19. Hukuk Dairesi 2013/11768 E. , 2013/16325 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili; davalı tarafından üretilen temizlik malzemelerinin müvekkil tarafından bazı illerde pazarlanması konusunda taraflar arasında anlaş…
**19. Hukuk Dairesi 2013/11768 E. , 2013/16325 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili; davalı tarafından üretilen temizlik malzemelerinin müvekkil tarafından bazı illerde pazarlanması konusunda taraflar arasında anlaşma yapıldığını, ticari ilişki çerçevesinde ilk olarak tarafların 05/11/2007 tarihinde bir araya geldiklerini ve müvekkilinin davalıdan 150.000,00 TL alacaklı olduğuna ilişkin sözleşme imzaladıklarını, ancak son dönemlerde davalının iktisadi yapısının bozulmaya başlaması nedeniyle taahhüt ettiği malları teslim edememeye ve borçlarını ödememeye başladığını, son olarak taraflar arasında 29/12/2008 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalıdan 769.292,88 TL alacağı bulunduğu, bu borcun en geç 30/03/2009 tarihine kadar mal gönderilmesi veya fiyat farkı faturası kesilmek suretiyle ödenmesi konusunda mutabık kalındığını, ancak davalının bu sözleşmeye uymadığını ve iflasın ertelenmesi kararı aldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; taraflar arasında yıllardır süregelen ticari alışveriş olduğunu, en son 2008 yılında mal siparişi veren davacının çekler verdiğini, ancak verilen çeklerin karşılıksız çıkması ve teslim edilen malların bedelinin ödenmemesi üzerine mal sevkiyatının durdurulduğunu,müvekkil şirketin davacıya borcu olmadığı gibi davacıdan alacaklı olduğunu, ayrıca 05/11/2007 ve 29/12/2008 tarihli protokolleri imzalanmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre; davacı ve davalı defter kayıtlarının birbiriyle örtüşmediği, ancak dava konusunun cari hesap alacağına ilişkin olmadığı, davacının taraflar arasında düzenlenen 05/11/2007 tarihli ve 29/12/2008 tarihli sözleşmelerden kaynaklanan bütçe (hizmet bedeli) alacağını talep ettiği, dolayısıyla davacının dayandığı talep ve belge ile sınırlı inceleme yapılması gerektiği, davalı tarafça bu belgelere itiraz edildiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre 05/11/2007 tarihli sözleşmedeki imzanın ...'a ait olduğu, ... adına atılan imzanın ise bu kişinin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, 29/12/2008 tarihli sözleşmedeki imzaların ise kalemle atılmış ıslak imza olmayıp kaşe ile basılmış imza olduğu, dolayısıyla imzaların aidiyeti konusunda bir tespit yapılamadığı, protokolde imzası bulunan ...'ın satış personeli olduğu, üst düzey yönetici olmadığı ve davalı şirketi temsil yetkisine sahip bir çalışan olmadığı, bu nedenle davaya dayanak yapılan 05/11/2007 tarihli protokolün davalı şirketin yetkili temsilcilerince imzalanmamış olması nedeniyle geçerliliğinin bulunmadığı, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı ve yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında bayiilik ilişkisinden kaynaklanan ticari faaliyet bulunduğunu ve bu faaliyet nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Başka bir anlatımla davasını sadece protokollere dayandırmamış, protokolleri delil olarak göstermiştir. Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde iddia ve savunma gözetilerek deliller toplanıp hep birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.