11. Hukuk Dairesi 2010/4366 E. , 2011/15588 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Hasımsız olarak görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2009 tarih ve 2009/497-2009/539 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2010/4366 E. , 2011/15588 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Hasımsız olarak görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2009 tarih ve 2009/497-2009/539 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı temsilcisi, 25.06.2009 tarihinde geceleyin aracının arka camının kırılarak araç içerisinde bulunan muhasebe evraklarının çalındığını ileri sürerek 2007-2008 yıllarına ait yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, mal-hizmet alış-satış dosyaları ve diğer belgelere ilişkin zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, tensiben ve dosya üzerinde yapılan yargılama neticesinde, davacının TTK. 68/son maddesi gereği zayi belgesi alması için defterlerin korunmasında gereken dikkat ve ihtimamı göstermesi gerektiği, vergi incelemesi başlatılması, vergi incelemesi için verilen sürenin sonunda arabanın içerisinde hırsızlık olayıyla çalındığı iddiasında bulunulması karşısında davacının ticari defterlerin ve belgelerin arabada saklanmasında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temsilcisi temyiz etmiştir. 1-TTK.'nın 68. maddesine göre, bir tacirin tutmakla zorunlu olduğu ticari defterlerin tabii afetler yada hırsızlık gibi nedenlerle zayi olması durumunda ilgili mahkemede zayi olduğuna ilişkin belge verilmesi için hasımsız dava açılması mümkündür. Ancak, somut olayda mahkemece, 07.10.2009 tarihli dava dilekçesi le açılan davada 10.10.2009 tarihinde tensiben davanın reddine karar verilmiştir. Bu şekilde duruşma açmaksızın, davacı tarafa duruşma günü bildirilip, delilleri toplanmaksızın tensiben karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.