İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin alacaklarının tahsili amacıyla davalılar aleyhine.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini, davalıların cari hesap ilişkisini inkar etmemekle birlikte kötü niyetli olarak kendilerinin alacak…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/258 KARAR NO: 2026/469 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/09/2022 NUMARASI: 2018/1213 Esas - 2022/550 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 28/12/2018 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin alacaklarının tahsili amacıyla davalılar aleyhine.... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini, davalıların cari hesap ilişkisini inkar etmemekle birlikte kötü niyetli olarak kendilerinin alacaklı olduğunu öne sürdüğünü, ancak bu iddiayı destekler herhangi bir belge sunulmadığını, ispat külfetinin cari hesap ilişkisini kabul edip borca itiraz eden davalılar üzerinde olduğunu, müvekkilinin ipotekli alacağı kanuna uygun olarak temlik aldığını belirterek, davalıların itirazının iptali ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili; davacı tarafından takip öncesi müvekkillerine ihtarname gönderilmediğini,takibin kanuna aykırı olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafından icra takibinde ve işbu dava dilekçesi ekinde cari hesap ekstresi sunulmadığını, bu nedenle alacağın davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, müvekkili şirketin ticari defterleri ve cari hesap kayıtlarına göre davacıya borçlu olmadığı gibi 01.01.2015 tarihi itibariyle davacı şirkete fazla ödemeden kaynaklanan 67.200-TL alacaklı olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında mal ve hizmet satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, ancak taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, satım sözleşmesinin geçerliliğinin ise herhangi bir şekil şartına tabi olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi şeklinde işlediğini,HMK'nın 222/3 maddesi gereğince, ticari defterlerini ibraz etmeyen tarafın, karşı tarafın defterlerinin aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlaması gerektiği, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve birbiriyle uyumlu olduğu, tek farklılığın davacı şirketin kendi kayıtlarında olan davalı şirketin kayıtlarında olmayan 31.05.2013 tarihli ......... numaralı 270.931,05-TL tutarlı fatura içeriği emtia olan ... plakalı aracın dava dışı ... isimli şahısla davalı şirkete teslim edilip edilmediği noktasında toplandığı, faturalara konu hizmetin yerine getirildiğini dair ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davalının cevap dilekçesinde fatura ve fatura konusu malın kendilerine teslim edilmediğini savunduğu, ancak faturaya ekli sevk irsaliyeleri fotokopilerinde teslim alan kısmında davalı şirket çalışanı ...'in isim ve imzası bulunduğu, gerçekten de araca ait mülkiyet kayıtlarında bir dönem aracın ... isimli şahıs adına kayıtlı olduğu ve davalı çalışanı gibi davrandığı, taraflar arasında uzun süre devam eden ticari ilişkiden kaynaklı olarak fatura içeriğinin teslim edildiğinin kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıların takibe itirazlarının iptaline, takibin 115.692,90-TL asıl alacak ve takibe esas asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 115.692,90-TL alacağın %20'si oranında 23.138,58-TL icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalılar vekili; müvekkili şirkete teslim edildiği iddia edilen emtianın taşındığı iddia edilen ... plakalı aracın 28.07.2009 tarihinde ... isimli kişi adına tescil edildiğini, 31.05.2016 tarihli ..., ...., .. numaralı faturaların teslim alan kısmında imzası bulunan ...'in müvekkili şirket çalışanı olmadığını, dolayısıyla fatura konusu emtianın müvekkili şirkete teslim edildiği yolunda dosyada hiç bir delil bulunmadığını, buna rağmen mahkemece hiç bir somut delile dayanılmadan fatura içeriğinin müvekkiline teslim edildiğinin kabul edildiğini, bu nedenle mahkemece davanın kabulü ile likit olmayan alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ...'un ise üst limiti 150.000-TL olan ipotek nedeniyle yargı gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, her durumda müvekkilinin ipotek limiti üzerindeki borçtan sorumlu tutulmayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı ... adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine alacaklı dava dışı ...... ... AŞ lehine, borçlu ... şirketinden olan alacaklarının teminatı olarak 05.11.2007 tarihinde ...yevmiye numarasıyla 150.000-TL tutarlı ipotek tesis edildiği,ipoteğin 16.12.2013 tarihinde ipotek alacaklısı ...tarafından davacı ... şirketine temlik edildiği, davacı tarafça ise diğer davalı ... şirketinden olan açık hesap alacağının tahsili amacıyla borçlu şirket ve ipotekli taşınmaz maliki olan davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, davalıların süresinde borca itirazı üzerine ise işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İpotek, kişisel bir alacağı güvence altına alma amacı taşıması nedeniyle, alacağa bağlı bir haktır. İpoteğin alacağa bağlılığı (feri olması), ipotek hakkının geçerliliğinin, kapsamının ve süresinin teminat altına alınan asıl alacağa sıkı sıkıya bağlı olması prensibidir. Buna göre, alacak sona erdiğinde (ödendiğinde) ipotek de kendiliğinden sona erer. Geçerli bir alacak yoksa, ipotek de kurulamaz.TBK'nın 189. maddesi gereği, alacağın temlik edilmesi ile alacağa bağlı olarak ipotek de yeni alacaklıya kendiliğinden geçer. TMK'nın 891. maddesi gereğince, ipotekle güvence altına alınmış alacağın devrinin geçerliliği, devrin tapuya tesciline de bağlı değildir. Eldeki davada davacı şirket ile ipotek alacaklısı olan dava dışı ...arasında akdedilen alacağın temliki sözleşmesi bulunmamakta olup, alacağın temlikinden bağımsız olarak sadece ...lehine tesis edilmiş olan ipotek hakkı , dava dışı ...tarafından davacı şirkete temlik edilmiştir. 16.12.2013 tarihli ipotek devir akit tablosunda ipotek veren davalı ...'un imzası bulunmadığı gibi, davacı şirketin davalı ... şirketinden olan alacaklarının teminatı olarak verildiğine dair bir hüküm de yer almamaktadır. Bu durumda davacı tarafça dava dışı ...'ın davalı şirketten olan alacağı bakımından ipoteğe başvurulması mümkün olup, davalı ... şirketinin davacı şirkete olan açık hesapdan kaynaklanan teminatsız borcunun tahsili için söz konusu ipoteğe başvurulabilmesi için, ipoteğin davalı ... şirketinin davacı şirkete karşı doğmuş veya doğacak borçlarının teminatı olarak tesis edilmiş olması gerekmektedir. Ancak davalı ... adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine alacaklı ...... ... AŞ lehine 05.11.2007 tarihinde ...yevmiye numarasıyla tesis edilen 150.000-TL tutarlı ipotek akit tablosu getirtilmediğinden, ipoteğin davalı ... şirketinin davacıya olan borçlarının teminatı olarak da verilip verilmediği bilinmemekte dir.Bu durumda mahkemece söz konusu asıl ipotek akit tablosu getirtilerek, davalı şirketin davacıya karşı doğmuş veya doğacak borçlarının ipotek ile teminat altına alınıp alınmadığı üzerinde durularak; davacının belirlilik ilkesi gereği ipoteğe başvuru hakkı olup olmadığı incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanıp değerlendirilmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ./09/2022 Tarih 2018/.... Esas - 2022/.. Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davalılar tarafından yatırılan 2.350-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2026