T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2259 - 2026/147 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2259 KARAR NO : 2026/147 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/10/2023 NUMARASI : 2023/35 E. - 2023/446 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sı…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2259 - 2026/147 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2259 KARAR NO : 2026/147 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/10/2023 NUMARASI : 2023/35 E. - 2023/446 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/10/2023 Tarih ve 2023/35 Esas - 2023/446 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı şirket vekili, 2020/74424 numaralı "....com" markasının haklarını 03/07/2020 tarihinde, 2021/053096 sayılı "..." markasının haklarını da 06/12/2021 tarihinde iktisap eden müvekkilinin, davalı şirketin 2021/114789 sayılı "... gibi ..." ibareli markasının tescili isteğine yönelik itirazının, YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa davaya konu marka ile müvekkilinin markalarının asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, davaya konu somut başvuruda davalı şirketin "... ..." ibaresinin önüne "..." ibaresini ekleyerek müvekkilinin itirazlarından korunmaya çalıştığını, "..." ibaresinin ortaklığının markalar arasında benzerliğe neden olduğunu, davaya konu markanın tescilinin talep edildiği mal ve hizmetlerin bir kısmının müvekkilinin markası kapsamında tescilli olduğunu, 35 sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri." yönünden müvekkilinin tescilli markası bulunmuyor ise de, önceye dayalı kullanımı söz konusu olduğundan gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka vasfının bulunduğunu ve davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2022-M-15835 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davacı şirketin yayıma itiraz aşamasında, 6769 sayılı SMK madde 6/1 kapsamında markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu iddiası ile itiraz ettiğini, bu nedenle gerçek hak sahipliği, tanınmışlık, kötü niyet iddiasına dayanamayacağını, taraf markalarının bütünsel açıdan farklılık taşıdığını, müvekkiline ait markada yer alan “...” haricindeki kelime unsurları ile şekil unsurunun göz ardı edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin markasındaki şekil unsurunun markada yer alan tüm kelime unsurlarını içine alacak derecede büyük ve göze çarpan niteliği ile kelimeler kadar markaya ayırt edicilik kattığını, bu şekil unsurunun davanın konusunu oluşturan 09, 11 ve 35. sınıf emtialar ile hiçbir bağlantısı bulunmayan, bu mal ve hizmetler için tanımlayıcı olmayan ve marka vasfının taşıyan bir unsur olduğunu, ... ibaresinin herkes tarafından kullanılan bir ibare olarak davacının tekeline bırakılamayacağını, kaldı ki müvekkilinin markasında ayırt ediciliğe katkı sağlayan çok sayıda kelime ve şekil unsurunun bulunduğunu, davacının itiraza mesnet markalarının 35 ve 39. sınıfta, oldukça kısıtlı, taşımacılık ve iş yönetimi olarak nitelendirilebilecek hizmetleri içermesine karşın, müvekkilinin davaya konu markasının 09, 11 ve 35. sınıfta tescil edilmek istendiğini, bu hali ile markalar arasında sınıfsal benzerlik iddialarının kabul edilemez olduğunu, bu sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin müşterisinin yüksek bir dikkat seviyesine sahip bulunduğunu, dolayısı ile ortalama müşteriler nezdinde markaların karıştırılmasının söz konusu olmadığını ve tanınmışlık ile kötü niyet iddialarının somut delillerle ortaya konulamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; davaya konu başvuru kapsamında bulunan 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri."nin davacının itiraza mesnet 2020/74424 sayılı markanın tescil kapsamında yer alan“Bilgisayar ve mobil cihazlar için oluşturulan yazılım ve uygulamalar aracılığıyla müşterilerin yiyecek ve içecek hizmetlerini satın alması için çeşitli kafe, restoran hizmet sağlayıcıları hakkından ticari bilgi ve tavsiye sağlama hizmetleri.” ile aynı/aynı tür olduğu, başvuru markasında yer alan şekil unsurlarının kelime unsurlarına göre arka planda kaldığı, "..." ibaresinin davalı şirketin ticaret ünvanının ayırt edici eki ve çatı markasını oluşturduğu, emtia benzerliğinin gerçekleştiği mal ve hizmetler yönünden taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinden kaynaklı olarak gerek dikkat ve bilinç sahibi tüketicilerin gerekse de, ortalama tüketicilerin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşeceği, bu durumun ise dolaylı karıştırılma ihtimaline sebep olacağı, buna karşılık davacının itiraza mesnet markasının tanınmışlığının ortaya konulamadığı ve davaya konu marka ile itiraza mesnet markalardan birinin, bir kısım hizmetler bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olguların ileri sürülmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri." bakımından 2022-M-15835 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "....com" ve "..." markalarının 35. sınıftaki "Bilgisayar ve mobil cihazlar için oluşturulan yazılım ve uygulamalar aracılığıyla müşterilerin yiyecek ve içecek hizmetlerini satın alması için çeşitli kafe, restoran hizmet sağlayıcıları hakkında ticari bilgi ve tavsiye sağlama hizmetleri" ve 39. sınıftaki "Bilgisayar ve mobil cihazlar için oluşturulan yazılım ve uygulamalar aracılığıyla çeşitli kafe ve restoranlarca sunulan yiyecek ve içecek hizmetlerinin müşterilerce satın alınmasını takiben yiyecek ve içeceklerin müşterilere ulaştırılması hizmetleri" ile ilişkili olması nedeniyle davalının bu kategorideki mal ve hizmetler için başvuruda bulunmasının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin bu sınıflarda önceye dayalı kullanımı sonucu gerçek hak sahibi olup markanın bu kapsamdaki hizmetlerin tamamı için reddi gerektiğini, başvurucu şirketin müvekkilinin tescilli markalarının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla kötü niyetli bir şekilde başvuruda bulunduğunu savunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı markada yer alan çeşitli unsurlarla oluşturulan farklı bütünlüğün, davacı mesnet markalarında yer almadığını, markada öne çıkan unsurun “... ..." slogan ibaresi olup markanın bölünerek bir benzerlik değerlendirilmesine tabi tutulamayacağını, "..." ibaresinin düşük ayırt ediciliğe sahip olup, markaların örtüşmeyen bileşenlerinin farklı olduğu dikkate alındığından karıştırılma ve iltibas ihtimalinin oluştuğu iddiasının reddi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :1-Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, işlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin, "... Gibi ..." ibaresinin, 09,11 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, dava dışı ... Gıda Yatırım Sanayi A.Ş. tarafından 2020/74424 sayılı "....com" ve 2021/053096 sayılı "..." ibareli markalara dayalı olarak iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, bu itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazın da, YİDK'nın 2022-M-15835 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın dava dışı ... Gıda Yatırım Sanayi A.Ş. 'ye 28/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 24/1/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne hükmedilmiş ise de, marka başvurusunun yayımı üzerine yapılan itiraz ve sonrasında Markalar Dairesi Başkanlığı kararına yönelik itirazın farklı tüzel kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olması karşısında davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun tespiti önem arz etmektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde, 2020/74424 numaralı "....com" markasının haklarını 03/07/2020 tarihinde ve 2021/053096 sayılı "..." markasının haklarını da 06/12/2021 tarihinde iktisap eden müvekkilinin, davalı şirketin "... gibi ..." ibareli markasının tescili isteğine yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini bildirmiş ve hukuka aykırı olarak verildiği iddiası ile bu kararın iptali isteğinde bulunmuştur. Dosya içinde bulunan devir sözleşmelerinden itiraza mesnet 2020/74424 numaralı "....com" ve 2021/053096 sayılı "..." ibareli markaların her ikisinin de, İzmir 23. Noterliği'nin 09/12/2021 tarih ve 23387 yevmiye nolu devir senedi ile dava dışı ... Gıda Yatırım Sanayi A.Ş. tarafından davacı şirkete devredildiği anlaşılmıştır. Öte yandan marka işlem dosyasındaki belgelere göre davalının tescil başvurusunun 12/10/2021 tarihli bültende yayımlandığı, dava dışı ... Gıda Yatırım Sanayi A.Ş.'nin de 09/12/2021 tarihinde saat 19:51 itibariyle devre konu olan 2020/74424 numaralı "....com" ve 2021/053096 sayılı "..." ibareli markalara dayalı olarak marka yayımına itirazda bulunduğu sabittir. Davacı ... Perakende Gıda Lojistik Yazılım Sanayi Ticaret A.Ş.'nin marka başvurusuna yönelik herhangi bir itirazının söz konusu olmadığı, buna karşılık markasını davacıya devreden dava dışı şirketin ise markasını devrettikten sonra ve marka üzerinde herhangi bir hakkı bulunmaz iken marka yayımına karşı itirazda bulunduğu açıktır. Devir ve itiraz aynı gün yapılmış olmakla birlikte resmi kurum olan noter dairesinde yapılan işlemin mesai saati içinde yapıldığı ve itirazın yapıldığı saat itibariyle bu itirazın devirden sonra gerçekleştiği hususunda herhangi bir şüphe bulunmamaktadır. Öte yandan her ne kadar bu devir işlemi 12/1/2021 tarihinde marka siciline tescil edilmişse de, devir sözleşmesi devir tarihi itibariyle hüküm ve sonuç doğuracağından, markayı devreden dava dışı şirketin 09/12/2021 itirazı anında devrettiği markalar üzerinde hiçbir hakkı kalmamıştır. Aynı yönde bir değerlendirme için bkz."Yukarıda değinildiği üzere, marka devir sözleşmesi devir anından itibaren hüküm ifade eder. Marka sahibi markasını devrettikten sonra, devir tarihinden önceki döneme ilişkin marka hakkına tecavüz iddiasıyla tespit ve tazminat talepli davalar açabilir ise de, artık bu markaya dayanarak sözgelimi YİDK kararının iptali veya hükümsüzlük davası açamaz. Zira ... kayıtlarında hala marka tescili kendi adına görünse dahi, artık markanın sahibi değildir. Böyle bir durumda davadan önce markayı devrettiği için HMK'nın 186. marresinin uygulanması da söz konusu olamaz." (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, 4. Baskı, s:707). O halde davalı ... Markalar Dairesinin itiraz tarihinde 2020/74424 ve 2021/053096 sayılı markalar üzerinde hiçbir hakkı kalmayan dava dışı ... Gıda Yatırım Sanayi A.Ş.'nin bu markalara dayalı yok hükmündeki itirazının devamında bu kişiden anılan markaları devralan davacının, herhangi bir itirazının bulunmadığı ve dava dışı şirkete halefiyetinden de söz edilemeyeceği nazar alındığında dava ehliyetinin varlığının kabulü mümkün değildir. Nitekim benzer bir değerlendirme Dairemizin 2022/1362 E, 2022/1473 K sayılı kararında yapılmış, anılan hüküm Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20/3/2023 tarih ve 2023/887E, 2023/1668 K. sayısı ile temyiz denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Uygulamada davacı bakımından aktif dava ehliyeti, davalı bakımından da pasif dava ehliyeti olarak karşımıza çıkan davada sıfat, HMK'nın 114. maddesinde düzenlenen dava şartlarından değildir, davada sıfat bir usul hukuku konusu değil, doğrudan doğruya maddi hukuk konusudur (Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi-Değiştirilmiş 2. Baskı-Ankara 2013-Sayfa 543-557.). Çünkü bir kimsenin dava konusu hakkında hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Taraf sıfatı, davada taraf olarak görünen kişiler arasında hakkın doğumuna engel olduğu için bir def'i değil, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir olgudur(Baki Kuru,Medeni Usul Hukuk El Kitabı, Ankara 2020,C.I, s.331 vd). Bu açıklamalardan ışığında somut olaya tekrar dönüldüğünde, yukarıda özet kısmından da anlaşılacağı üzere, davacı şirket tarafından marka yayımına yönelik bir itirazın bulunmadığı ve dava dışı üçüncü kişi şirketin itirazı anında itirazını dayandırdığı markalar üzerinde herhangi bir hakkı söz konusu olmadığından bu itirazın yok hükmünde olup davacının yok hükmündeki bir itiraza dayalı olarak halefiyetinden söz edilemeyeceğinden aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/10/2023 gün ve 2023/35 Esas - 2023/446 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-Davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,10-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 7-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 137,00-TL posta ve tebligat masrafı ile 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 875,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 8-Davalı şirket tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), 10-Davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 11-Davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde anılan davalıya iadesine, 12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 22/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.