11. Hukuk Dairesi 2023/5230 E. , 2024/6946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1635 Esas, 2023/1059 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/132 E., 2021/22 K. Taraflar arasındaki markanın tescili ve sicilden terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf
**11. Hukuk Dairesi 2023/5230 E. , 2024/6946 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1635 Esas, 2023/1059 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/132 E., 2021/22 K. Taraflar arasındaki markanın tescili ve sicilden terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin, 1972 yılında yurtiçi ve uluslararası pazarlara kimyasal hammadde üretmek üzere %100 yerli sermaye ile kurulduğunu, ilk deterjan ana hammaddesi üretimini de 1974'te gerçekleştirdiğini, 1970'lerin sonlarında krem deterjan, 1985 yılında ise toz deterjan üretimi başlattığını, günümüzde Türkiye'nin ve bölgenin en deneyimli ve en güçlü temizlik ürünleri üreticilerinden olduğunu, davalı tarafın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9 uncu maddesi uyarınca 99/19535 no.lu ...+ŞEKİL markasını 5. sınıfta “kağıttan mamul çocuk bezleri” emtia grubunda kullanma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden dava konusu markanın 5. sınıf “kağıttan mamul çocuk bezleri” emtiasında iptali gerektiğini, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde kayıtlı bulunan 99/019535 nolu ...+ŞEKİL markasını 05. sınıf “Kağıttan mamül çocuk bezleri” emtiası yönünden “kullanılmamaları sebebiyle” 6769 sayılı SMK 9 uncu maddesi hükmü gereğince iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete ait markanın iptali sebebi ile açılan davanın tescilinden yaklaşık 10 yıl sonra açılmış olduğunu, tescil tarihinin 19.11.2009 tarihi olduğunu, bu itibarla markanın halihazırda zaten davalının sınai mülkiyetine dahil olduğunu, davacı tarafın, davalının bu markayı tescilinden itibaren 5 yıl kesintisiz kullanmadığı iddasının ise gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, davacının açtığı davanın esasen hukuki dayanaktan yoksun haksız açılmış bir dava olduğunu, davalının üzerine 5. sınıfta tescilli olan ... markasının 10 yıl süre ile davalının sınai mülkiyetinde olduğu için kötü niyetli davanın mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ve hak düşürücü sebep nedeniyle usulden reddine, bu mümkün görülmez ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı adına tescilli 99/019535 numaralı markanın 05 ve 16. sınıflarda ... ismi ile tescilli olduğu, 6769 sayılı Yasa'nın 26/1-a. maddesindeki gönderme gereği SMK.nun 9. maddesine göre tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir hükmü ve SMK 'nın 26/2 maddesine göre dava iptal davasının "ilgili kişiler" tarafından açılabileceği belirtildiğinden davacının ... ismi ile deterjan ve temizlik ürünleri firma sahibi olması nedeni ile davayı açmada yasa düzenleme kapsamında hukuki menfaatinin olduğu bu nedenle davacı olabileceği, markanın kullanılıp kullanılmadığı yönünde yaptırılan incelemede, kullanılmama nedeni ile iptale karar verilebilmesi için kullanımın Türkiye'de gerçekleşmesinin gerektiği ayrıca markanın tescilli olduğu mal ve hizmetlerde kullanılması, kullanımın ciddi olması, eğer marka kullanılmıyorsa kullanılmamasının haklı bir nedene dayanması gerekmekte olduğu, markanın kullanıldığının ispat yükü genel kuralın aksine davalıya ait olduğu davalı tarafından kullanıma dair sunulan deliller üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde kullanıma ilişkin sadece 7 adet satış ve 1 adet alış faturası ibraz edildiği, başkaca da bir delil ibraz edilmediği, ibraz edilen faturaların ticari defterlere kaydının yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığı, kullanımın ispatlanamadığı, davalı tarafından 10 yıllık süre içerisinde dava açılmadığından hak düşürücü süre nedeni ile itirazda bulunulmuş ise de, hak düşürücü sürenin kullanmama nedeni ile iptal davalarında geçerli bir yasal düzenlemesinin olmadığı, böyle bir hak düşürücü sürenin de 5 yıllık kullanmama süresi nedeni ile markaların iptal edilmesi düzenlemesinin mantığına aykırı olduğu, 5 yıllık süre içerisinde kullanılmayan markalar yönünden açılacak iptal davasının süreye bağlı olmadığı anlaşıldığı, davalı tarafından ispat yükü yerine getirilmeyip kullanım ispatlanmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının markayı ilk kez 19.11.1999 tarihinde tescil ettirtikten sonra 10 yıl boyunca Sınai Mülkiyet Kanunun kendisine verdiği yetkiye dayanarak kullandığını, akabinde ise 19.11.2009 tarihinde 10 yıllık süre için yenilediğini ve kullanmaya devam ettiğini, markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davalarda 5 yıllık hak düşürücü süre bulunduğunu, davacının ise davayı 5 yıllık hak düşürücü sürenin bitiminden sonra açtığını, davacının açmış olduğu davanın esastan da reddi gerektiğini; davacı tarafça davalının markayı kullanmadığı iddia edilen dönemde markanın kullanıldığını, üretildiği ve ticari sahada kullanıldığını gösterir delillerin, faturaların sunulduğunu, sunulan delillerin göz ardı edildiğini, Türk Patent'in Kullanım İspatı Talepleri için düzenlemiş olduğu 2017 tarihli Kullanım Kılavuzunda delil olarak sunulan faturaların dikkate alınmasında ticari defter kayıtlarının olmasını şart koşulmamışken, mahkemenin sunulan faturaların ticari deftere işlenip işlenmediğinin anlaşılamamasından dolayı faturaların delil olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek davanın kabulüne karar vermesinin usule aykırı olduğunu, davacı şirketin ... markasını tescil ettirmiş olduğu sınıf 'beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler' sınıfı olan 3. sınıfta olduğunu, müvekkilin ise markayı 'kağıttan mamul havlular, peçeteler, tuvalet kağıdı' sınıfı olan 5. sınıfta tescil ettirdiğini, yani markaların tescil ettirildiği sınıfların farklı olması nedeniyle davacının menfaatinin zedelenmesinin söz konusu olmadığını, işbu sebeple davacının markanın iptali istemiyle açmış olduğu davada hukuki yararı bulunmadığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6769 Sayılı Kanun'un 9. maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan kullanılmayan markanın iptaline karar verilir." düzenlemesine yer verildiği, beş yıllık sürenin hesabında 6769 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden önceki sürelerin de hesaba katılması yönündeki mahkeme değerlendirmesi yerinde olduğu; dosya kapsamı ve mahkemece aldırılan denetime elverişli bilirkişi raporlarıyla davalının dava konusu markayı tescilli olduğu sınıflarda tescil edildiği tarihten itibaren gerek kendisi gerekse lisans vermek suretiyle üçüncü kişiler tarafından ciddi bir biçimde kullandığı ispatlanamadığı, bilirkişi incelesiyle tespit edilen yedi satış ve bir alım faturasının miktarları da gözetildiğinde ciddi kullanım olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf taleplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 5 yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın kullanılmayan markanın iptali ve sicilden terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.