7. Hukuk Dairesi 2010/2096 E., 2011/67 K. 7. Hukuk Dairesi 2010/2096 E., 2011/67 K. - KAZANDIRICI ZAMAN AŞIMI ZİLYETLİĞİ- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 36 ] "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı M.. Y.. ve S.. mirasçısı İ.. Y.. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 105 ada 61, 69, 109 ada 25 ve 33 parsel sayılı sırasıyla 6.917…
7. Hukuk Dairesi 2010/2096 E., 2011/67 K. **7. Hukuk Dairesi 2010/2096 E., 2011/67 K.** **- KAZANDIRICI ZAMAN AŞIMI ZİLYETLİĞİ**- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 36 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı M.. Y.. ve S.. mirasçısı İ.. Y.. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 105 ada 61, 69, 109 ada 25 ve 33 parsel sayılı sırasıyla 6.917,96 m2, 5.990,50 m2, 38.349,44 m2 ve 8.008,30 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Z.. T.. adına tespit edilmiştir. Davacılar S.. Y.., M.. Y.. ve İ.. Y.., tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacı S.. Y.. ile davalı Z.. T..'un ölmeleri üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Mahkemece verilen kesin süreye rağmen süresinde keşif avansının yatırılmaması nedeniyle davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı M.. Y.. ve S.. mirasçısı İ.. Y.. tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunma, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre somut olayda kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kural olarak 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmünün bir davada uygulanabilmesi için kanıtlama yükümlülüğünün keşif giderlerini karşılamak üzere kendisine önel verilen gerçek ya da tüzel kişiye ait olması, uyuşmazlığın çözümünde taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, ilgilinin kendisine verilen makul önel ya da koşullarının varlığı halinde verilen kesin önel içerisinde özrü olmaksızın keşif giderlerini yöntemine uygun biçimde mahkeme veznesine depo etmemiş olması gerekir. Somut olaya bakıldığında, 11.6.2009 tarihli oturumda, tüm davacıların hazır bulunmadığı ve davacıların vekille temsil edilmedikleri halde, davacıların vekiline hitaben kesin önel verilmiş, oturuma katılmayan davacılar M... E.., H..., İ... Y.., M... K... ve M… … M… …'na ise keşif giderlerini yatırmaları için ihtarat yapılmamış, mahkeme heyetine ait yolluğun hakim, katip ve mübaşire ait ücretler ayrıntılı olarak gösterilmemiş, yerel bilirkişileri, tespit bilirkişileri, fen ve ziraat bilirkişileri için davetiye gideri hesaplanmamış, öte yandan kesin süre ile keşif günü arasında davetiyelerin tebliği için makul bir süre bırakılmamıştır. Bu olgular gözetildiğinde mahkemece verilen önelin yöntemine uygun nitelikte olduğundan söz edilemez.