T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1255 Esas KARAR NO : 2025/1481 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/05/2021 NUMARASI : 2019/187 Esas - 2021/287 Karar DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Dairemizden verilen 25/04/2024 tarih ve 2021/2275 Esas - 2024/706 Karar sayılı kararı Yargıta…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1255 Esas KARAR NO : 2025/1481 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/05/2021 NUMARASI : 2019/187 Esas - 2021/287 Karar DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Dairemizden verilen 25/04/2024 tarih ve 2021/2275 Esas - 2024/706 Karar sayılı kararı Yargıtay. 11. Hukuk Dairesi'nin 12/05/2025 tarih ve 2024/4595 Esas - 2025/3283 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla; dosya incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,dava dışı ...Petrol San. Tic. ve Dağ. Ltd. Şti.'nin davalıdan yapacağı ürün alımlarından doğacak borçları için müvekkili tarafından davalıya iki adet kefaletname ve bu kefaletnameler kapsamında da toplamda 500.000,00-TL tutarında iki adet teminat mektubu verildiğini, kefaletin teminatı olarak davalıya verilen teminat mektuplarının ne dava dışı ...Petrol şirketine, ne de müvekkiline ihtar edilmeden ve yasal şartların hiçbirine uyulmadan davalı tarafından nakde çevrildiğini, davalı tarafından alınan kefaletnamelerin Borçlar Kanununun 583. maddesine aykırı olduğunu, söz konusu kefaletnamelerde tarih, kefalet miktarı ve kefaletin niteliği konusunda müvekkilinin herhangi bir el yazısının bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı ...Petrol şirketine herhangi bir borcunun kalmadığını, bu nedenle 22/12/2014 tarihinde davalıya gönderilen yazı ile verilen teminat mektuplarının iadesinin istendiğini, bu talebin 25/12/2014 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, ancak davalının herhangi bir cevap vermediğini ve 13/01/2015 tarihinde teminat mektuplarını nakde çevirerek tahsil ettiğini belirterek davalı tarafından paraya çevrilen teminat mektuplarının şimdilik 10.000,00-TL'sinin faizi ile istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştirDavalı vekili cevap dilekçesi ile, dava dışı ...Petrol ile müvekkili arasındaki ticari ilişki kapsamında iş bu şirketin ödemelerinde aksamalar meydana geldiğini ve gecikmeler yaşandığını, bu nedenle Eylül 2014 tarihinden itibaren dava dışı bu şirketin teminat mektubu ile çalışma oranının düşürüldüğünü, Adana 11. İcra Müdürlüğünün 11/12/2014 tarih ve ... esas sayılı haciz ihbarnamesinin 16/12/2014 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, bu ihbarname ile dava dışı ...Petrol şirketinin vadesi geçen borç bakiyesini ödeyemeyeceğinin anlaşıldığını, bu nedenle davacı tarafından verilen toplamda 500.000,00-TL tutarındaki teminat mektuplarının nakde tahvil edilmek üzere ilgili bankalara ibraz edildiğini, davacının 400.000,00-TL limitli müteselsil kefaletnamenin şekli şartlarla geçersizliğini ileri sürdüğünü, ancak davacı tarafından düzenlenen 13/02/2012 tarihli kefaletnamenin 818 sayılı Borçlar Kanununun emredici hükümlerine uygun olduğunu, davacı tarafından borçlu şirkete ve kendilerine bildirim yapılmadan teminat mektuplarının nakde çevrildiğinin ifade edildiğini, ancak dava dışı ...Petrol şirketi tarafından tedarik edilen ürünlerin ödeme vade tarihlerinin belirli olduğunu ve bu nedenle temerrüt oluşumunda ihtara gerek kalmadığını belirterek davanın reddini ve davanın ...şirketine ihbarını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/05/2021 tarih ve 2019/187 Esas - 2021/287 Karar sayılı kararında; "Dava, teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrildiği iddiasıyla açılan istirdat davasıdır.Mahkememizce 06/06/2017 tarihinde davanın reddine karar verilmiş, karar için istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin ...-2019/470 esas ve karar sayılı ilamı ile; "...Dosyanın incelenmesinde, haksız olarak nakde çevrildiği ileri sürülen ve davacı tarafından davalıya verilen Türkiye İş Bankası İzmit şubesinden verilme 14/02/2012 tarihli 005850/164800 nolu 100.000 TL bedelli teminat mektubu örneğinden teminat mektubunun 14/02/2012 tarihinde 31/12/2012 tarihine kadar geçerli olmak üzere düzenlendiği görülmüş, taraflar ise beyanlarında teminat mektublarının davalı tarafından 13/01/2015 ve 14/01/2015 tarihlerinde nakde çevrildiğini belirtilmiş, bilirkişi raporları da buna göre düzenlenmiştir. Dosya içinde ilgili bankalara yazılmış bir yazıya rastlanılmamış, tarafların kabulünde teminat mektuplarının nakde çevrildiği belirtilmiş ise de, nakde çevrilen teminat mektuplarının hangisi olduğu, Türkiye İş Bankası İzmit şubesinden verilme 14/02/2012 tarihli 005850/164800 nolu 100.000 TL bedelli 31/12/2012 tarihine kadar geçerli olarak düzenlenen teminat mektubunun süresinin uzatılıp uzatılmadığı, nakde çevrilen teminat mektubunun bu olup olmadığı anlaşılamamıştır. Ayrıca dosya içerisinde söz konusu bu teminat mektubunun verilmesinin dayanağı olan ve davacı tarafça şekil şartları nedeniyle geçersiz olduğu ileri sürülen 13/02/2012 tarihli kefalet sözleşmesine de rastlanılmamıştır.Yine davacı tarafça ... Trabzon şubesinden verilme 11/07/2014 tarih 00610-GT-00000 127 524 sayılı 400.000 TL bedelli teminat mektubunun davalı tarafından nakde çevrildiği belirtilmiş ise de, davalı teminat mektubu bedelinin davacı tarafından banka aracılığı ile nakit ödenmesi nedeniyle teminat mektubunun nakde çevrilmeden ilgili bankaya geri verildiğini belirtmiştir. Bu konuda da ilgili bankadan araştırma yapılmamıştır. İlgili bankadan söz konusu teminat mektubunun nakde çevrilip çevrilmediği, davacının teminat mektubu bedelini nakden davalıya ödeyip ödemediği araştırılmamıştır.Mahkemece davaya konu teminat mektupları ile dayanağı kefalet sözleşmeleri getirtilerek ve ilgili bankalardan söz konusu teminat mektuplarının davalı tarafça nakde çevrilip çevrilmediği araştırılarak, nakde çevrilen teminat mektuplarının dava dilekçesinde bahsedilen teminat mektupları olup olmadığı tespit edilerek, davacının iddiaları ve davalı savunmaları değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davaya konu teminat mektupları ve kefalet sözleşmeleri getirtilmeden ve dosyada bulunan 100.000 TL bedelli teminat mektubunun geçerlilik süresinin dolmuş olduğu gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-6. maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır..." gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. BAM kararı doğrultusunda ... Trabzon Şubesinden 11/07/2014 tarih, 00610-GT-00000 124 524 sayılı 400.000,00-TL bedelli mektubun ve Türkiye İş Bankası İzmit Şubesinden 005850/164800 numaralı, 100.000,00 TL bedelli ve 14/02/2012 tarihli teminat mektuplarının nakde çevrilip çevrilmediği, teminat mektuplarının sürelerinin uzatılıp uzatılmadığı, davacının teminat mektubu bedelini nakden davalıya ödeyip ödemediği hususları bankalardan sorulmuştur.Yapılan yargılama, toplanan deliller, BAM kaldırma kararı, bankalardan gelen yanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; dava teminat mektuplarının haksız nakde çevrildiğinden bahisle açılan istirdat davasıdır. BAM kaldırma kararı doğrultusunda davaya konu olan davacı tarafça ... ... Trabzon Şubesinden verilen 11/07/2014 tarih 400.000,00 TL bedelli teminat mektubu ile Türkiye İş Bankasından verilen 14/02/2012 tarihinde düzenlenen 100.000,00 TL bedelli teminat mektupları ile dayanağı kefalet sözleşmeleri ilgili bankalardan getirtilmiş, Türkiye İş Bankasının 100.000 TL bedelli 14/02/2012 tarihinde düzenlenen teminat mektubunun 13/01/2015 tarihine tazmin olmuş, 14/01/2015 tarihinde şubece tazmin tahsili yapıldığı, teminat mektubunun 31/12/2013 tarihinde, daha sonra da 30/12/2013 tarihinde, 30/06/2014 tarihine kadar uzatılmış olduğu, 23/06/2014 tarihinde de 20/06/2015 tarihine kadar vade uzatım yazısı verildiği, ... ... Trabzon şubesinden gelen müzekkere cevabına göre ise 400.000 TL bedelli teminat mektubunun iade statüsünde olması sebebiyle nakde çevrilmediği ve buna buna bağlı olarak da herhangi bir belge de olmadığı görülmüştür. Davalı tarafça mahkemeye kefalet sözleşmeleri ibraz edilmiş, buna göre dava dışı ... ...San Tic Dağıtım Tic Ltd Şti nin Tüpraşa 9 adet teminat mektubu verdiği, 400.000,00-TL bedelli teminat mektubu dışIndakilerin nakde dönüştürüldüğü, .....banka ait olan mektubun nakde dönüştürülmediği, nakde çevrim sonrası 8 adet dava konusu ki dava konusu teminat mektubu da bunların içinde olup nakde çevrim sonrası hesaba kaydediliği ve 89/1 maddesi kapsamında haczedilip ödendiği görülmüştür. Yargıtayın emsal kararlarında da görüldüğü üzere teminat mektubu ile üçüncü kişi lehine doğmuş ve doğacak olan bir hak bulunmadığından üçüncü kişinin borcu nedeniyle teminat mektubu hangi iş için verilmişse o iş için teminatını teşkil edip o nedenle haczedilebilir. Somut uyuşmazlıkta, Davacı Karadeniz...Hizmet Nakliye İnşaat Hafriyat Turizm Limited Şirketi, dava dışı ... Akaryakıt ile ... ile olan ilişkisinde kefil olarak kefalet sözleşmesinde imzaların bulunduğu ve buna istinaden de teminat mektuplarının verildiği, Karadeniz...Hizmetleri Limited şirketinin düzenlenen kefaletname ile alacaklı ...'ın asıl alacaklı ...'e başvurmadan önce, Karadeniz...hizmetleri limited şirketine başvurabileceği ve böyle bir taahhüdü yerine getireceklerini beyan etmişlerdir. Bu ibraz edilen kefaletnameye göre TBK 586 maddesine göre kefil sıfatı bulunan davacının dava dışı ...'ün borçlarından sorumlu olacağından teminat mektuplarının istirdatına ilişkin şartlar oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, "1-Davanın reddine," karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkemece teminat mektubu ile 3. kişi lehine doğmuş ve doğacak olan bir hak bulunmadığından 3. kişinin borcu nedeniyle teminat mektubu hangi iş için verilmişse o iş için teminatın teşkil edip o nedenle haczedilebileceği belirtilmiş ise de; teminat mektubunun kalan bakiyesinin haczedilemeyeceği Yargıtay içtihatları ile de sabit olmasına rağmen yerel mahkemenin aksi yöndeki kararının taraflarınca anlaşılmış olmadığını, Yerel Mahkemenin 06.06.2017 tarihli kararında dayanak yaptığı raporda; teminat mektuplarının nakde çevrilmesi suretiyle dava dışı... firmasının davalıdan 299.282,74 TL alacaklı hale geçtiği, davalının uhdesinde kalan bu tutarı iade etmeyerek haciz ihbarnamesine istinaden Adana 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına 15/01/2015 tarihinde ödeme yaptığını belirtmesine rağmen kalan bakiyenin haciz ihbarnamesine istinaden neden ödendiğine dair hiçbir hukuki gerekçe ileri sürülmediğini, Yüksek Mahkemenin de malumu olduğu üzere Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin kararlılık gösteren içtihatlarından da açıkça görüleceği üzere; teminat olarak verilen borcun tahsilinden sonra kalan bakiyenin bir başka dosya borcundan dolayı haczedilemeyeceğini, (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 05.07.2002 Tarih, 2002/13462 E., 2002/14707 K. Sayılı Kararı); teminat mektubunun veya paraya çevrildikten sonra artan paranın bir başka işten dolayı haczedilemeyeceği çok açık olmasına rağmen davalının müvekkilinin teminat mektubunun nakte çevrilmesinden arta kalan tutarı İcra Müdürlüğünden gelen 89/1 haciz ihbarnamesi için göndermesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu; Mahkemenin de malumu olduğu üzere; teminat mektubu ve nakte çevrilmesinden sonra artan bedeller hisse senedi veya tahvil gibi kıymetli evrak niteliğinde olmadığından haczi veya başka dosyaya gönderilmesinin asla mümkün olmadığını ancak yerel mahkeme aksine bu esaslı hususu da göz ardı ederek davalı tarafın yaptığı işlemi, teminat mektuplarının nakde çevrildikten sonra kalan tutarın icra dosyasına gönderilmesini, taraflarınca anlaşılamayan şekilde hukuka uygun bulduğunu, müvekkili tarafından kefaletnameye dayalı olarak verilen teminat mektubunun...t firmasının davalıdan temin ettiği akaryakıt alımından kaynaklı borçlarına ilişkin olup; 89/1 haciz ihbarnamesinde alacaklı olan TEB A.Ş’ye müvekkilin bir borcu bulunmadığından bu dosyaya mektuptan artan paranın gönderilmesinin hukuken mümkün olmadığını; yerel mahkeme tarafından bu açık hukuk kuralının atlandığını, görmezden gelindiğini, dava dışı... firmasının teminat mektupları nakde çevrildikten sonra davalının alacağından fazla bakiye artan para bulunduğu Yerel Mahkeme tarafından da kabul edilmesine rağmen, 89/1 haciz ihbarnamesi gerekçe gösterilerek başka bir icra dosyasına para gönderilmesinin açıkça hukuka aykırı olup davalının bu hukuka aykırı eylemi sebebiyle de zararlarını tazminle mükellef olduğunu; aksi yöndeki Yerel Mahkeme kararının apaçık hukuka aykırı olduğunu, Kefaletnamenin şekli yönden geçersiz olduğu aşikar olmasına rağmen bu esaslı unsurun dahi yerel mahkeme tarafından irdelenmediğini, kefaletnamenin şekli olarak Borçlar Kanunu’nun amir hükümlerine aykırılık gösterdiğinin aşikar olduğunu, nitekim yerel mahkemenin dayanak yaptığı raporda da kefil olunan azami tutarın, kefalet tarihinin ve kefaletin müteselsil kefalet olduğu müvekkilin kendi el yazısı ile yazılmadığından kefaletnamenin geçersiz olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen anlaşılmaz şekilde müvekkilin hakkın kullanılmasını suiistimal edildiği ve davranış yasağı kuralının ihlali olarak değerlendirileceği bu nedenle kefaletnamelerin şekle aykırılığından geçersiz sayılacağı iddiasının dinlenemeyeceğine karar verildiğini, davaya konu kefaletnamenin, davalı tarafça ve dava dışı... tarafından müvekkilinden talep edildiğini, davalı tarafça tanzim edilen belgenin müvekkilden imza etmesi istendiğini ve müvekkilinin de talep edileni yerine getirdiğini; bunun aksine dosyada hiçbir delil bulunmadığını, gerek Borçlar Kanunu amir hükümleri gerekse Yargıtay İçtihatları doğrultusunda; müvekkilinin el yazısı, davalı tarafça tanzim edilen, kefaletnamede bulunmadığından müteselsil kefaletin açıkça geçersiz olup bu durumun aksinin hiçbir surette somut olarak hukuka uygun şekilde tespit edilemediğini; davalı tarafın, kefaletnamedeki şekil eksikliğinin müvekkilce kasten üretildiğine dair bir savunması ve bu iddiayı ispat eder bir delili dahi bulunmazken mahkemenin dayanak raporundaki bilirkişilerce re’sen böyle bir def’i getirilerek şekil şartı eksikliğini bertaraf etmelerinin hukuken kabul edilebilir olmayıp bu durumun da Yerel Mahkeme kararının taraflı ve haksız olduğunun ispatı olduğunu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun kefaleti düzenleyen 586'ncı hükmü uyarınca "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." Buna göre esas borçlu ...'ün ifada gecikmesi ya da kendisine gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması ya da açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekmekte olduğunu; ayrıca müvekkilinin ... ile yaptığı kefalet sözleşmesinde de açıkça yazıldığı üzere, ...'ın talep ettiği parayla ilgili olarak müvekkile karşı yazılı talepte bulunması gerektiğini; sözleşmeye göre müvekkili yazılı talebe rağmen parayı ödemezse teminat mektuplarının ... tarafından nakde çevrilebileceğini, Bu hükümlere rağmen ilk derece mahkemesince kefalet sözleşmesinin yazılı taleple ilgili olan maddesinden hiç bahsedilmediğini, Borçlar Kanunu'nun 586. maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmediğini; verilen hükmün eksik incelemeye dayanarak yapıldığını; mahkeme tarafından İİK m. 89/1' e dayanarak yapılan icra takibinin hukuka uygunluğunun dahi değerlendirilmediğini, ... tarafından başlatılan icra takipleri sırasında tamamen hukuka aykırı bir şekilde teminat mektuplarının nakde çevrilmesi ve akabinde yapılan tahsilatlar sonucunda kalan bakiye miktarın...'in başka alacaklılarına ödenmesinin kabul edilemeyeceğini ancak yerel mahkeme kararında icra takipleriyle ilgili bir değerlendirme dahi yapılmadığını, sanki hukuka uygun bir işlem yapılmış gibi 89/1 hacizleri kabul edilerek hacizden elde edilen miktar yalnızca ...'a ödenmiş gibi hüküm kurulduğunu, Yerel mahkeme kararında müvekkili ile ... arasında yapılan kefalet sözleşmesinde "...'ın ...'e başvurmadan önce ... petrol hizmetleri ltd. şti.'ye başvurabileceği ve böyle bir taahhüdü yerine getireceklerini beyan etmişlerdir." denildiğini ancak ilk derece mahkemesince kararın sözleşme tam olarak incelenmeden, sözleşme bütün olarak değerlendirilmeden verildiğinin aşikar olduğunu, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/187 E., 2021/287 K. Sayılı kararında "Somut uyuşmazlıkta, Davacı Karadeniz...Hizmet Nakliye İnşaat Hafriyat Turizm Limited Şirketi, dava dışı ... Akaryakıt ile ... ile olan ilişkisinde kefil olarak kefalet sözleşmesinde imzaların bulunduğu ve buna istinaden de teminat mektuplarının verildiği, Karadeniz...Hizmetleri Limited şirketinin düzenlenen kefaletname ile alacaklı ...'ın asıl alacaklı ...'e başvurmadan önce, Karadeniz...hizmetleri limited şirketine başvurabileceği ve böyle bir taahhüdü yerine getireceklerini beyan etmişlerdir. Bu ibraz edilen kefaletnameye göre TBK 586 maddesine göre kefil sıfatı bulunan davacının dava dışı ...'ün borçlarından sorumlu olacağından teminat mektuplarının istirdatına ilişkin şartlar oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş..." şeklinde hüküm kurulduğunu ancak söz konusu kefalet sözleşmesinde bulunan ...'ın yazılı talep yükümlülüğü maddesinin göz ardı edildiği için verilen kararın eksik incelemeye dayanarak verildiğini, Müvekkili şirketin kefil olarak yer aldığı 20.08.2014 tarihli kefalet sözleşmesi taraflarınca dava dilekçesiyle birlikte ilk derece mahkemesine sunulduğunu; sözleşmede açıkça "...alacaklı...Rafinerileri A.Ş.'nin ilk yazılı talebinde bu miktar parayı hiçbir ihtara, ihbara ve borçlunun iznine ve mahkeme kararına gerek kalmaksızın ve talep tarihi ile ödeme tarihi arasında geçecek süre için kanuni faizi ile birlikte derhal peşinen ve nakden ödemeyi kabul ettiğimizi ve...Rafinerileri A.Ş.'nin ilk yazılı talebinde, talep edilen parayı ödemediğimiz takdirde vermiş olduğumuz her türlü teminatları, bu kefaletin garantisi olarak verdiğimiz teminat mektubu da dahil olmak üzere...Rafinerileri A.Ş.'nin derhal parayı çevirebileceğini, ... kabul taahhüt ve beyan edilmiştir. Sözleşmenin bu açık maddesinde de görüleceği üzere, müvekkili şirkete ... tarafından yapılacak bir yazılı talep olmadan müvekkili şirketin söz konusu parayı ödeme gibi bir yükümlülüğünün olmayacağını; yine ilk yazılı talepte müvekkili şirket tarafından söz konusu miktarda para ödenmezse, ancak bu zaman davalı ...'a garanti olarak verilen teminat mektuplarının nakde çevrilebileceğini, ilk derece mahkemesinin verdiği kararda sözleşmenin bu hükmünden bahsedilmediğini, yalnızca bir kısmının değerlendirildiğinin görüldüğünü ancak sözleşme bir bütün olarak değerlendirilmeden karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu; ilk derece mahkemesinin kararının eksik incelemeye dayandığını;İşbu nedenlerle; dava dilekçeleri ve diğer tüm dilekçelerinde detaylandırdıkları, dava dosyası kapsamında tanzim edilen 05/05/2016 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda belirtilen nedenlerle, müvekkili firmaya ait, toplamda 500.000 TL bedelli iki adet teminat mektubunun davalı tarafça nakde çevrilmesinin yersiz ve hukuka aykırı olduğu aşikar olmasına rağmen, Yerel Mahkemece aksi yönde kurulan hükmün İstinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddini dilediklerini, İleri sürerek, yukarıda verilen ve dairemizce resen gözetilecek nedenlerle; yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAİREMİZİN İLK KARARI: Dairemiz 25/04/2024 tarih ve 2021/2275 Esas - 2024/706 Karar sayılı kararı ile; "HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından, dava dışı... firmasının davalıya olan borçlarına karşılık verilerin kefaletnameler ile bu kefaletnamelerin teminatı olarak verilen teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrildiği, bakiye tutarın ise haksız olarak dava dışı... firmasının alacaklılarına İİK'nun 89/1 haciz ihbarnamelerine istinaden ödendiği iddiasına dayalı olup, toplam 500.000,00-TL tutarındaki ödemenin şimdilik 10.000,00-TL'sinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen 2015/485 esas, 2017/434 karar sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu Dairemizin ... esas, 2019/470 karar sayılı ilamı ile değerlendirilmiş, dosyada teminat mektuplarının süre uzatım ve tazmin bilgileri ile 13/12/2012 tarihli kefaletname bulunmadığı gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda eksik deliller celbedilerek davanın reddine karar verilmiş, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davalı tarafa dava dışı... firmasının davalıdan alacağı ürünler için 13/12/2012 tarihli 100.000,00-TL limtli kefaletname ve bu kefaletnameden doğan borcun teminatını teşkil etmek üzere 14/12/2012 tarihli 100.000,00-TL tutarlı teminat mektubu ile 20/06/2014 tarihli 400.000,00-TL limtli kefaletname ve bu kefaletnameden doğan borcun teminatını teşkil etmek üzere 11/07/2014 tarihli 400.000,00-TL tutarlı teminat mektubu verdiğini, davalı şirkete 22/12/2014 tarihli yazı gönderilerek; dava dışı... firmasının davalıya herhangi bir borcu kalmadığından kefaletlerin sonlandığının bildirildiğini ve teminat mektuplarının iadesinin istendiğini, yazının davalı tarafça 25/12/2014 tarihinde tebliğ alınmasına rağmen cevap verilmediğini, teminat mektuplarının 13/01/2015 tarihinde haksız olarak nakde çevrildiğini, öncelikle davalının TBK'nun 586 maddesi uyarınca önce asıl borçluya başvurmadan kefile başvurduğunu, ayrıca her iki kefaletnamenin de şekil noksanlığı nedeniyle geçersiz olduğunu, aksi kabul edilse dahi müteselsil ibaresi el yazısı ile yazılmadığından adi kefalet olarak kabul edilmeleri gerektiğini, öte yandan her iki kefaletnamede, davacıya yazılı ödeme talebinde bulunulmasına rağmen ödeme yapılmaması halinde teminat mektuplarının nakde çevrileceğinin yazılı olduğunu, davalının buna rağmen davacıya herhangi bir ödeme talebinde bulunmaksızın mektupları kefalete aykırı şekilde nakde çevirdiğini, davalının mektupları nakde çevirdikten ve alacağını tahsil ettikten sonra kalan tutarı davacıya iade etmesi gerekirken, haksız olarak dava dışı... firmasının takip alacaklılarına İİK'nun 89/1 haciz ihbarnamesi kapsamında ödediğini, oysa mektupların yalnızca davacının kefaletten doğan borcunu teminat altına aldığını ileri sürmüştür. Davalı yan; dava dışı... firmasının 2014 yılı Eylül ayı içerisinde vade geçmiş borcunun toplam borcuna oranının %49,2'yi bulduğunu, ayrıca bu firmanın alacaklıları tarafından icra dosyalarından 89/1 haciz ihbarnamelerinin tebliğ alınması üzerine, dava dışı firmanın ödeme güçlüğü içerisinde olduğunun anlaşıldığını, vadesi gelen borçlar ile ilgili ayrıca süre verilmesine gerek bulunmadığını, bu nedenle garanti sözleşmesi mahiyetindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmek üzere bankaya ibraz edildiklerini, davacının 400.000,00-TL'yi kefaletnamesine istinaden davalıya ödemesi üzerine, 11/07/2014 tarihli teminat mektubunun nakde çevrilmediğini ve bankaya iade edildiğini, 14/12/2012 tarihli 100.000,00-TL tutarlı teminat mektubunun ise nakde çevrildiğini, dava dışı firma tarafından verilmiş başkaca teminat mektuplarının nakde çevrilmesi akabinde dava dışı şirketin dava dışı şirket nezdinde alacaklı konuma geçtiğini, bu alacağın da dava dışı şirketin alacaklılarına tebliğ alınan 89/1 haciz ihbarnamesine istinaden ödendiğini, kefaletnamelerin geçerli olduğunu, geçersizliğin ileri sürülmesinin de hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edeceğini, davacının aynı zamanda ... Şirketi'nin bayii olduğunu savunmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanarak bir mali müşavir ve bir hukukçu bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış, davalı yanın bilirkişi raporuna itirazları da nazara alınarak dosya bir bankacı bir mali müşavir ve bir hukukçu bilirkişiden oluşan üç kişilik heyete tevdii edilerek, davalı şirket defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dairemizin kaldırma ilamı doğrultusunda eksik kefaletname ve teminat mektuplarının tazmin yazıları celbedilmiş, ikinci bilirkişi heyeti raporundaki tespitler de nazara alınarak davanın reddine karara verilmiştir. Davacı tarafından davalıya verilen 13/12/2012 tarihli "kefaletname" başlıklı belge içeriğinin; "... Ürünleri Pazarlama Nak. San. Tic. ve Dağ. Ltd Şti'nin...Rafinerileri A.Ş. ile yapmış olduğu Toptan Akaryakıt satışı nedeniyle akdetmiş olduğu mukavele ve bu mukavele ile aynı konuda akdedilecek mukaveleler süresince...Rafinerileri A.Ş'den satın aldığı Akaryakıt Ürünlerinden ... Ürünleri Pazarlama Nak. San. Tic. ve Dağ. Ltd Şti'nin doğmuş ve doğacak borcunun 100.000,00 (yüzbin) TL'lik kısmı için ... Ürünleri Pazarlama Nak. San. Tic. ve Dağ. Ltd Şti. ile birlikte BK: Mad.487 uyarınca müşterek ve müteselsil borçlu ve kefil olduğumu ve bu sıfatla alacaklı...Rafinerileri A.Ş.'nin borçluya (için ... Ürünleri Pazarlama Nak. San. Tic. ve Dağ. Ltd Şti'ne) başvurmadan önce bana başvurabileceğini, yine alacaklı ...'ın ilk yazılı talebinde bu miktar parayı hiçbir ihtara, ihbara ve borçlunun İznine ve mahkeme kararına gerek kalmaksızın ve talep tarihi ile ödeme tarihi arasında geçecek süre için kanuni faizi ile birlikte derhal peşinen ve nakden ödemeyi kabul ettiğimi ve...Rafinerileri A.Ş.'nin ilk yazılı talebinde talep edilen parayı ödemediğim takdirde vermiş olduğum her türlü teminatları, bu kefaletin garantisi olarak verdiğim teminat mektubu da dahil olmak üzere...Rafinerileri A.Ş..'nin derhal paraya çevirebileceğini, bu kefaletnameden doğacak ihtilaflatrın halinde KOCAELİ Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu ve ayrıca borcun tespitinde...Rafinerileri A.Ş.'nin Ticari Defter ve Kayıtlarının Kesin delil olduğunu kabul taahhüt ve beyan ederim." şeklinde olduğu, belge altında "müşterek ve müteselsil borçlu - kefil" sıfatıyla davacının kaşe ve imzasının bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafından davalıya verilen ... Bankası Körfez Kocaeli Şubesi'nin 14/12/2012 tarihli teminat mektubu içeriğinin; " ... Petrol Hizmetleri Nakliyat İnşaat Harita Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin...Rafinerileri A.Ş'ye vermiş olduğu 13.02.2012 tarihli kefaletnameden dolayı...Rafinerileri A.Ş'ye borçlanacağı meblağın; 100.000 TL'sine ( Yalnız/yüzbin Türk Lirasıdır.) kadar ödenmesini Bankamız garanti eder. Bankamız ... Petrol Hizmetleri Nakliyat İnşaat Harita Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında bir ihbara, ihtara, icra takibine ve dava açılmasına ve bunların neticesi beklenmeksizin ve ayrıca ... Petrol Hizmetleri Nakliyat İnşaat Harita Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin muvafakat ve rızasının alınmasına, protesto keşidesine, hüküm alınmasına gerek kalmaksızın borçlu ... Petrol Hizmetleri Nakliyat İnşaat Harita Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi' ile...Rafinerileri A.Ş' arasında meydana gelecek herhangi bir ihtilaf dikkate alınmaksızın Bankamız garanti edilen parayı, ... Petrol Hizmetleri Nakliyat İnşaat Harita Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin borcunu ödemediğini bildiren ilk yazılı talebinizde derhal ve itirazsız olarak...Rafinerileri A.Ş''ye veya emrinize nakden ve tamamen, talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçecek günlere ait kanuni faizi ile birlikte ödemeyi, ihtilafların hal merciinin KOCAELİ Mahkeme ve İcra Daireleri olduğunu Bankanın imzaya yetkili kimseleri olarak Banka nam ve hesabına taahhüt ve beyan ederiz. İş bu teminat mektubu 31.12.2012 tarihine kadar geçerli olup, bu tarihe kadar elimize geçecek şekilde tarafınızdan yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacaktır. İş bu teminat mektubundan doğan hak ve alacaklar 3. şahıslara devir ve temlik edilemez." şeklinde olduğu, mektup süresinin 20/06/2015 tarihine dek uzatıldığı, 13/01/2015 tarihinde davalı tarafından bankaya ibraz ile tazmin edildiği görülmüştür. Davacı tarafından davalıya verilen 20/06/2014 tarihli "kefaletname" başlıklı belge içeriğinin; "... Ürünleri Pazarlama Nak. San. Tic. ve Dağ. Ltd Şti' 'nin...Rafinerileri A.Ş.'den yapmış olduğu ürün alımı nedeniyleN-Pet...Ürünleri Pazarlama Nak. San. Tic. ve Dağ. Ltd Şti''nin doğmuş ve doğacak borcunun 400.000.00-TL (dörtyüzbin TL)kısmı için ... Petrol Hiz. Nak. İnş. Harita Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak BK mad.586 uyarınca müşterek ve müteselsil borçlu ve kefil olduğumuzu ve bu sıfatla alacaklı...Rafinerileri A.Ş.nin borçluya (... Ürünleri Pazarlama Nak. San. Tic. ve Dağ. Ltd Şti') başvurmadan önce bize başvurabileceğini, yine alacaklı...Rafinerileri A.Ş. 'nin ilk yazılı talebinde bu miktar parayı hiçbir ihtara, ihbara ve borçlunun iznine ve mahkeme kararına gerek kalmaksızın ve talep tarihi ile ödeme tarihi arasında geçecek süre için kanuni faizi ile birlikte derhal peşinen ve nakden ödemeyi kabul ettiğimizi ve...Rafinerileri A.Ş. 'nin ilk yazılı talebinde,talep edilen parayı ödemediğimiz takdirde vermiş olduğumuz her türlü teminatları,bu kefaletin garantisi olarak verdiğimiz teminat mektubu da dahil olmak üzere...Rafinerileri A.Ş. 'nin derhal parayı çevirebileceğini, bu kefaletnameden doğacak ihtilafların halinde KOCAELİ Mahkemeleri ve İcra Daireleri 'nin yetkili olduğunu ve ayrıca borcun tespitinde...Rafinerileri A.Ş.'nin Ticari Defter ve Kayıtlarının Kesin Delil olduğunu kabul taahhüt ve beyan ederiz." şeklinde olduğu, belge altında "müşterek ve müteselsil borçlu - kefil" sıfatıyla davacının kaşe ve imzasının bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafından davalıya verilen ... Trabzon Şubesi'nin 11/07/2014 tarihli teminat mektubu içeriğinin; "... Petrol Hiz. Nak. İnş. Harita Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin...Rafinerileri A.Ş.''ye vermiş olduğu 20.06.2014 tarihli kefaletnameden dolayı...Rafinerileri A.Ş.''ye borçlandığı ve borçlanacağı meblağın 400.000,00 TL (yalnız/ dörtyüzbin Türk Lirası ) 'na kadar olan kısmını, Bankamızın, borçlu ile birlikte garanti ettiğini, borçluKaradenizli...Hiz. Nak. İnş. Harita Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin kefaletname koşullarını yerine getirmemesi borcunu vadesinde kısmen veya tamamen ödememesi halinde, borçlu firma hakkında herhangi bir ihbara, itiraza, protesto keşidesine, borçlunun olurunu almaya, yargı kararı alınmasına gerek kalmaksızın, borçlu firma ile Şirketiniz arasında ortaya çıkabilecek bir uyuşmazlığı dikkate almaksızın, azami yukarıda yazılı tutarı borçlu firmanın şirketinize olan borcunu vadesinde ödemediği beyanını içeren ilk yazılı talebiniz üzerine, derhal ve gecikmeksizin, nakden ve tamamen, talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait yasal faizi ile birlikte ödemeyi, Bankanın imza atmaya 'yetkili temsilcisi ve sorumlusu sıfatıyla Banka nam ve hesabına beyan ve taahhüt ederiz. Bu teminat mektubu 01/03/2015 tarihine kadar geçerli olup, bu tarihe kadar elimize seçecek şekilde tarafınızdan yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacaktır. Bu teminat mektubu; basılı olduğu kağıdın üzerinde, ışığa tutulduğunda görülebilen Bankamız amblemini içeren filigranı, Bankamızın amblemi bulunan hologramı ve Bankamız yetkililerinin orijinal imzalarını taşıyor ise asıl nüsha addedilir) Bu mektubun herhangi bir şekilde çogaltılmış kopyası üzerinden işlem yapılamaz. ... filigranını, hologramını ve orijinal imzalarını taşıyan asıl nüshanın Bankamıza iadesi halinde Bankamız bütün yükümlülüklerinden kurtulmus savılır." şeklinde olduğu, teminat mektubunun 13/01/2015 tarihinde davalı tarafından bankaya ibraz edildiği, ancak davacının 20/06/2014 tarihli kefaletnameye istinaden davacıya 400.000,00-TL ödeme yapması nedeniyle nakde çevrilmeksizin bankaya iade edildiği ve iptal olduğu anlaşılmıştır. İstinaf önüne gelen ilk uyuşmazlık yukarıda içerikleri belirtilen kefaletnamelerinin geçerli olup olmadıkları, geçersizliğin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edip etmediği yönündedir. Gerek dava dilekçesindeki iddialar, gerekse cevap dilekçesindeki savunmalar birlikte değerlendirildiğinde, 12/12/2012 ve 20/06/2014 tarihli belgelerin kefalet iradesiyle imzalandıkları hususunda tarafların mutabık olduğunu ortaya koymaktadır. Her iki kefaletname de 6098 Sayılı TBK'nun yürürlük tarihinden sonra imzalanmış olup, TBK'nun 583/1 fıkrası uyarınca, kefalet tarihi, kefil olunan azam miktar, müteselsil ibaresi davacı şirket yetkilisinin el yazısı ile yazılmadığı için, kefaletler şekil eksikliği nedeniyle geçersizdir. Öte yandan davacının bu kefalet sözleşmelerinden doğacak borcun teminatını teşkil etmek üzere davalıya teminat mektupları vermeyi taahhüt etmiş ve yukarıda anılan iki ayrı teminat mektubu davalıya verilmiş, 2012 tarihli teminat mektubunun vadesi ise uzatılmıştır. Diğer ifade ile kefalet sözleşmesinin ifasına başlanmıştır. Dava dışı... Şirketi'nin davalıdan akaryakıt tedarik eden dağıtımcı olduğu, davacının da dava dışı şirketin bayii olduğu ve akaryakıt ürünlerini dava dışı şirketten tedarik ettiği de tarafların kabulündedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava dışı şirkete kendi kefaleti sayesinde sağlanan davalıdan vadeli akaryakıt alımı imkanından davacının da bayii sıfatıyla dolaylı olarak yararlandığı, yine davacının 20/06/2014 tarihli kefalet sözleşmesinden doğan edimini, 400.000,00-TL'nin doğrudan davalıya ve çekincesiz ödemek suretiyle ifa ettiği nazara alındığında, kefaletlerin şekil noksanlığının üstelik edimin ifasından sonra ileri sürülmesi TMK'nun 2 maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edecektir. Dava dışı... firmasının takip alacaklısı tarafından davalıya 1.600.000,00-TL tutarlı alacak için 16/12/2014 tarihinde İİK'nun 89/1 maddesi kapsamında haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş olması, aynı tarihlerde davalının da dava dışı şirketten yaklaşık 9.000.000,00-TL alacağı bulunması karşısında, TBK'nun 586/1 maddesi uyarınca asıl borçlunun ödeme güçsüzlüğü için de olduğu kabul edilerek davacı kefile başvurulmasında hukuka aykırılık yoktur. Öte yandan kefaletnamelerin geçersiz olduğu kabul edilse dahi, davacının 20/06/2014 tarihli kefaletten doğan borcunu bizzat ifa ettiği, 13/12/2012 tarihli kefaletten doğan borcunun teminatı olarak yine bizzat davalıya teminat mektubu verdiği, TBK'nun 78/1 fıkrası uyarınca borçlanmadığı edimi kendi isteği ile yerine getiren kimsenin, bunu ancak kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebileceği, somut olayda geçersizliğin şekle aykırılıktan kaynaklandığı ve şekle aykırılığın açık bir geçersizlik sebebi olduğu, tüzel kişi tacir olan davacının edimin ifası ve sözleşmelerin imzası tarihi itibariyle şekle aykırılığın geçersizlik sebebi olduğunu ve bu nedenle sorumluluğu bulunmadığını ispat etmediği sürece, ifa ettiği kefaletten doğan edimin iadesini isteyemeceği, davalı alacaklının kazanımının korunacağı, davacı yanın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan 28/12/2016 tarihli bilirkişi heyet raporunun mali inceleme kısmında tespit edildiği üzere; davalının 100.000,00-TL bedelli teminat mektubunu tazmin ettiği, yine davacının teminat mektubunun nakde çevrilmesini önlemek için 20/06/2014 tarihli kefaletnameye dayalı olarak davalıya 400.000,00-TL ödeme yaptığı tarihin 13/01/2015 tarihi olduğu, dava dışı... şirketinin davalıya 01/01/2015 tarihi itibariyle 9.000.717,26-TL borçlu göründüğü, davacıdan doğrudan ve teminat mektubunun tazmini suretiyle toplam 500.000,00-TL tahsilat yapılması ile dava dışı şirket borcunun 8.500.717,26-TL'ye gerilediği, akabinde davalı şirketin dava dışı... firmasından almış olduğu dava konusu olmayan, dosyaya örnekleri de sunulan, yedi ayrı teminat mektubunu 13/01/2015 ve 14/01/2015 tarihlerinde nakde çevirerek toplam 8.800.000,00-TL daha tahsilat sağladığı, böylece 14/01/2015 tarihi itibariyle dava dışı... şirketinin 299.282,74-TL alacaklı konuma geçtiği, davalı şirketin kendisine tebliğ edilen 89/1 haciz ihbarnamesine istinaden dava dışı... şirketi alacaklısı adına Adana 11 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına 195.476,87-TL ödeme yaptığı, dava dışı... şirketinin kalan alacağını da vade farkı faturası ve Ocak 2015 aydınlatma katılım bedeli açıklamalı iki ayrı kayıt ile borç kaydı yaparak bakiyeyi sıfırladığı, bu tespitlere göre davacının davalıya yaptığı toplam 500.000,00-TL ödeme akabinde dava dışı şirketin halen davalıya 8.500.717,26-TL borçlu olduğu, diğer ifade ile davalının davacıdan tahsil ettiği tutarlardan alacağını tahsil ettikten sonra uhdesinde bakiye kaldığı yönündeki davacı iddiasının yerinde olmadığı, 14/01/2015 tarihi itibariyle oluşan alacak bakiyesinin dava dışı şirketin davalıya verdiği toplam 8.800.000,00-TL bedelli teminat mektuplarının tahsili sonucu oluştuğu, alacaklı hale geçenin davacı değil dava dışı... şirketi olduğu, davalının dava dışı şirketin kendisinden olan alacağını 89/1 haciz ihbarnamesine istinaden dava dışı... firmasına ödemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçeleri ile; "1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,"karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. YARGITAY BOZMA İLAMI: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/05/2025 tarih ve 2024/4595 Esas - 2025/3283 Karar sayılı kararı ile; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) "Duruşma Yapmadan Verilecek Kararlar" başlığını taşıyan 353/1.b.1 alt bendiyle, bölge adliye mahkemesince, incelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması halinde başvurunun esastan reddine karar verileceği düzenleme altına alınmış, aynı Kanun hükmünün 2. alt bendinde ise, bölge adliye mahkemesince yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği belirtilmiştir. Anılan Kanun hükümlerinden açıkça anlaşıldığı üzere, bölge adliye mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilebilmesi ancak ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hallerde söz konusu olabilecek olup ilk derece mahkemesi kararını eksik ya da hatalı bulan veyahut davanın esası hakkında farklı gerekçelerle bir karar verilmesi gerektiğine hükmeden bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp, esas hakkında yeniden hüküm kurması gerekmektedir. Aksi hal HMK ile benimsenen istinaf sistemine aykırılık oluşturacağı gibi, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi gerekçeleri arasında ve bölge adliye mahkemesinin gerekçesi ve hükmü arasında çelişki oluşmasına da sebebiyet verebilecektir.Somut olayda İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, davacının dava dışı... lehine verdiği kefaletin geçerli olduğundan hareketle sonuca ulaşılarak davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmiş olmasına rağmen, kararı istinaf edilmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince kefalet sözleşmelerinin usule uygun olmadığından geçersiz olduğu ancak buna rağmen gelinen aşamada davacının kefaleti benimseyen işlemleri nedeniyle artık kefaletin geçersizliğini ileri sürmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereği hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olacağı gerekçesiyle dava reddedilmiş ve böylece davanın esası hakkında İlk Derece Mahkemesinden farklı bir gerekçe ortaya konularak neticeten davanın ortaya konulan bu yeni gerekçe sebebiyle reddi isabetli görülmüştür.Bu hale göre, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp davanın esası hakkında ortaya konulan bu yeni gerekçe kapsamında yeniden hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde başvurunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile," Yukarıda açıklanan nedenlerle re'sen Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,"şeklinde karar verilmiş olup; Dairemizce duruşma yapılarak, usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GERETÇE: Dava; davacı tarafından, dava dışı... firmasının davalıya olan borçlarına karşılık verilerin kefaletnameler ile bu kefaletnamelerin teminatı olarak verilen teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrildiği, bakiye tutarın ise haksız olarak dava dışı... firmasının alacaklılarına İİK'nun 89/1 haciz ihbarnamelerine istinaden ödendiği iddiasına dayalı olup, toplam 500.000,00-TL tutarındaki ödemenin şimdilik 10.000,00-TL'sinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesinin davanın reddine dair 26/05/2021 tarih ve 2019/187 esas - 2021/287 karar sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, dairemizin 25/04/2024 tarih ve 2021/2275 esas - 2024/706 karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin yukarıdaki ilamı ile, davanın esası hakkında ilk derece mahkemesinden farklı bir gerekçe ortaya konularak, davanın ortaya konulan bu yeni gerekçe sebebiyle reddinin isabetli görüldüğü, bu durumda yeni gerekçe kapsamında yeniden hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde başvurunun esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile dairemiz kararı bozulmuş, dairemizce bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen 2015/485 esas, 2017/434 karar sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu Dairemizin ... esas, 2019/470 karar sayılı ilamı ile değerlendirilmiş, dosyada teminat mektuplarının süre uzatım ve tazmin bilgileri ile 13/12/2012 tarihli kefaletname bulunmadığı gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda eksik deliller celbedilerek davanın reddine karar verilmiş, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; davalı tarafa dava dışı... firmasının davalıdan alacağı ürünler için 13/12/2012 tarihli 100.000,00-TL limtli kefaletname ve bu kefaletnameden doğan borcun teminatını teşkil etmek üzere 14/12/2012 tarihli 100.000,00-TL tutarlı teminat mektubu ile 20/06/2014 tarihli 400.000,00-TL limtli kefaletname ve bu kefaletnameden doğan borcun teminatını teşkil etmek üzere 11/07/2014 tarihli 400.000,00-TL tutarlı teminat mektubu verdiğini, davalı şirkete 22/12/2014 tarihli yazı gönderilerek; dava dışı... firmasının davalıya herhangi bir borcu kalmadığından kefaletlerin sonlandığının bildirildiğini ve teminat mektuplarının iadesinin istendiğini, yazının davalı tarafça 25/12/2014 tarihinde tebliğ alınmasına rağmen cevap verilmediğini, teminat mektuplarının 13/01/2015 tarihinde haksız olarak nakde çevrildiğini, öncelikle davalının TBK'nun 586 maddesi uyarınca önce asıl borçluya başvurmadan kefile başvurduğunu, ayrıca her iki kefaletnamenin de şekil noksanlığı nedeniyle geçersiz olduğunu, aksi kabul edilse dahi müteselsil ibaresi el yazısı ile yazılmadığından adi kefalet olarak kabul edilmeleri gerektiğini, öte yandan her iki kefaletnamede, davacıya yazılı ödeme talebinde bulunulmasına rağmen ödeme yapılmaması halinde teminat mektuplarının nakde çevrileceğinin yazılı olduğunu, davalının buna rağmen davacıya herhangi bir ödeme talebinde bulunmaksızın mektupları kefalete aykırı şekilde nakde çevirdiğini, davalının mektupları nakde çevirdikten ve alacağını tahsil ettikten sonra kalan tutarı davacıya iade etmesi gerekirken, haksız olarak dava dışı... firmasının takip alacaklılarına İİK'nun 89/1 haciz ihbarnamesi kapsamında ödediğini, oysa mektupların yalnızca davacının kefaletten doğan borcunu teminat altına aldığını ileri sürmüştür. Davalı yan; dava dışı... firmasının 2014 yılı Eylül ayı içerisinde vade geçmiş borcunun toplam borcuna oranının %49,2'yi bulduğunu, ayrıca bu firmanın alacaklıları tarafından icra dosyalarından 89/1 haciz ihbarnamelerinin tebliğ alınması üzerine, dava dışı firmanın ödeme güçlüğü içerisinde olduğunun anlaşıldığını, vadesi gelen borçlar ile ilgili ayrıca süre verilmesine gerek bulunmadığını, bu nedenle garanti sözleşmesi mahiyetindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmek üzere bankaya ibraz edildiklerini, davacının 400.000,00-TL'yi kefaletnamesine istinaden davalıya ödemesi üzerine, 11/07/2014 tarihli teminat mektubunun nakde çevrilmediğini ve bankaya iade edildiğini, 14/12/2012 tarihli 100.000,00-TL tutarlı teminat mektubunun ise nakde çevrildiğini, dava dışı firma tarafından verilmiş başkaca teminat mektuplarının nakde çevrilmesi akabinde dava dışı şirketin dava dışı şirket nezdinde alacaklı konuma geçtiğini, bu alacağın da dava dışı şirketin alacaklılarına tebliğ alınan 89/1 haciz ihbarnamesine istinaden ödendiğini, kefaletnamelerin geçerli olduğunu, geçersizliğin ileri sürülmesinin de hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edeceğini, davacının aynı zamanda ... Şirketi'nin bayii olduğunu savunmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanarak bir mali müşavir ve bir hukukçu bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış, davalı yanın bilirkişi raporuna itirazları da nazara alınarak dosya bir bankacı bir mali müşavir ve bir hukukçu bilirkişiden oluşan üç kişilik heyete tevdii edilerek, davalı şirket defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dairemizin kaldırma ilamı doğrultusunda eksik kefaletname ve teminat mektuplarının tazmin yazıları celbedilmiş, ikinci bilirkişi heyeti raporundaki tespitler de nazara alınarak davanın reddine karara verilmiştir. Davacı tarafından davalıya verilen 13/12/2012 tarihli "kefaletname" başlıklı belge içeriğinin; "... Ürünleri Pazarlama Nak. San. Tic. ve Dağ. Ltd Şti'nin...Rafinerileri A.Ş. ile yapmış olduğu Toptan Akaryakıt satışı nedeniyle akdetmiş olduğu mukavele ve bu mukavele ile aynı konuda akdedilecek mukaveleler süresince...Rafinerileri A.Ş'den satın aldığı Akaryakıt Ürünlerinden ... Ürünleri Pazarlama Nak. San. Tic. ve Dağ. Ltd Şti'nin doğmuş ve doğacak borcunun 100.000,00 (yüzbin) TL'lik kısmı için ... Ürünleri Pazarlama Nak. San. Tic. ve Dağ. Ltd Şti. ile birlikte BK: Mad.487 uyarınca müşterek ve müteselsil borçlu ve kefil olduğumu ve bu sıfatla alacaklı...Rafinerileri A.Ş.'nin borçluya (için ... Ürünleri Pazarlama Nak. San. Tic. ve Dağ. Ltd Şti'ne) başvurmadan önce bana başvurabileceğini, yine alacaklı ...'ın ilk yazılı talebinde bu miktar parayı hiçbir ihtara, ihbara ve borçlunun İznine ve mahkeme kararına gerek kalmaksızın ve talep tarihi ile ödeme tarihi arasında geçecek süre için kanuni faizi ile birlikte derhal peşinen ve nakden ödemeyi kabul ettiğimi ve...Rafinerileri A.Ş.'nin ilk yazılı talebinde talep edilen parayı ödemediğim takdirde vermiş olduğum her türlü teminatları, bu kefaletin garantisi olarak verdiğim teminat mektubu da dahil olmak üzere...Rafinerileri A.Ş..'nin derhal paraya çevirebileceğini, bu kefaletnameden doğacak ihtilaflatrın halinde KOCAELİ Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu ve ayrıca borcun tespitinde...Rafinerileri A.Ş.'nin Ticari Defter ve Kayıtlarının Kesin delil olduğunu kabul taahhüt ve beyan ederim." şeklinde olduğu, belge altında "müşterek ve müteselsil borçlu - kefil" sıfatıyla davacının kaşe ve imzasının bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafından davalıya verilen Türkiye İş Bankası Körfez Kocaeli Şubesi'nin 14/12/2012 tarihli teminat mektubu içeriğinin; " ... Petrol Hizmetleri Nakliyat İnşaat Harita Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin...Rafinerileri A.Ş'ye vermiş olduğu 13.02.2012 tarihli kefaletnameden dolayı...Rafinerileri A.Ş'ye borçlanacağı meblağın; 100.000 TL'sine ( Yalnız/yüzbin Türk Lirasıdır.) kadar ödenmesini Bankamız garanti eder. Bankamız ... Petrol Hizmetleri Nakliyat İnşaat Harita Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında bir ihbara, ihtara, icra takibine ve dava açılmasına ve bunların neticesi beklenmeksizin ve ayrıca ... Petrol Hizmetleri Nakliyat İnşaat Harita Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin muvafakat ve rızasının alınmasına, protesto keşidesine, hüküm alınmasına gerek kalmaksızın borçlu ... Petrol Hizmetleri Nakliyat İnşaat Harita Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi' ile...Rafinerileri A.Ş' arasında meydana gelecek herhangi bir ihtilaf dikkate alınmaksızın Bankamız garanti edilen parayı, ... Petrol Hizmetleri Nakliyat İnşaat Harita Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin borcunu ödemediğini bildiren ilk yazılı talebinizde derhal ve itirazsız olarak...Rafinerileri A.Ş''ye veya emrinize nakden ve tamamen, talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçecek günlere ait kanuni faizi ile birlikte ödemeyi, ihtilafların hal merciinin KOCAELİ Mahkeme ve İcra Daireleri olduğunu Bankanın imzaya yetkili kimseleri olarak Banka nam ve hesabına taahhüt ve beyan ederiz. İş bu teminat mektubu 31.12.2012 tarihine kadar geçerli olup, bu tarihe kadar elimize geçecek şekilde tarafınızdan yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacaktır. İş bu teminat mektubundan doğan hak ve alacaklar 3. şahıslara devir ve temlik edilemez." şeklinde olduğu, mektup süresinin 20/06/2015 tarihine dek uzatıldığı, 13/01/2015 tarihinde davalı tarafından bankaya ibraz ile tazmin edildiği görülmüştür. Davacı tarafından davalıya verilen 20/06/2014 tarihli "kefaletname" başlıklı belge içeriğinin; "... Ürünleri Pazarlama Nak. San. Tic. ve Dağ. Ltd Şti' 'nin...Rafinerileri A.Ş.'den yapmış olduğu ürün alımı nedeniyleN-Pet...Ürünleri Pazarlama Nak. San. Tic. ve Dağ. Ltd Şti''nin doğmuş ve doğacak borcunun 400.000.00-TL (dörtyüzbin TL)kısmı için ... Petrol Hiz. Nak. İnş. Harita Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak BK mad.586 uyarınca müşterek ve müteselsil borçlu ve kefil olduğumuzu ve bu sıfatla alacaklı...Rafinerileri A.Ş.nin borçluya (... Ürünleri Pazarlama Nak. San. Tic. ve Dağ. Ltd Şti') başvurmadan önce bize başvurabileceğini, yine alacaklı...Rafinerileri A.Ş. 'nin ilk yazılı talebinde bu miktar parayı hiçbir ihtara, ihbara ve borçlunun iznine ve mahkeme kararına gerek kalmaksızın ve talep tarihi ile ödeme tarihi arasında geçecek süre için kanuni faizi ile birlikte derhal peşinen ve nakden ödemeyi kabul ettiğimizi ve...Rafinerileri A.Ş. 'nin ilk yazılı talebinde,talep edilen parayı ödemediğimiz takdirde vermiş olduğumuz her türlü teminatları,bu kefaletin garantisi olarak verdiğimiz teminat mektubu da dahil olmak üzere...Rafinerileri A.Ş. 'nin derhal parayı çevirebileceğini, bu kefaletnameden doğacak ihtilafların halinde KOCAELİ Mahkemeleri ve İcra Daireleri 'nin yetkili olduğunu ve ayrıca borcun tespitinde...Rafinerileri A.Ş.'nin Ticari Defter ve Kayıtlarının Kesin Delil olduğunu kabul taahhüt ve beyan ederiz." şeklinde olduğu, belge altında "müşterek ve müteselsil borçlu - kefil" sıfatıyla davacının kaşe ve imzasının bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafından davalıya verilen ... Trabzon Şubesi'nin 11/07/2014 tarihli teminat mektubu içeriğinin; "... Petrol Hiz. Nak. İnş. Harita Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin...Rafinerileri A.Ş.''ye vermiş olduğu 20.06.2014 tarihli kefaletnameden dolayı...Rafinerileri A.Ş.''ye borçlandığı ve borçlanacağı meblağın 400.000,00 TL (yalnız/ dörtyüzbin Türk Lirası ) 'na kadar olan kısmını, Bankamızın, borçlu ile birlikte garanti ettiğini, borçluKaradenizli...Hiz. Nak. İnş. Harita Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin kefaletname koşullarını yerine getirmemesi borcunu vadesinde kısmen veya tamamen ödememesi halinde, borçlu firma hakkında herhangi bir ihbara, itiraza, protesto keşidesine, borçlunun olurunu almaya, yargı kararı alınmasına gerek kalmaksızın, borçlu firma ile Şirketiniz arasında ortaya çıkabilecek bir uyuşmazlığı dikkate almaksızın, azami yukarıda yazılı tutarı borçlu firmanın şirketinize olan borcunu vadesinde ödemediği beyanını içeren ilk yazılı talebiniz üzerine, derhal ve gecikmeksizin, nakden ve tamamen, talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait yasal faizi ile birlikte ödemeyi, Bankanın imza atmaya 'yetkili temsilcisi ve sorumlusu sıfatıyla Banka nam ve hesabına beyan ve taahhüt ederiz. Bu teminat mektubu 01/03/2015 tarihine kadar geçerli olup, bu tarihe kadar elimize seçecek şekilde tarafınızdan yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacaktır. Bu teminat mektubu; basılı olduğu kağıdın üzerinde, ışığa tutulduğunda görülebilen Bankamız amblemini içeren filigranı, Bankamızın amblemi bulunan hologramı ve Bankamız yetkililerinin orijinal imzalarını taşıyor ise asıl nüsha addedilir) Bu mektubun herhangi bir şekilde çogaltılmış kopyası üzerinden işlem yapılamaz. ... filigranını, hologramını ve orijinal imzalarını taşıyan asıl nüshanın Bankamıza iadesi halinde Bankamız bütün yükümlülüklerinden kurtulmus savılır." şeklinde olduğu, teminat mektubunun 13/01/2015 tarihinde davalı tarafından bankaya ibraz edildiği, ancak davacının 20/06/2014 tarihli kefaletnameye istinaden davacıya 400.000,00-TL ödeme yapması nedeniyle nakde çevrilmeksizin bankaya iade edildiği ve iptal olduğu anlaşılmıştır. İstinaf önüne gelen ilk uyuşmazlık yukarıda içerikleri belirtilen kefaletnamelerinin geçerli olup olmadıkları, geçersizliğin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edip etmediği yönündedir. Gerek dava dilekçesindeki iddialar, gerekse cevap dilekçesindeki savunmalar birlikte değerlendirildiğinde, 12/12/2012 ve 20/06/2014 tarihli belgelerin kefalet iradesiyle imzalandıkları hususunda tarafların mutabık olduğunu ortaya koymaktadır. Her iki kefaletname de 6098 Sayılı TBK'nun yürürlük tarihinden sonra imzalanmış olup, TBK'nun 583/1 fıkrası uyarınca, kefalet tarihi, kefil olunan azam miktar, müteselsil ibaresi davacı şirket yetkilisinin el yazısı ile yazılmadığı için, kefaletler şekil eksikliği nedeniyle geçersizdir. Öte yandan davacının bu kefalet sözleşmelerinden doğacak borcun teminatını teşkil etmek üzere davalıya teminat mektupları vermeyi taahhüt etmiş ve yukarıda anılan iki ayrı teminat mektubu davalıya verilmiş, 2012 tarihli teminat mektubunun vadesi ise uzatılmıştır. Diğer ifade ile kefalet sözleşmesinin ifasına başlanmıştır. Dava dışı... Şirketi'nin davalıdan akaryakıt tedarik eden dağıtımcı olduğu, davacının da dava dışı şirketin bayii olduğu ve akaryakıt ürünlerini dava dışı şirketten tedarik ettiği de tarafların kabulündedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava dışı şirkete kendi kefaleti sayesinde sağlanan davalıdan vadeli akaryakıt alımı imkanından davacının da bayii sıfatıyla dolaylı olarak yararlandığı, yine davacının 20/06/2014 tarihli kefalet sözleşmesinden doğan edimini, 400.000,00-TL'nin doğrudan davalıya ve çekincesiz ödemek suretiyle ifa ettiği nazara alındığında, kefaletlerin şekil noksanlığının üstelik edimin ifasından sonra ileri sürülmesi TMK'nun 2 maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edecektir. Dava dışı... firmasının takip alacaklısı tarafından davalıya 1.600.000,00-TL tutarlı alacak için 16/12/2014 tarihinde İİK'nun 89/1 maddesi kapsamında haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş olması, aynı tarihlerde davalının da dava dışı şirketten yaklaşık 9.000.000,00-TL alacağı bulunması karşısında, TBK'nun 586/1 maddesi uyarınca asıl borçlunun ödeme güçsüzlüğü için de olduğu kabul edilerek davacı kefile başvurulmasında hukuka aykırılık yoktur. Öte yandan kefaletnamelerin geçersiz olduğu kabul edilse dahi, davacının 20/06/2014 tarihli kefaletten doğan borcunu bizzat ifa ettiği, 13/12/2012 tarihli kefaletten doğan borcunun teminatı olarak yine bizzat davalıya teminat mektubu verdiği, TBK'nun 78/1 fıkrası uyarınca borçlanmadığı edimi kendi isteği ile yerine getiren kimsenin, bunu ancak kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebileceği, somut olayda geçersizliğin şekle aykırılıktan kaynaklandığı ve şekle aykırılığın açık bir geçersizlik sebebi olduğu, tüzel kişi tacir olan davacının edimin ifası ve sözleşmelerin imzası tarihi itibariyle şekle aykırılığın geçersizlik sebebi olduğunu ve bu nedenle sorumluluğu bulunmadığını ispat etmediği sürece, ifa ettiği kefaletten doğan edimin iadesini isteyemeceği, davalı alacaklının kazanımının korunacağı, davacı yanın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan 28/12/2016 tarihli bilirkişi heyet raporunun mali inceleme kısmında tespit edildiği üzere; davalının 100.000,00-TL bedelli teminat mektubunu tazmin ettiği, yine davacının teminat mektubunun nakde çevrilmesini önlemek için 20/06/2014 tarihli kefaletnameye dayalı olarak davalıya 400.000,00-TL ödeme yaptığı tarihin 13/01/2015 tarihi olduğu, dava dışı... şirketinin davalıya 01/01/2015 tarihi itibariyle 9.000.717,26-TL borçlu göründüğü, davacıdan doğrudan ve teminat mektubunun tazmini suretiyle toplam 500.000,00-TL tahsilat yapılması ile dava dışı şirket borcunun 8.500.717,26-TL'ye gerilediği, akabinde davalı şirketin dava dışı... firmasından almış olduğu dava konusu olmayan, dosyaya örnekleri de sunulan, yedi ayrı teminat mektubunu 13/01/2015 ve 14/01/2015 tarihlerinde nakde çevirerek toplam 8.800.000,00-TL daha tahsilat sağladığı, böylece 14/01/2015 tarihi itibariyle dava dışı... şirketinin 299.282,74-TL alacaklı konuma geçtiği, davalı şirketin kendisine tebliğ edilen 89/1 haciz ihbarnamesine istinaden dava dışı... şirketi alacaklısı adına Adana 11 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına 195.476,87-TL ödeme yaptığı, dava dışı... şirketinin kalan alacağını da vade farkı faturası ve Ocak 2015 aydınlatma katılım bedeli açıklamalı iki ayrı kayıt ile borç kaydı yaparak bakiyeyi sıfırladığı, bu tespitlere göre davacının davalıya yaptığı toplam 500.000,00-TL ödeme akabinde dava dışı şirketin halen davalıya 8.500.717,26-TL borçlu olduğu, diğer ifade ile davalının davacıdan tahsil ettiği tutarlardan alacağını tahsil ettikten sonra uhdesinde bakiye kaldığı yönündeki davacı iddiasının yerinde olmadığı, 14/01/2015 tarihi itibariyle oluşan alacak bakiyesinin dava dışı şirketin davalıya verdiği toplam 8.800.000,00-TL bedelli teminat mektuplarının tahsili sonucu oluştuğu, alacaklı hale geçenin davacı değil dava dışı... şirketi olduğu, davalının dava dışı şirketin kendisinden olan alacağını 89/1 haciz ihbarnamesine istinaden dava dışı... firmasına ödemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda; davacının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm tesis edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ ile; Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 26/05/2021 tarih ve 2019/187 Esas - 2021/287 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın REDDİNE, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 8.538,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.923,35-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen 4.653,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 79.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Artan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesine müteakiben avansı yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 9-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 72,60-TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere; toplam 234,70-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı vekille temsil olunduğundan Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 2.kısım 2.bölüm 18/c maddesi uyarınca takdir olunan 16.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 11-Artan gider avansı bulunması halinde kararın kesinleşmesine müteakiben avansı yatıran tarafa iadesine, Dair olarak, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025