6. Ceza Dairesi 2024/2359 E. , 2024/8605 K. "İçtihat Metni" Resmî belgede sahtecilik, konutta birden fazla kişi ile birlikte yağma, kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, konut dokunulmazlığını ihlâl etme, işyeri dokunulmazlığını ihlâl etme, tefecilik yapma ve tehdit suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.11.2023 tarihli ve 2020/107965 soruşturma s
**6. Ceza Dairesi 2024/2359 E. , 2024/8605 K.** **"İçtihat Metni"** Resmî belgede sahtecilik, konutta birden fazla kişi ile birlikte yağma, kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, konut dokunulmazlığını ihlâl etme, işyeri dokunulmazlığını ihlâl etme, tefecilik yapma ve tehdit suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.11.2023 tarihli ve 2020/107965 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.12.2023 tarihli ve 2023/12629 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 26.02.2024 gün ve 94660652-105-34-2587-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.03.2024 gün ve 2024/24971 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekiler vekilinin Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu 04.08.2020 tarihli dilekçe ile özetle, şüphelilerle müştekiler ... ... ve annesi ... arasında taşeron ilişkisi kurularak bir inşaat faaliyetine başlandığı, müşteki ... ...'ın ekonomik durumunun bozulması nedeniyle şüpheli ...'dan 2016 yılında faiz karşılığında 300.000 USD borç aldığı, buna rağmen durumu düzelmeyince borcu vadesinde ödeyemediği, bunun üzerine şüpheli ...'ın faiz oranını yükselttiği, 2017 yılına kadar borç ödenmediği için şüphelilerin müşteki ...'i tehdit etmeye başladıkları, müştekinin iş yerine giderek rahatsızlık vermeye başladıkları, bir defasında şüpheli ...'ın iş yerine giderek müştekiyi bulamadığı için iş yerini dağıttığı, diğer müştekinin ikametine giderek rahatsızlık verdiği, bir defasında ise ofise mermi bırakarak tehdit ettiği, 26.01.2018 tarihinde anılan konuyu görüşmek için müştekiler ve şüpheliler ile tanık ...'ın işyerinde buluştukları, bu görüşmede şüpheli ...'ın tehditleri ve müşteki ... ...'ın boğazını sıkması nedeniyle korkuya kapılan müşteki ...'ın şüphelilere bedelsiz kalan bir çek verdiği, baskı nedeniyle bu çeki müşteki ... ...'ın da ciroladığı, bu olay sonrasında borcun ödenmesine rağmen borcun bitmediğinden bahisle tehditlerine devam ettikleri, akabinde müştekilere zorla imzalatıldığı iddia edilen çekin bankaya ibraz edilmesini takiben keşideci imzası tutmadığından bahisle ödeme yapılmaması üzerine müştekiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve yürütülen soruşturma neticesinde müştekiler hakkında dolandırıcılık ve resmî belgede sahtecilik suçları yönünden İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/607 esasına kayden kamu davası açıldığı ifade edilerek şüpheliler hakkında şikâyetçi olmaları üzerine yürütülen soruşturma neticesinde; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.11.2023 tarihli ve 2020/107965 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Somut olayda, taraflar arasındaki görüşmeye ilişkin müştekiler tarafından dosyaya ibraz edilen ses kaydı dökümleri ve anılan ses kaydına ilişkin müştekilerin resmî belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanık olarak yargılanmakta oldukları İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/607 esas sayılı dava dosyasına sunulan 24.03.2020 ve 24.08.2020 tarihli kök ve ek bilirkişi raporları dikkate alındığında, müşteki ve şüphelilerin bahse konu borcun ödenmesine ilişkin görüşmeleri esnasında, alacaklı şüpheliler tarafından müşteki borçlulara hitaben, "Bak ... bir şey söyleyeyim mi bak burada annen beni öyle bir duruma getirdin ki yemin ediyorum bak senin derini yüzerim beni öyle duruma getirmişsin derini yüzerim ... Derini de yüzerim derini de yüzerim derini de yüzerim sen kime sen ne zannediyorsun sizin yüzünüzden lan dünyam yıkıldı lan (masaya vurma sesi), ... Bak yemin ederim seni doğrarım ha. Ulan siz kardeşinize çek veriyor kıvırıyorsunuz, o veriyor kıvırıyorsunuz, bu veriyor kıvırıyorsunuz, kimsiniz ulan siz kimsiniz... Kimsin lan sen (?) yoksa yemin ederim var ya (?) bir hafta (?) ödenmemiş ödenmemiş ya... Eğer teminatı vermezsen ... bey şart olsun bu da senin annen şart olsun bizi durduramazsın açık söyleyeyim ne mal olursa olsun açık söyleyeyim... Bak bir dinle şimdi bak, o inandığınız Allah’a inkar edeyim ki bu işi siz de kaldıramazsınız biz de kaldıramayız bu aşamadayım. Onu öyle değerlendirin. Bu işin şakası yok… Siz cuma gününe kadar 1 trilyonu ödeyin... Bak şimdi ... Abi (?) bak bu ... bu ağzınızdan çıkan söz eğer cuma günü gelmezse (?) bak şu Allah’ı inkar hiçbiriniz bunu iyi bilin. Kardeşim Cuma gününe kadar 1 trilyonumuzu ödeyin tamamlayın geriye kalanını da bir ödememizi çıkarın... Çekin tarihini değiştirecektiniz siz ne anlatıyorsunuz bana ya ...Çekin tarihini değiştireceksiniz… bu kadar tehdit şantaj öldüm bittim derse (?) değiştirsin onu ..." şeklinde sözler sarf edildiğinin iddia edilmesi ve bahse konu görüşmede olduğu belirtilen tanık ...'ın alınan beyanında, müşteki ... ... isimli şahsı 2000 yılından beri tanıdığını, tam olarak tarihini hatırlamadığı bir zamanda müştekiler ... ... ve annesi ...'ın birlikte sahip olduğu Şişli'de bulunan inşaat ve mimarlık ofisine gittiğini, daha sonra ismini bilmediği 2 erkek şahsın ofise geldiğini, müştekilerden ellerinde bulunan eski tarihli bir çekin tarihini ve miktarını değiştirmesini istediklerini, müşteki ...'nun buna itiraz etmesi üzerine aralarında bağrışma başladığını, her iki erkek şahsın da müşteki ...'nun üzerine yürüdüğünü, müşteki ... ... annesini korumak isteyince bu defa müşteki ...'in üzerine yürüdüklerini, kendisinin araya girerek onları yatıştırmaya çalıştığını, kendisine "sen karışma" dediklerini, bu arbede esnasında darp olayı olmadığını ancak birbirlerinin yakalarını tuttuklarını, müşteki ...'nun elindeki camı masaya vurarak "yeter artık öldürcekseniz öldürün beni" dediğini, daha sonra bahse konu 2 erkek şahsın baskı yoluyla suça konu çekin tarihini ve miktarını düzelttirip çeki alıp gittiklerini ifade etmesi karşısında, öncelikle şüphelilerin ayrıntılı ifadelerinin alınarak bahse konu ses kayıtlarındaki sözlerin kendileri tarafından söylenip söylenmediği hususunun netleştirilmesi ile bahse konu sözlerin kendileri tarafından söylenmediğini beyan etmeleri hâlinde, müşteki tarafından sunulan ve çözümü yapılan ses kaydındaki kişilerin tespiti için müşteki ve şüphelilerin ses kayıtları alınmak suretiyle karşılaştırma yapılarak uzman bilirkişi raporu alınması ile olayın aydınlatılmasına yarar delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.12.2023 tarihli ve 2023/12629 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.