T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/477 Esas KARAR NO: 2026/640 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/681 Esas- 2025/1018 Karar TARİH: 18/12/2025 DAVA: Ticari defterlerin ziyaı halinde belge verilmesi KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/477 Esas KARAR NO: 2026/640 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/681 Esas- 2025/1018 Karar TARİH: 18/12/2025 DAVA: Ticari defterlerin ziyaı halinde belge verilmesi KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davacı şirkette hiç pay devri yapılmadığından envanter sayımında ortaklar pay defterinin bulunamadığı tespit edildiğini, pay devri yapılacak olduğundan ve bu durumun pay defterine işlenmesi gerekeceğinden ortaklar pay defterinin zayi olması nedeniyle pay devri yapılamadığını, ortaklar pay defterinin zayi olması nedeniyle zayi belgesi verilmesini beyan ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/12/2025 tarih ve 2025/681 Esas- 2025/1018 Karar sayılı kararında;"....Yukarıda açıklanan hususlar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; talep dilekçesindeki açıklamalara ve duruşmadaki beyanlara göre talep eden şirketin pay defterinin defterinin kaybedildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere uyuşmazlığın hukuki niteliği dava dilekçesin deki açıklamalara göre değerlendirilir. Buna göre somut olayda pay defterinin yitirilmesinin yasanın aradığı esasen mücbir sebepler olan yangın, sel ve deprem nedenlerine girmediği gibi; yasadaki gibi ifadesinden mütevellit her türlü tedbir ve dikkate rağmen defter in irade dışında kayıp edildiğine yönelik bir husus da bulunmadığı, esasen karar defterinin kendiliğinden kaybedilmesine hukuki sonuç bağlanmasının talep edildiği anlaşılmıştır. Ne var ki; talebin bu haliyle yasal bir dayanağı bulunmadığından hukuki olarak karşılanamayacağı, 6102 Sayılı TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tacir sıfatına haiz olan talep eden şirketin temsilcisinin ticari defter lerin saklanması ve korunması bakımından 6102 sayılı TTK'nin 18/2 maddesi ğereğince tacir olmanın hüküm ve sonuçları bakımın dan basiretli bir iş insanı gibi hareket etme yükümlülüğünü ve sorumluluğunu yerine getirmediğinden vaki hadisenin meydana geldiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, ileri sürülen sebep 6102 sayılı TTK'nin 82/7 kapsamına girmediği gibi, mahke memizin şirketin faaliyetlerini ve işlerini sürdürmesinin temini bakımından pay defteri düzenlenmesinin sağlanmasına yönelik yasal olarak bir görev ve yetkisinin de bulunmadığı anlaşılmakla işbu talebin esastan reddine karar verilmek suretiyle 6100 sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. (AY.9, 36, 138/1, 141/4, TMK, 1, 2, 6, TTK, 16/1,18/2, 64, 82/1/d, 82/7, HMK, 25,26, 27, 29, 30, 31,33, 146, 187, 190,194, 198, 320,322,382,385,).."gerekçesi ile, ''1-)Davanın/Talebin REDDİNE, 2-)Yapılan giderlerin (talebin çekişmesiz yargıya tabi olması nedeniyle) talep eden üzerinde bırakılmasına,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin daha önce şube kapanışı ve merkez nakli gibi işlemler yaptığını, delil listelerinde ticaret sicil kayıtlarına dayanıldığını, ekte Ticaret Sicil Müdürlüğü internet sayfasından alınmış ilan bilgileri sunulduğunu, müvekkil şirketin şube kapanış ve merkez nakli işlemleri yaptığı görüldüğünü, müvekkil şirket 2002 yılında iki ortaklı olarak müvekkil şirket yetkilisi ve eşi kurulduğunu, bugüne kadar hiç pay devri yapılmadığından pay defterine ihtiyaç da olmadığını, müvekkil şirket yaptığı envanter sayımında pay defterinin zayi olduğunu fark ettiğini ve hemen mahkemeye başvuru yaptığını, davacı şirketin yetki lisi... ile şirketin diğer ortağı olan eşi... Sakarya 2. Aile Mahkemesinin ekte örneği sunulan ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, anlaşmalı boşanma ilamı gereği...'ın davacı şirketteki hissesini müvekkil şirket yetkilisine devretmesi gerektiğinden taraflar arasında ekte örneği sunulan noter hisse devir sözleşmesi yapıldığını, hisse devrinin tescil ve ilanı için pay defterine işlenmesi gerekmekte olduğunu, müvekkil şirketin 2002 yılında kuruluşunda tasdik ettirdiği pay defteri zayi olduğundan hisse devri pay defterine işleneme diğini ve bu nedenle tescil ve başvuru işlemleri de yapılamadığını, zayi belgesi olmaksızın noterlikçe yeni defter tasdiki de yapılmadı ğını, şirketin eşler arasında iki ortaklı olması ve devrin de rızaen eşler arasında yapılması nedeniyle pay defterinin zıyaı nedeniyle üçüncü bir kişinin menfaatinin de ihlalinin söz konusu olmadığını, pay defterinin Vergi Usul Kanunu kapsamında tutulması zorunlu bir bilanço defteri olmaması, TTK kapsamında tutulması zorunlu bir defter olması nedeniyle müvekkil şirketin pay defterini zayi ettiği iddiasından kendi lehine bir menfaat temininin mümkün olmadığını, dolayısıyla müvekkil şirketin pay defterini zayi ettiği iddiasından elde edeceği bir menfaat veya üçüncü bir kişinin herhangi bir hakkının ihlal olması durumu söz konusu olmadığından zayi iddiasının samimi olmadığından bahsedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, TTK 82/7 maddes uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerin zayi olduğuna dair belge verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ..... uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanması nı da emredebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıdaki düzenleme uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler için zayi belgesi verilebilmesi, defter ve belgelerinin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunmasına, ayrıca zıyanın, tacirin iradesi dışında bir durum nedeniyle meydana gelmiş olmasına bağlıdır. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili tarafından dava konusu ortaklar pay defterinin davacı şirketin şube kapanışı ve merkez nakli gibi işlemler yaptığı sırada zayi olduğunu ileri sürülerek zayi belgesi verilmesinin talep edildiği, ancak zıyaa durumunun maddede sayılan veya benzeri sebeplerden ileri geldiğinin iddia edilmediği gibi, Mahkemece de isabetli bir şekilde açılandığı üzere basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davacının ticari defter ve belgelerini muhafaza etmek için gerekli dikkat ve özeni göstermediği, kontrol etmediği ve tüm özeni göster mesine rağmen kaçınılmaz sebeplerle zayii olgusunun gerçekleştiğini ispat edemediği, bugüne kadar pay devri yapılmaması ve deftere ihtiyaç duyulmaması sebebiyle zayi durumunun yeni fark edilmesinin tacirin dikkat ve özen yükümlülüğünü ortadan kaldırma dığı dikkate alınarak Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.