11. Hukuk Dairesi 2016/1639 E. , 2017/771 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2015 tarih ve 2013/586-2015/348 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2016/1639 E. , 2017/771 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2015 tarih ve 2013/586-2015/348 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkile ait olan...'ta bulunan ... kapı nolu C tipi iş yerini müvekkilden devraldığını, devir tarihinde müvekkil ile davalı arasındaki oğul baba ilişkisinden ötürü bu dükkanın bedeli olarak 750.000 USD'nin 15/09/2010 tarihinde ödeneceği 01/11/1998 tarihli sözleşmede belirtildiği, davalının bedeli ödemediği gibi daha önceki bir tarihte de alacağı semeresiz bırakmak için sözleşmeye konu taşınmazı üçüncü kişilere devrettiğini, davalı aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/8279 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini, itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili devir tarihinden itibaren 10 yıldan fazla zaman geçtiğini, zaman aşımına uğradığını, belgenin müvekkili tarafından düzenlenmediğini, kesinlikle davacı ile aralarında bir bedel konuşulmadığı ve davacıya böyle bir ödeme taahhüdünde bulunulmadığını, yine alacağın vade tarihinin 12 yıl sonraya düzenlenmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, belgenin müvekkili tarafından daha önce imzalanmış ve yazı ile dolu olduğu halde bir şekilde ele geçirilip oynama yapılmak suretiyle oluşturulduğunu, müvekkilim malvarlığını oğlu davacıya devrettiğini, kendisine ait olup da devir ettiği mal varlığından sadece dava dilekçesinde bahsi geçen iş yerini geri alabildiğini, bir bedelin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddi ile müvekkili lehine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.