İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/01/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirketinin, 12.06.2024 tarihinde davalı şirkete 1 adet 2024 model ... (...) otomobil siparişinde bulunduğunu, 06.06.2024 tarihinde 2.000.000 TL tutarında kapora bedelini davalı şirketin banka hesabına yatıran müvekkili şirketin 11.07.2024 tarihinde davalı şirket yetkilileri tarafından otomobilin, davalı şirketin yetkili bayisi olan ... A.Ş. ... Şubesi’nde hazır olduğu ve ödemenin tamamlanmasının ardınd…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/33 KARAR NO: 2026/26 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/09/2025 NUMARASI: 2025/3 Esas 2025/565 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/01/2025 İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/01/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirketinin, 12.06.2024 tarihinde davalı şirkete 1 adet 2024 model ... (...) otomobil siparişinde bulunduğunu, 06.06.2024 tarihinde 2.000.000 TL tutarında kapora bedelini davalı şirketin banka hesabına yatıran müvekkili şirketin 11.07.2024 tarihinde davalı şirket yetkilileri tarafından otomobilin, davalı şirketin yetkili bayisi olan ... A.Ş. ... Şubesi’nde hazır olduğu ve ödemenin tamamlanmasının ardından otomobilin kendisine teslim edileceğine dair yapılan bildirimin ardından Garanti Bankası ...Şubesi’nden taşıt kredisi kullandığını, bakiye 14.450.172- TL tutarındaki bedeli de 11.07.2024 tarihinde davalı şirketin banka hesabına yatırdığını, 11.07.2024 tarihi itibariyle toplam 16.450.172 TL ödeme yapan müvekkil şirketin, araca ait tescil işlemlerinin tamamlanması amacıyla 11.07.2024 tarihinde ayrıca davalı şirketin yetkili bayisi olan ...'in banka hesabına, araç tescil masrafı olarak da 5.410-TL yatırdığını, davalı şirketin dava konusu otomobili, daha önce kararlaştırılan 11.07.2024 tarihinden 15 gün geç teslim etmesi nedeniyle müvekkilinin Bankaya fazladan 264.794-TL tutarında faiz bedeli ödemek zorunda kaldığını, bu tutarın davalı tarafından karşılanmadığından icra takibi başlattıklarını ileri sürerek davalının itirazının iptaline, %20 oranında inkâr tazminatı ödenmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacının iddialarının aksine satış sözleşmesi imzalanması akabinde 25.07.2024 tarihinde araç faturası kesilerek 26.07.2024 tarihinde aracın davacıya teslim edildiğini, dava dilekçesinin ekinde yer alan sipariş formunda dava konusu aracın teslim tarihinin kesin olarak belirlenmediği ve ön görülen teslim tarihinin değişiklik gösterebileceğinin belirtildiğini, davacının ödemeyi yaptığı aynı gün teslimatın yapılması gerektiği şeklindeki iddiasının ticari hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, davacının kendi uhdesinde karar vererek başvurduğu krediye yapılan ödeme ile teslim tarihi arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunmadığını, davacı tarafından kullanılan kredi banka ile davacı arasındaki finansman ilişkisinden ibaret olduğunu, bu ilişkiden kaynaklı tüm sorumluluk faiz yükü ve diğer masraflar davacıya ait olup bu sebeple müvekkil firmaya herhangi bir sorumluluğun yüklenilemeyeceğini, belirterek davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacı taraf, davalıdan 12.06.2024 tarihinde davalı şirketten 1 adet 2024 model ... (...) otomobil siparişinde bulunduğu; taraflar arasında düzenlenen sipariş formunda aracın teslim tarihinin 11.07.2024 olarak gösterildiğini, bu tarihten önce ... bankasından 14.450.172- TL kredi çektiklerini ve teslim tarihinde toplam 16.450.172-TL ödemede bulunduklarını, 12/07/2024 tarihinde teslim hakkında bilgi talep ettiklerini, ancak davalı şirket tarafından faturanın 25/07/2024 tarihinde düzenlenmesi nedeniyle aracın fiilen tesliminin 26/07/2024 tarihinde yapıldığını, 11/07/2024-26/07/2024 tarihi aralığında bankaya kredi nedeniyle ödemek durumunda kaldıkları faiz bedelini davalıdan talep etmekte ise de sipariş formunda;sipariş için öngörülen teslim tarihinin boş bırakıldığı, altta yer alan açıklamada öngörülen teslim tarihinin değişiklik gösterebileceğinin beyan edildiği, sipariş formunda davacının iddiası gibi belirli bir teslim tarihi bulunmadığı, bu formun davacının da kabulünde olduğu, davacının kredi kullanımının ve faiz oranı ve başlangıç tarihi seçiminin kendi sorumluluğunda olduğu anlaşılmakla 15 günlük gecikmeden kaynaklı faizden davalının sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili; 11.07.2024 tarihinde müvekkile yaptığı bildirim ile otomobilin teslim tarihini, müvekkil şirket tarafından bakiye satış bedelinin ödenmesi koşuluna bağlayan davalı şirketin, söz konusu bakiye bedelin müvekkil şirket tarafından 11.07.2024 tarihinde ödenmesine rağmen dava konusu otomobili 26.07.2024 tarihinde teslim etmesi nedeniyle müvekkil şirketin, 11.07.2024 tarihinde çektiği toplam 14.450.172-TL bedelli taşıt kredisi için 11.07.2024 - 26.07.2024 arasını kapsayan 15 günlük dönem için toplam 264.794- TL tutarında fazladan faiz ödemek durumunda kaldığını, Bankaya yaptığı 264.794- TL tutarında faizi ödemesine davalı sebeb olduğundan bu miktar bakımından davanın kabulüne karar verilmesini talep etmektedir. Davacı; 11.7.2024 tarihinde davalı tarafça otomobilin hazır olduğunu bedeli ödendiğinde teslim alınabileceğini bildirdiğini ,bu bildirim üzerine bedelini karşılayabilmek açısından bankadan kredi kullandığını ,bildirime uyulup zamanında teslim yapılmadığından 15 günlük fazladan faiz ödendiğini ,bu faiz zararından bankanın sorumlu olduğunu ,e-posta yazışmalarının bunu doğruladığını ileri sürmektedir.Davacı tarafça sunulan 11 temmuz tarihli e-postada tescil masrafının yatırılması istenilmiş, 12 temmuz tarihli e-postada da aracın faturasının sisteme henüz düşmediği, düştüğünde hemen bilgi verileceği davacıya bildirilmiştir. Davalının aracın teslimi için bir kısım masraf veya ödeme talep etmesi teslim taahhüdü anlamına gelmemektedir. Kredi kullanımı davacının ticari tercihinin bir sonucu olup,kesin bir vade belirlenmediğinden davalının teslimde geciktiği kabul edilemeyecektir.Kesin teslim tarihi de belirlenmediğinden kredi kullanımı faiz alacağını davalıdan talep hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/01/2026