İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın müvekkili şirketle yapm…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/556 KARAR NO:2026/617 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:24/03/2022 NUMARASI:2019/38 Esas - 2022/276 Karar DAVA:İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın müvekkili şirketle yapmış olduğu 12.04.1996 tarihli sözleşmeyi de kapsayan 13.03.1999 tarihli protokolü, her üç davalı/borçlu'nun da kefil olarak imzaladığını, Müvekkilinin ... dahil alacağının bir kısmı için tüm davalı borçlular aleyhine ... numarasıyla icra takibi başlattığını ve başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, Diğer taraftan ... mal kaçırmak amacıyla kendine ait markasıyla birlikte mal varlığını ... A.Ş.ye devrettiğini, bunun üzerine müvekkilinin, huzurdaki dava konusu 13.08.1999 tarihli protokole İstinaden ... A.Ş. İle ... A.Ş'ne Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... numarası ile tasarrufun iptali davası açtıklarını, Açılan iş bu davada 13.08.1999 tarihli sözleşmeye istinaden yapılan icra takibinin geçerli olduğunun tespit edildiğini ve müvekkili lehine tasarrufun İptaline karar verildiğini,Yargıtay'ın da 15.04.2004 tarihli ... numarası ile mahkemenin kararını onadığını, kararın Yargıtayca kesinleşmesinden sonra müvekkilinin davalının ..., davalı borçlular dahil diğer borçlular aleyhine 13.08.1999 tarihli sözleşmeye İstinaden bakiye alacağı için 10 senelik zamanaşımı dolmadan 07.06.2006 tarihinde ... (yeni ...) numarasıyla icra takibi başlatıldığını; ancak davalı borçluların icra takibine hem zamanaşımı bakımından hem de protokolü imzalamadıklarına İlişkin İtiraz ettiklerini, yapılan bu itirazın yersiz olduğunu beyan ederek davalı borçluların icra takibine yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz İtirazın iptalini, davalılar aleyhine başlatılan icra takibinin devamını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.sss talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin takibe dayanak evrakları sunmadan müvekkillerinin kefil olduklarını iddia ederek müvekkilleri hakkında icra takibi başlattığını, asıl borçlu olduğu belirtilen şirket hakkında kesin aciz vesikası alınmadan kefil aleyhine herhangi bir takip işlem yapılamayacağını, alacaklı şirketin dava dilekçesinde de belirttiği gibi önce kısmi bir icra takibi başlatıldığını ve bu dosya üzerinden geçici aciz vesikası alındığını, bakiye olduğu iddia edilen alacak üzeriden dava dışı borçlu şirkete karşı bir icra takibi yapılmadığını ve aciz vesikası da alınmadığını, alacaklı şirketin BK 585 Mad. Aykırı davrandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının mahkeme dosyasına sunduğu tasarrufun iptali davası ve kesinleşen yargıtay kararlarında müvekkilinin taraf olmadığını, kesinleşen hükmün de müvekkilinin davacıya borçlu olduğu yönündeki iddia ile hiçbir ilgisinin bulunmadığnı beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Mahkememizin 06/04/2021 tarihli oturumunun (1) nolu ara kararında eksik harcın tamamlanması, tamamlanmadığı takdirde açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtar edildiği; davacı vekilince süresinde eksik harcın tamamlanmadığı; yine mahkememizin 06/07/2021 tarihli oturumuna taraf vekillerince mazeret dilekçesi sunulduğu; ancak, bir önceki celsenin (1) nolu ara kararında gerekli ihtarın yerine getirilmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı, (3) aylık kesin sürede de dosyanın harç eksikliği tamamlanarak yenilenmediği de görülmekle; HMK'nın 322-(4) maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin,tamamlanmasını istediği harç, usul ve yasaya aykırı şekilde hesap ve tespit edildiğinden, verilen kesin süre geçersiz olduğunu, gerek davaya dayanak icra takibinde, gerekse de dava dilekçesinde harca esas değer 276.000 TL olarak belirtildiğini ve davanın bu meblağ üzerinden ikame edildiğini, mahkemenin ise dava esas değerini, her nasılsa hatalı olarak 5.832.153 TL tespit ettiğini ve buna bağlı olarak da, ikmal edilmesi gereken harcı 96.265,21 TL hesapladığını, takip talebinde talep ettiklerinin 276.000 TL'den fazla olsa dahi, itirazın iptali davasında harca esas değeri 276.000 TL olarak belirttiklerini ve bu kısım yönünden itirazın iptali talep ettiklerini, harca esas değerin, her halükarda 276.000 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini, itirazın kısmen iptalini talep etmelerine bir engel bulunmadığını, eksik ödenen ve tamamlanması gereken bir harç bulunmadığını, 06/04/2021 tarihli duruşma zaptı, avukat olmayan, müvekkili şirketi temsil yetkisi olmayan ...'a 11/04/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, ...'ın 29/12/2020 tarihinde Başkale Noterliğine atandığını ve avukat sıfatını kaybettiğini, dolayısıyla tebliğ tarihinde avukat sıfatı ve müvekkili temsil yetkisi olmayan kişiye yapılan tebligat yok hükmünde olduğunu, ...'ın Başkale Noterliğine atandığına dair 29 Aralık 2020 tarihli resmi gazete, taraflarınca daha evvel sunulmuş olup, dosyada mübrez olduğunu, İstanbul Barosuna, Türkiye Barolar Birliğine ve Türkiye Noterler Birliğine müzekkere yazılarak, ...'ın ne zaman noter olduğu ve baro kaydının ne zaman silindiğinin, avukat sıfatını ne zaman kaybettiğinin sorulmasını, böylece ...'a yapılan tebligatının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etiklerini, Mahkemece hesaplanan harç miktarı hatalı ve hukuken sonuç doğurmayacak nitelikle olmakla birlikte ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla, avukat sıfatı ve müvekkili temsil yetkisi olmayan ...'a yapılan tebligattan haberi olmadığını ve harcın ikmal edilemediğini ve karara itiraz edilemediğini, hak arama hürriyeti, hukuki dinlenilme, adil yargılanma ve ispat haklarının ihlal edildiğini, 06/07/2021 tarihli duruşmadan, aynı gün sabah tesadüfen haberdar olduklarını, aynı gün 06/07/2021 tarihili dilekçe ile Uyap üzerinden sunularak; mesleki mazereti ile ...'ın 29/12/2020 tarihinde noter olduğu, avukatlık mesleğini bıraktığı ve müvekkili temsil yetkisi olmadığı, yapılan tebligatın geçersiz olduğu hususunun, ekinde 09/12/2020 tarihli resmi gazete ile birlikte mahkemeye bildirildiğini, 06/07/2021 tarihli duruşmada, talep ve mazeret hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermediğini, yalnızca harç ikmal edilmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verdiğini, mahkemenin, tebligatın geçersizliği hakkındaki beyan ve talepleri değerlendirmesi, ...'a yapılan tebligatın yok hükmünde olduğunu tespit ettikten sonra, davacı şirketin tek vekili olarak tarafına tebligat yapması gerekmekteyken, eksik ve hatalı inceleme neticesinde karar tesis edildiğini, bu nedenle ...'a 04/11/2021 tarihinde yapılan tebligatın, usulsüz bir tebligat değil, yok hükmünde olduğunun tespit ve kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılması, muhatabına usulüne uygun tebligat yapılarak, eğer eksik harç var ise tarafımıza yeniden süre verilmesi gerektiğini, HMK'da duruşma günün uyaptan öğrenilmesi şeklinde bir usul bulunmadığını, dosya taraflarınca, süresinde ve usulüne uygun olarak yenilenmiş olduğundan, mahkemenin 13/10/2021 tarihli ara kararının hatalı ve yasaya aykırı olduğunu, 06/07/2021 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra, dosyanın taraflarınca 04/08/2021 tarihinde bir ay içinde yenilendiğini, bunun üzerine, mahkemece 05/08/2021 tarihli yenileme tensip tutanağı düzenlendiğini, davanın kaldığı yerden devamına karar verildiğini, 07/12/2021 tarihli yeni duruşma günü tayin edilmiş ve yenileme tensip tutanağı taraflara tebliğ edilerek tarafların duruşmaya davet edildiğini, 07/12/2021 tarihli duruşma günü gelmeden, mahkemenin bu kez dosyayı resen ele aldığını, duruşma yapmadan, dosya üzerinden yaptığı inceleme ile 13/10/2021 tarihli ara kararı oluşturduğunu , bu kararın da açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, takip açılırken 1.380,00 TL peşin harç yatırıldığını , itirazın iptali davası ikame edilirken de, icra dairesine yatan harcın mahsubu ile mahkeme veznesine 3.333,39 TL nispi peşin harç yatırıldığını, bu itibarla, eksik ödenen bir harç söz konusu olmadığını, dolayısıyla, bir ay içinde dosyanın harçsız yenilenmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, Mahkemenin 13/10/2021 tarihli ara kararı ile 05/08/2021 tarihli yenileme tensip tutanağından dönerek ve tayin ettiği 07/12/2021 tarihli duruşmayı yapmayarak, dosya üzerinden dosyayı işlemden kaldırdığını ancak, 13/10/2021 tarihli ara karar taraflara tebliğe çıkarılmadığını, 13/10/2021 tarihli ara karardan altı ay sonra ise, istinafa konu; 13/04/2022 tarihli nihai karar tesis edildiğini, 13/10/2021 tarihli ara kararın taraflara tebliğe çıkarılmadan gerekçeli karar yazılmasının da usul hukukuna aykırı olduğunu, yapılan yenileme tensip tutanağının tebligatının usulsüz olduğunu, 13/10/2021 tarihli ara karara itiraz hakları ile dosyayı gerek harçlı, gerekse harçsız yenileme haklarının usulünce kullandırılmadığını, hatta kararın tebliğe çıkarılmaması nedeniyle bir ve üç aylık süreler hiç işlemeye başlamadığını,dolayısıyla hak arama özgürlüğümüz, hukuki dinlenilme ve ispat hakkının ihlal edildiğinden, kararın hatalı olduğunu, yerel mahkemenin, 06/07/2021 tarihli duruşmadan sonraki süreci ve tesis ettiği kararları dikkate almadığını, sonuç olarak, davanın bir ay içinde yenilendiği ve eksik ödenmiş bir harç bulunmadığı dikkate alınarak, öncelikle davanın harçsız yenilenme işlemin usul ve yasaya uygun olduğunun tespit ve kabulüyle davaya kaldığı yerden devam edilmesi gerektiğini, ikmal edilmesi gereken bir harcın bulunduğunun tespiti halinde ise, mahkemenin 06/04/2021 tarihli duruşmada hesap ve talep ettiği harcın hatalı olduğu dikkate alınarak, ikmal edilmesi harcın doğru bir şekilde hesaplanması ve taraflarına usulünce tebliğ yapılarak yeniden süre verilmesi gerektiğini, belirtilen eksiklikler, hatalar giderilmeden ve hukuki prosedür usulünce yerine getirilmeden tesis edilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğundan, kararın kaldırılması gerektiğini beyanla istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/38 E.- 2022/276 K. Sayılı, 13/04/2022 tarihli haksız ve hukuka aykırı kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, davacının dava dışı ... A.Ş. ile imzaladığı ve davalıların kefil olarak yer aldıkları 12.04.1996 tarihli sözleşme ve 13.08.1999 tarihli protokole dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dosyanın incelenmesinde, 06.07.2021 tarihli duruşmada, dava değeri 5.832.153 TL olarak kabul edilerek bu değer üzerinden eksik harcın yatırılmamış olması sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 04.08.2021 tarihli dilekçesinde davanın yenilenmesini talep etmesi üzerine 05.08.2021 tarihinde yenileme tensip tutanağı düzenlendiği ve duruşma günü verildiği, duruşma günü öncesinde 13.10.2021 tarihli ara karar ile davanın sehven harçsız olarak yenilendiği gerekçesiyle 05.08.2021 tarihli tensip tutanağından dönülmesine ve dosyanın HMK'nın 150.maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 24.03.2022 tarihinde de davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Harçlar Yasası'nın 30 ve 32. madde hükümleri gereğince, harca tabi bir davada harç tamamlatılmadan davanın esasına girilemez, ancak bu eksikliğin giderilmesi için ilgili tarafa süre verilmelidir. Mahkemece davacıya harcı tamamlaması için usulüne uygun olarak süre tanınması, yatırılması gerekli harcın miktarının hesaplanarak ilgili muhtıraya derc edilmesi, harcın yatırılması halinde işin esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi, harcın belirlenecek süre içerisinde yatırılmaması halinde ise Harçlar Yasası'nın 30. maddesi gereğince, dosyanın, işlemden kaldırılıp (HMK mad. 150), yasal süresi içinde yenilenmediği takdirde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.Davacı tarafından başlatılan ve davaya dayanak İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü'nün ... (eski ...) sayılı takip dosyasında 12.04.1996 ve 13.08.1909 tarihli protokollere göre 37.920 cm/sütun bakiye ilan alacağının o günkü kur değeriyle 276.000,00 YTL karşılığı 2.278.560 USD asıl alacağın takip tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte 3.738.560 USD nin 07.06.2006 takip tarihinden itibaren işleyecek bankaların dövize verdiği en yüksek oran üzerinden faiziyle tahsili talep edilmiş olup, harca esas değer olarak belirtilen 276.000,00 TL üzerinden icra peşin harcı alınmıştır.Eldeki davada harca esas değer 276.000,00 TL olarak gösterilmiş olup, davacı tarafça bu değer üzerinden peşin nispi harç yatırılmıştır. Mahkemece 3.738.560 USD'nin takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplama yapılarak eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa süre verilmekle birlikte davacı tarafça eksik harç tamamlanmamış ise de eldeki davaya konu itirazın iptali isteminin, 276.000,00 TL'nin takip tarihindeki USD karşılığına yönelik olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026