7. Hukuk Dairesi 2010/7574 E. , 2010/7189 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı ..., kendisine ait dava dışı 150 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 940 m2 yüzölçümündeki bölümüne yönelik davalı ...’ın müdahalesinin önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı ..., tapu kaydına dayanarak dava dışı 1…
**7. Hukuk Dairesi 2010/7574 E. , 2010/7189 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı ..., kendisine ait dava dışı 150 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 940 m2 yüzölçümündeki bölümüne yönelik davalı ...’ın müdahalesinin önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı ..., tapu kaydına dayanarak dava dışı 150 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki eksikliğin davalı ...’a ait dava konusu 150 ada 7 parsel sayılı taşınmazdan tamamlanması gereğini öne sürerek ıslah talebinde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 150 ada 7 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25.12.2008 havale tarihli rapor ve haritada (B) harfi ile işaretli 940 m2 yüzölçümündeki bölümün dava dışı 150 ada 6 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava kesinleşen kadastroya karşı kadastro tespiti öncesindeki nedenlere dayalı dava niteliğindedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu 150 ada 7 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı 150 ada 6 parsel sayılı taşınmaz arasındaki ortak sınıra yöneliktir. Mahkemece uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25.12.2008 havale tarihli rapor ve haritasında (B) harfi ile işaretli 940 m2 yüzölçümündeki bölümün davacının tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı halde, tescil haritalarının tespit sırasında hatalı birleştirilmesi sonucu davalıya ait dava konusu 150 ada 7 parsel sayılı taşınmazda gösterildiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı ... 24.8.1971 tarih ve 4, davalı ... ise 24.2.1971 tarih ve 27 sayılı tescil ilamı ile oluşan tapu kayıtlarına dayanmıştır. Ancak tescil ilamlarında davacı ve davalı karşılıklı olarak taraf olmadıklarından tutundukları tapu kayıtları birbirleri aleyhine kesin hüküm oluşturmaz. Bu durumda ortak sınırın saptanmasında eylemli biçimde kullanma durumu nazara alınıp, uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi zorunludur. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için uzman fen bilirkişi, önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile tutanak bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, ortak sınır yerinin neresi olduğu yolunda yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişilerden ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak içeriği ile yerel bilirkişi beyanları çeliştiğinde tutanak bilirkişilerinin tümü ayrı ayrı dinlenmek suretiyle çelişki giderilmeli, zilyetlik konusunda yeterli araştırma ve soruşturma yapılmalı, bu yolla taraf taşınmazları arasındaki ortak sınır yeri saptanamadığı takdirde tapu kayıtlarının yüzölçümleri ile dava ve temyize konu bölümün yüzölçümü esas alınarak orantı kurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 89,40 TL harcın istek halinde davalı ...’a iadesine, 13.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.