İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ...' nın diğer davalı ......' nın anlaşmalı ve resmi toptancısı olduğunu, perakende satış yapan müvekkilden, ......' ya ait ürünlerin siparişi karş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/978 KARAR NO : 2025/1929 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/01/2022 NUMARASI : 2021/169 Esas - 2022/64 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ...' nın diğer davalı ......' nın anlaşmalı ve resmi toptancısı olduğunu, perakende satış yapan müvekkilden, ......' ya ait ürünlerin siparişi karşılığında 40.000,00 TL bedelli 4 adet senet aldığını, ... ... bu senetleri ...' yo mol karşılığı ciro ettiğini, ... ... aracılığı iie ...' dan sipariş edilen 4 adet senet karşılığı ürünler müvekkiline teslim edilmediğini, sonrasında diğer davalı ...bu senetieri müvekkilden tahsil cihetine gittiğini, bedelsiz kalan senetlerin ödenmesini ihtirazı kayıtla" haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, davacı müvekkil tarafından sipariş olunan boyalara karşılık olarak keşide edilen senetlerin; keşidecisi ..., muhatabı ... ... Ltd.Şti olan, 30/01/2020 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli, keşidecisi ..., muhatabı ... ... Ltd.Şti olan, 15/02/2020 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli, keşidecisi ..., muhatabı ... ... Ltd.Şti olan, 18/03/2020 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli, keşidecisi ..., muhatabı ... ... Ltd.Şti olan, 15/04/2020 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli, verilen senetlerin, ödeme konusu malların teslim süresinde teslim edilmemesi ile siparişin iptal olduğundan borcun olmadığından müvekkile iade edilmesi hususunda Eyüpsultan 2. Noterliğinin 27.11.2019 tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile davalılara bildirildiğini, senetlerin iadesini davalı ... ... ve ......' don talep etmiş, ancak davalıların senetlerin iadesine yanaşmamış olduklarını, senet bedelleri, ağır icra ve haciz tehdidi altında davalı ......' ya ödenmiş olduğunu, davacı müvekkilden haksız ve kötü niyetli bir şekilde tahsil olunan senet bedellerinin iadesi amacıyla İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış olup, davalılardan ...... tarafından haksız ve mesnetsiz şekilde yapılan borca itiraz neticesinde takibin durdurulmuş olduğunu, icra takibinin devamına karar verilmesini, borçlunun haksız olan itirazının iptali ile takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili hakkında, istanbul 18. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasıyla takip başlatılmış olup takibe süresi içerisinde itiraz ettiklerini, davcının, diğer davalı ... ... ile aralarında mat alım satımına ilişkin ticari ilişki olduğunu, 4 adet 10.000,00 TL ' lık senet keşide ettiğini, senetler de ... ... tarafından ......'ya keşide edildiğini, müvekkili şirketin senetleri haksız olarak tahsil ettiğini belirttiğini, ayrıca davacı tarafından söz konusu senetler tahsil edilmeden noterden davalılara gönderilen ihtarnameyle senetler üzerine ihtirazı kayıt konulduğunu bunun müvekkilin "senet sebepten yoksundur" ilkesine dayanmasını engelleyeceğini iddia ettiğini, müvekkili şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmayan davacının iddialarının, müvekkili bakımından hukuki bir bağlayıcılığı bulunmadığından reddi gerektiğini, ayrıca davacı tarafından diğer davalı şirket ime mal alımına ilişkin bir anlaşma yapıldığı bu anlaşmaya karşılık olarak da davacı tarafından bahsi geçen senetlerin keşide edildiğini, ancak davacı tarafından böyle bir anlaşmanın varlığına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle müvekkili hakkında açılmış bulunan iş bu itirazın iptali davasının reddine, alacaklı hakkında % 20 tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı ... - ...Ltd. Şti'yi davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Davalı ...... bakımından somut olayda, dava konusu çeklerin davalı lehtarar... tarafından davalı ......'ya, çekin bedelsizliğini bildiğini ve davacı keşidecinin zararına hareket ettiğinin kanıtlanması gerekir. Çeklerin bedelsizlik durumu davalı lehtarar ... ile davacı arasında olduğundan, hamil davalı ...... çekleri iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini göstermez. Alınan bilirkişi raporunda da davalı ...... ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı, davalı ...... 'nın kötü niyetini kanıtlamadıkça, bedelsizlik iddiası ile davalı ......'ya karşı talepte bulunamayacağı gözetilerek davalı ...... yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacının kötüniyetli olduğu ispat edilmediğinden, davalı ......'nın tazminat isteminin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; anılan ihtarname ile senedin borç ihtiva etme özelliğinin yitirildiğinin vade tarihinden önce davalılara bildirildiğini, bu bildirimin hukuken "ihtirazi kayıt" niteliğinde olduğunu, anılan ihtarname üzerine, davalılardan ......'nın, bölge satış müdürleri aracılığı ile davacıya ulaşıldığını ve söz konusu senetlere karşılık sipariş olunan malların tesliminin doğrudan fabrikadan yapılacağının davacıya şifahen ve defalarca bildirildiğini, ancak vaat olunan mal tesliminin yapılmadığını, senet bedellerinin, ağır icra ve haciz tehdidi altında davalılardan ......'ya ödendiğini, ......'nın ileri sürdüğü iddiaların tümüyle gerçeklikten uzak olduğunu, sadece borçtan kurtulma ve kaçınma arayışında olduklarını, davalılardan ...... ile davacı arasındaki ticari ilişkinin varlığının dava dosyasında önem arz eden bir husus olmadığını, davalı ... ...'nın, davalı ......'nın ürünlerini anlaşmalı ve resmi toptancısı olarak sattığını, bu hususun davacıdan haksız şekilde tahsil edilen senet bedellerinin iadesini talep etmek için yeterli olduğunu, aksi yöndeki beyanlara hiçbir şekilde itibar edilmemesi gerektiğini, bilirkişi raporu ile davalı ... ...'nın davalı ......'ya 888.958,03 TL tutarında borçlu olduğunun tespit edildiğini, bu noktada, davalı ......'nın işbu borcun bir kısmının tahsili amacıyla 4 adet senet ile peşinen ödenen ürünlerin teslim edilmediğini bilmesine rağmen davacıdan haksız şekilde tahsil ettiğinin sabit hale geldiğini, eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, tahkikata yardımcı olur nitelikte dahi olmadığını, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kısmen kaldırılmasını ve ... A.Ş. bakımından davanın kabulü ile İstanbul 18. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin devamına karar verilmesi gerektiğini, likit olan alacağa haksız olarak itiraz eden davalı ... Şirketi'nin % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; icra takibine konu edilen bonoların avans bonosu olduğu ve davacının borcu bulunmadığı gerekçesiyle icra baskısı altında ödenen bedelin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller çerçevesinde davanın reddine kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa konu uyuşmazlık takip konusu bonolar nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı, ödediği bedelin iadesinin gerekip gerekmediği noktalarındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "Kadıköy 16. Noterliğini 06.09.2020 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, haksız tahsil edilen bedellerin iadesi" nedeniyle 40.000,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 23.10.2020 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı tarafça, davalı ... Ltd. Şti. ile davalı ... A.Ş. arasında bayi toptancılık ilişkisi bulunduğu, kendisinin alt bayi parekendeci olduğunu, davalı ... A.Ş.'ye ait ürünleri almak için, davalı ... Ltd. Şti.'ye 4 adet senet verdiğini, davalı davalı ... Ltd. Şti.'nin de senetleri ... A.Ş.'ye ciroladığını ve hakkında takip yapıldığını, icra baskısı altında senet bedellerini ödediğini ancak sipariş edilen boyalar teslim edilmediğinden, ödediği bedelin iadesi için yaptığı takibe davalı ... A.Ş. tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.Söz konusu senetleri incelenmesinde, keşidecisi davacı, lehtarı davalı ... Ltd. Şti., 15.04.2020 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli, 15.03.2020 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli, 31.01.2020 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli, 15.02.2020 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli oldukları senetler üzerinde malen kaydı olduğu görülmüştür.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede; dava konusu senetlerin davalı ... Ltd. Şti.'ye verildiği, diğer davalı ... A.Ş. Arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, davalı ... A.Ş.'nin defterlerin de de davacı adına kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun778-1-a maddesi atfıyla bonolarda da uygulanması gereken aynı yasanın 687/1. maddesine göre, poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Buna göre, bononun bile bile borçlunun zararına hareket edilerek iktisap edilmesi halinde bono nedeniyle kendisine başvurulan kişi, önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri sürebilir. Bu durumda hem hamilin senet borçlusunun zararına hareket ettiği hemde defi olarak dayanılan temel ilişki nedeniyle senedin bedelsizliği ispatlanmalıdır.Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür Bu kapsamda bononun teminat senedi olduğunu veya bedelsiz kaldığını iddia eden davacının, öncelikle bu iddiasını yazılı delille ispatlaması ve bundan sonra da senedi elinde bulunduran hamilin iyiniyetli hamil olmayıp, bonoyu iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlaması gerekir. Diğer taraftan hamilin bonoyu elinde bulundurma nedenini açıklama ve bu hususu ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü bononun “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Somut uyuşmazlıkta, ispat yükü üzerinde olan davacının bonoların hamili takip borçlusu davalı ... A.Ş.’nin davacı keşideci ve davalı lehtar ... Ltd. Şti.' arasındaki hukuki ilişkiyi bilebilecek durumda olup, dava konusu bonoların bedelsiz olduğunu bile bile bonoları iktisap ettiğinin dosya kapsamı itibari ile ispat edilemediği gibi, kambiyo senetleri illetten mücerret olup bononun davalının ticari defterinde kayıtlı olup olmamasının senedi hükümden düşürmeyeceği, bu hususun başlı başına kötü niyeti ispatı olarak kabul edilemeyeceğinden, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.17/12/2025