11. Hukuk Dairesi 2016/3473 E. , 2017/5704 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2015 tarih ve 2014/491-2015/542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2016/3473 E. , 2017/5704 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/11/2015 tarih ve 2014/491-2015/542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili; müvekkillerinin ... ilçesinde 'İstanbul Pazarı' adı altında tuhafiye/konfeksiyon/ev ürünleri/hediyelik eşya vb. ürünlerin parakende ticareti ile iştigal ettiklerini, bu ünvanın 1979 tarihinden beri babaları adına tescilli olduğunu eskiye dayalı kullanıma ve önceki tarihli tescilli ticaret unvanına bağlı üstün hak sahipleri olduklarını ileri sürerek davalıya ait 2012/19935 sayılı “İstanbul Pazarı” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; 'İstanbul Pazarı' ibaresinin TPE nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, yıllardır www.istanbulpazari.com.tr adlı internet sitesinde e-ticaret yaptığını, davacı tarafça ticaret ünvanı olarak tescil edildiği iddia edilen 'İstanbul Pazarı' ibaresinin markasal kullanımının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların markayı dar bir çevrede eski tarihlerden beri kullandığı, eskiye dayalı kullanım hakkının korunmaya devam edeceği, ancak davalının da markayı tescilli olarak kullandığı ve yatırım yaptığı, davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği ve KHK 8/3. maddesi itibariyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.