Hukuk Genel Kurulu 2010/18-643 E. , 2010/648 K. "" MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 09/06/2010 Taraflar arasındaki “nüfusta isim düzeltme” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 07.10.2009 gün ve 2009/217- 298 esas, karar sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 23.03.2010 gün ve 2009/14014 esas, 2010/4471 karar sayılı ilamı ile; (…
**Hukuk Genel Kurulu 2010/18-643 E. , 2010/648 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 09/06/2010 Taraflar arasındaki “nüfusta isim düzeltme” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 07.10.2009 gün ve 2009/217- 298 esas, karar sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 23.03.2010 gün ve 2009/14014 esas, 2010/4471 karar sayılı ilamı ile; (... Davacı dava dilekçesinde, kızının Sude adı ile tanındığını, belirterek kayden R... olan adının S... olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 27. maddesi hükmü uyarınca kişi, haklı nedenlere dayanarak adının değiştirilmesini hakimden isteyebilir. Yargıtay uygulamalarında yasanın buyurucu hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla bir kişi çevresinde tanındığı adını kullanabilir ve bu adla nüfusa tescilini isteyebilir. Somut olayda davacının kızının "Sude" adı ile tanındığı dosya içeriğinden anlaşıldığına göre, adının değiştirilmesi için haklı nedeni bulunduğundan istemin kabulü gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN : Davacı ve Cumhuriyet Savcısı HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, nüfusta isim düzeltme istemine ilişkindir. Davacı, velayeti altındaki kızının Sude adı ile tanındığını belirterek, kayden R... olan adının S.... olarak değiştirilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı idare temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C.Savcısı beyanında; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Yerel Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; Özel Dairece, yukarıya aynen alınan gerekçeyle bozulmuş, Yerel mahkemece direnme kararı verilmiştir. Hükmü temyize davacı ve Cumhuriyet Savcısı getirmektedir. Hukuk Genel Kurulu'ndaki görüşme sırasında, işin esasına girilmeden önce, küçüğün babasının davaya katılımının gerek olup olmadığı, diğer bir deyişle taraf teşkilinde eksiklik olup olmadığı, ön sorun olarak incelenmiştir. Bu aşamada öncelikle taraf teşkili üzerinde durmak gerekmektedir. Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece re’sen dikkat edilmesi gereken bir olgudur ve mahkemenin, bozma ilamını ve duruşma gününü taraflara kendiliğinden tebliğ edip taraf teşkilini sağlaması, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun amir hükmü gereğidir (Hukuk Genel Kurulu'nun 04.03.2009 gün ve 2009/9-52-105 esas, karar; 14.04.2010 gün ve 2010/21-200-216 esas, karar sayılı ilamları).