7. Hukuk Dairesi 2013/11754 E. , 2013/18663 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Menfi tespit YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, davalı ...'ın temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Davalı Nurettin Önal'ın temyizi yönünden; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden iti
**7. Hukuk Dairesi 2013/11754 E. , 2013/18663 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Menfi tespit YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, davalı ...'ın temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Davalı Nurettin Önal'ın temyizi yönünden; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. 6100 Sayılı HMK geçici 3. Madde 1. Fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2. Fıkrasına göre; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmiş, ancak harç yatırılmamış ise, harç ve temyiz giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa HUMK.’nun 434/3. Maddesi gereği 7 günlük kesin süre verilmesi gerekir. 8 günlük süre içinde temyiz edilmeyen(HUMK.432/4), temyiz defterine kaydı yapılmayan(HUMK. 434/2) veya verilen kesin süre içinde temyiz harç ve gideri yatırılmayan(HUMK. 434/3) kararlar kesinleşmiş olur. Karar davalı ...’a 14.02.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davalının temyiz talebinin 8 günlük temyiz süresinin son günü olan 22.02.2013 tarihi geçtikten sonra 25.02.2013 tarihinde yapıldığı temyiz defterine kayıt ve harç makbuzlarından anlaşıldığından, davalı ...’ın temyiz talebinin HUMK. nun 432/4. maddesi gereğince süre aşımı nedeniyle REDDİNE, karar verilmelidir. 2- Davalı ...'ın temyizine gelince; Davacı vekili, müvekkilinin 01/12/2007 vade tarihli 5.500,00 TL bedelli bonoyu davalılardan Nureddin'in ortağı olduğu ... Ecza Deposu Tic.Ltd.Şti'ne işe girerken teminat amaçlı verdiğini, bononun yanlızca düzenleme tarihi, imza ve ödeyecek hanesindeki isim kısmının müvekkilince yazıldığını, geriye kalan kısımlarının boş bırakıldığını, bononun düzenlenme tarihinin işe giriş tarihi olan 2004 yılı olarak yazılmış olmasına rağmen üzerinde tahrifat yapılarak 15/10/2006 olarak değiştirilip boş kısımlarının da doldurularak davalılardan ...' ye ciro edilip Samsun 1.İcra Müdürlüğünün 2010/6687 Esas sayılı dosyasıyla icraya konulduğunu beyanla takibe konu bonoya ilişkin müvekkilinin borcu bulunmadığının tespitine, alacağın %40' ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir iş akdinin söz konusu olmadığını, bononun kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren bir belge olması ve müvekkilinin senedin son hamili ve alacaklısı olması nedenleriyle davanın yazılı delille ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Nurettin Önal davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davacı işçinin işini kaybetme korkusu ile müzayakaya düşerek senedi imzalamak zorunda kaldığı, bu nedenle de Borçlar Kanunu'nun 29. (6098 sayılı ...37) maddesi gereğince ikrahın söz konusu olduğu, davacının senette yer alan taahhüdünün davacı yönünden hükümsüz olup, davacının senetten doğan sorumluluğunun sözkonusu olmadığı, bu mutlak definin senette imzası bulunan işveren de dahil herkese ve diğer davalıya karşı ileri sürebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İşçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir. Somut olayda; davacı işçi, işe girerken teminat amaçlı verdiği senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açmıştır. Bu davanın, iş mahkemesinde görülebilmesi için işçi-işveren veya işçi-işveren vekili arasındaki bir uyuşmazlıktan kaynaklanması gerekmektedir. Davacı ... Ecza Deposu Tic. Ltd. Şti.'nde işçi olarak çalıştığını, Nurettin Önal'ın da bu şirketin ortağı olduğunu bildirmiştir. Gerçekten de, davalı Nurettin şirketin ortağı olup, hizmet ilişkisinin kanıtlanması halinde işveren vekili konumunda olacak ve bu dava iş mahkemesinde görülebilecektir. Davalı tanıkları, davacının bu işyerinde çalışmadığını, davacı tanığı ... ise, kendisinin ... Ecza Deposu Ticaret Limited Şirketi'nde 2001-2005 yılları arasında satın alma yöneticisi olarak görev yaptığını, davacının şirket ile 2005 yılı sonlarında görüştüğünü ancak bu şirketin Tokat bölge elemanı olarak işe başlayıp başlamadığını tam olarak bilmediğini beyan etmiştir. Davacının, SGK ile ... Ecza Deposu Tic. Ltd. Şti. aleyhine Samsun 2. İş Mahkemesi'nin 2010/1264 Esas numarasıyla 29.12.2010 tarihinde hizmet tespiti ve alacak davası açtığı, yargılama sonucunda mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ancak 21. Hukuk Dairesi'nce her iki davanın tefrik edilerek görülmesi gerekçesiyle kararın usulen bozulduğu, davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ile dava dışı şirket arasında hizmet akdinin bulunup bulunmadığı, davalı Nurettin'in işveren vekili olup olmadığı hizmet tespiti davası sonucunda verilecek karara bağlıdır. Mahkemece, hizmet tespit davasının sonucu beklenerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Nurettin Önal'ın temyiz dilekçesinin reddine, kararın yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.