TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2023 NUMARASI : 2022/152 Esas 2023/317 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/03/2022 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde is…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1287 Esas 2025/1606 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1287 KARAR NO : 2025/1606 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2023 NUMARASI : 2022/152 Esas 2023/317 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/03/2022 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı, ... marka ... en üst donanım araç için davalı tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlendiğini, 04.10.2021 tarihinde meydana gelen kaza sonucu aracın tam hasara uğrayarak pert olduğunu, davalının ekspert incelemesi sonrası 900.000 TL kısmi ödeme önerdiğini, yetersiz ödemeyi kabul etmediklerini, Ocak 2022 itibariyle aynı nitelikteki araçların 2.100.000 — 2.500.000 TL aralığında satışa sunulduğunu, pert aracın hasar tarihindeki rayiç değeri ile dava tarihindeki rayiç değeri arasında fahiş fark oluştuğunu, belirtilen durum ve davalının kusurlu davranışları pert olan aracın dava tarihindeki değerinin esas alınması gerektiğini iddia ederek müvekkiline ait pert halindeki aracın dava tarihindeki rayiç değerinden hurda bedeli düşüldükten sonra ortaya çıkan zararları için şimdilik 100.000 TL'nin kaza tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 06/01/2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini 608.000,00 TL'ye arttırmış, harcı ikmal etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... plakalı araç için genişletimiş kasko katılım sigorta poliçesi düzenlendiğini, bu aracın 04.10.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karışması sonucu yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını, yapılan ekspertiz sonucu aracın rayiç değerinin 900.000 TL olarak belirlenip, davacı şirkete bu miktarı ödemeyi teklif ettiklerini, ancak davacı şirketin yapılan teklifi kabul etmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun hasarın gerçekleştiği Ekim 2021 tarihindeki araç rayiç değeri olan 900.000 TL ile sınırlı olduğunu, bu nedenle davacı şirketin Ocak 2022 rayiç bedellerine göre talepte bulunmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, temerrüt tarihi yerine kaza tarihinden itibaren faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kaza 04/10/2021 tarihinde meydana geldiği, aynı gün ihbar yapıldığı ve davalı 05/10/2021 tarihinde eksper talep edildiği, 08/10/2021 tarihinde eksper raporu düzenlendiği ve davalıya ulaştırıldığı, bu tarihten itibaren 10 iş günlük sürenin sonu olan 23/10/2021 tarihinde Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.4.1 maddesine göre ödeme yapılması gerekmekle birlikte, araç hurdası davacıda kalmış ve aracın hurdaya ayrılmasının gerektiği, Genel Şartlara göre aracın hurdaya ayrıldığına ilişkin belgenin sigorta şirketine teslimi ile birlikte davalı için ödeme yapma yükümlüğünün başlayacağı, tüm bu hallerde dahi Genel Şartların 3.3.4,1 maddesi uyarınca başvuru tarihinden itibaren 45 gün sonunda davalının ödeme yapması gerektiği, somut olayda 05/10/2021 tarihinde başvuru yapıldığı için 45 günlük sürenin sonu olan 18/11/2021 tarihinde henüz dava açılmadan önce tüm zarar için davalının temerrütünün gerçekleştiği, taraflar tacir olduğu için davacının avans faizi talep etmesinin mümkün olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 708.000,00 TL'nin 18/11/2021 olan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya yapılan teklif ile müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, başkaca sorumluluğunun bulunmadığını, kaza tarihi olan Ekim 2021 itibariyle rayiç değerin 900.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sovtajın hatalı tespit edildiğini, davacının Medeni Kanun 2.maddesine aykırı davrandığını, hükmedilen rayiç bedelin fahiş olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; rayiç değerin düşük tespit edildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davalı tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenen araçta kaza sonrası oluşan davacı zararının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Kasko sigorta poliçesini ve aracın ruhsat örneğini içeren hasar dosyası, rehin alacaklısının verdiği cevap, tramer yazı cevabı, bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, trafik tescil kayıtları vs deliller dosya içerisinde mevcuttur. 26/08/2022 tarihli kök ve 002/01/2023 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; davacıya ait aracın kaza tarihi öncesindeki özelliklerine göre ikinci el piyasa değerinin 983.000,00 TL olduğu, aracın tamir gideri 649.668,18 TL olup, hasarlanan araç bölümü de dikkate alındığında aracın tamirinin ekonomik olmadığı ve perte ayrılması gerektiği, bu durumda davacı alacağının miktarı aracın kaza tarihindeki özellikleri dikkate alınarak belirlenen 983.000,00 TL den davacıda kalan aracın hurda bedeli olan 275.000,00 TL mahsup edildiğinde davacının davalıdan tahsili gereken alacağının 708.000,00 TL olduğu bildirilmiştir. Dosya kapsamından, davacı şirket adına ... plaka sayılı olarak kayıtlı olan araç için davalı tarafından kaza tarihi için koruma sağlayan Genişletilmiş Kasko Katılım Sigorta Poliçesi düzenlendiği, 04/10/2021 tarihinde meydana gelen kaza sonucu sigortalı aracın hasara uğradığı, kaza tarihi ile aynı günde durumun sigorta şirketine bildirildirildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda rayiç değerin kaza tarihine göre belirlenmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, araç üzerinde dain-i mürtehin olan rehin alacaklısı tarafından 13/10/2023 tarihli yazı ile rehinin dayanağı kredi borcu ödenerek sona erdirildiği için rehin hakkının sona erdiğinin bildirildiği, bu durumda araç hasar bedelinin davacı tarafından talep hakkının bulunduğu, davacıya ait aracın tramer kayıtları, kullanım özellikleri dikkate alınıp hazırlanan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacıya ait aracın kaza tarihi öncesindeki özelliklerine göre ikinci el piyasa değerinin 983.000,00 TL olduğu, aracın tamir gideri 649.668,18 TL olup, hasarlanan araç bölümü de dikkate alındığında aracın tamirinin ekonomik olmadığı ve perte ayrılması gerektiği, aracın sovtaj bedeli olan 275.000,00 TL mahsup edildiğinde davacının davalıdan tahsili gereken alacağının 708.000,00 TL olduğu anlaşılmakla ve eldeki davada munzam zarara ilişkin bir talep de bulunmadığı gözetildiğinde ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalıdan alınması gerekli olan 48.363,48 TL istinaf karar harcından peşin alınan 12.090,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 36.272,61 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi