Hukuk Genel Kurulu 2018/44 E. , 2021/1382 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Ge…
**Hukuk Genel Kurulu 2018/44 E. , 2021/1382 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında kira ilişkisi bulunduğunu, davalının müvekkiline ait dükkânı beş yıl süre için kiraladığını, ancak bu süre dolmadan tahliye etmek istediğini, bunun üzerine davalı ile işlettiği eczanedeki demirbaş ve ilaçların müvekkiline devredilmesi konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin demirbaş ve ilaçlar karşılığında davalıya 40.000TL tutarında senet verdiğini, davalının ise eczaneyi bir süre daha işlettikten sonra içindekileri de alarak tahliye ettiğini, senedin ise talebe rağmen iade edilmediğini ileri sürerek müvekkilinin 30.06.2011 vade tarihli 40.000TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının baskısı sonucunda dava açmak zorunda kaldığından asıl alacağın %40 ı oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevabı: 5. Davalı vekili; davacının, dükkânı daha iyi şartlarla başkasına kiraya verebileceğini düşünerek süresinden önce boşaltması karşılığında dava konusu senedi müvekkiline verdiğini, aralarında demirbaş ve ilaç devri gibi bir anlaşma bulunmadığını, senedin de bu iddiayı doğrulayan bir beyan içermediğini, doktor olan davacının eczane işletmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: 6. Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemenin 01.11.2012 tarihli ve 2011/334 E., 2012/429 K. sayılı kararı ile; üzerindeki imzaların inkâr edilmediği dava konusu senedin arkasındaki yazıda bononun eczanenin devri hâlinde kullanılacağının belirtildiği, dolayısıyla bononun davalı kiracının işlettiği eczaneyi davacı kiralayana devretmesi karşılığında düzenlendiği ancak devir işleminin yapılmadığı, dolayısıyla davacının bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, asıl alacağın %40'ı oranındaki 16.000TL haksız takip tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Özel Dairenin Bozma Kararı : 7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 30.09.2013 tarihli ve 2013/2008 E., 2013/13259 K. sayılı kararı ile; “…1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçele göre temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.