD, 18.120 Japon Yeni ve 1.477,95YTL ile 399,84YTL’nin faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, 399,84YTL’nin davacılardan ...’a, diğer alacak kalemlerinin davacı şirkete ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir 2- HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2009 yılı itibariyle 1.400,00 YTL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 06.05.2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Somut uyuşmalıkta davacı ... şahsi hesabından çekilen 599,77 YTL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Harçlandırmaya esas alınan meblağ anılan davacı yönünden 599,77 YTL’dir. Mahkemece, 06.05.2009 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 399,84 YTL’nin davacı ...’a ödenmesine karar verilmiş olup davacı Nadir vekilince karara yönelik olarak yapılan temyiz isteminin reddedilen alacağın yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca temyiz sınırının altında kalması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 3- Davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dava, davalı banka nezdinde açılmış davacı şirkete ait hesaplarda bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davaya konu havale işleminin davacıya ait kişisel bilgilerin üçüncü şahıslar tarafından temin edilerek banka hesabına girilmesi sonucu gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varılarak, davacının müterafik kusuru nazara alınıp 1/3 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Somut olayda, davacı şirketin davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacı şirketin hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın tamamen sorumlu tutulması gerekirken, davacının bankanın sunduğu güvenlik önlemlerinden yaralanmamasından dolayı kusurlu olduğundan bahisle yazılı şekilde kusur paylaşımı yapılarak buna göre hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı şirket yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4.madde hükmü uyarınca REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı şirket vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davacı şirket yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.988,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı şirkete iadesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.