Hukuk Genel Kurulu 2011/2-252 E. , 2011/357 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 5. Aile Mahkemesi TARİHİ : 28/12/2010 Taraflar arasındaki “Evliliğin iptali ve karşılıklı boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;Ankara 5. Aile Mahkemesi'nce asıl davada evliliğin iptaline,birleşen davada; boşanma, maddi ve manevi tazminat ve nafaka istemlerinin reddine dair verilen 24.07.2008 gün ve 2005/797 E.-2008/889 K sayılı kararının incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerin…
**Hukuk Genel Kurulu 2011/2-252 E. , 2011/357 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 5. Aile Mahkemesi TARİHİ : 28/12/2010 Taraflar arasındaki “Evliliğin iptali ve karşılıklı boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;Ankara 5. Aile Mahkemesi'nce asıl davada evliliğin iptaline,birleşen davada; boşanma, maddi ve manevi tazminat ve nafaka istemlerinin reddine dair verilen 24.07.2008 gün ve 2005/797 E.-2008/889 K sayılı kararının incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 17.12.2009 gün ve 2008/17422 E- 2009/21953 K. Sayılı ilamı ile; (... Davalı-davacı kadının delil listesinde gösterdiği ve dinlenmesinden açıkça vazgeçmediği tanıkları Feride ve Meliha Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 253 ve devamı maddeleri uyarınca dinlenmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.) , gerekçesiyle bozularak, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmeksizin dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN: Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, evliliğin iptali olmadığı takdirde boşanma, birleşen dava ise boşanma, nafaka , maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi istemlidir. Davacı vekili, asıl davada ; davalının evlenmeden önce ve halen devam eden şizofreni hastası olduğunun kendisinden gizlenerek hile ile evlenmelerinin sağlandığını ileri sürerek evliliğin iptaline aksi halde boşanmalarına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davanın reddi ile davalı lehine nafakaya hükmedilmesini istemiştir. Birleşen davada; birleşen dosya davacısı-davalı kadın vekili, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; asıl davacı-birleşen dosya davalısi vekili davanın reddini savunmuştur. Yerel Mahkemece, davalı-birleşen davacı kadının evlenme tarihinde fiil ehliyetini ortadan kaldıracak şekilde akıl hastalığı bulunduğu gerekçesiyle evliliğin mutlak butlan nedeniyle iptaline, birleşen dava yönünden ise, baştan mutlak butlan ile batıl olan evliliğin iptalinden sonra geçimsizlik konuları irdelenemeyeceğinden boşanma, nafaka ve tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Özel Dairece, davalı-davacı kadının delil dilekçesinde belirttiği tanıklarının dinlenmesi gerektiğine işaretle karar bozulmuş; bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.