11. Hukuk Dairesi 2010/15989 E. , 2012/6774 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/06/2010 tarih ve 2008/67-2010/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve dahili davalı ... vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, du…
**11. Hukuk Dairesi 2010/15989 E. , 2012/6774 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/06/2010 tarih ve 2008/67-2010/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve dahili davalı ... vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalı olan depo ve depodaki malların apartman pis su giderinden sızan sular nedeniyle hasarlandığını ileri sürerek, sigortalısına ödedikleri 13.595,00 TL’nın ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, dahili davalı adı altında taraf oluşturulmasının HUMK genel kuralları çerçevesinde mümkün olmadığını bu sebeple müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin meydana gelen hasardan sorumlu olmadığını ve istenen miktarın fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Dahili davalılardan ..., ... ve ... meydana gelen hasarda kendilerinin bir kusurunun olmadığını, istenen miktarın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmişlerdir. Dahili davalı ... vekili ise davada ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu, HUMK'a göre ihtiyari dava arkadaşlığında, diğer dava arkadaşlarının davaya dahil edilerek yürütülmesinin mümkün olmadığını, yeni bir dava açılıp işbu dava dosyası ile birleştirilerek davanın görülmesi gerektiğini, davacının talebinin BK 58'e dayalı olduğunu ve buna göre müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını, zamanaşımına süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Diğer dahili davalılar davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre depoda bulunan mallarda meydana gelen zararın dahili davalılardan ...'e ait 2 nolu bağımsız bölüm ile davalılardan İsa'ya ait olan ve sigortalı malların içinde bulunduğu dükkanın terasından çıkan yağmur borusundan akan sulardan dolayı meydana geldiği,meydana gelen zarardan sigortalının kiracısı bulunduğu depo maliki İsa ile 2 nolu bağımsız bölüm sahibi ...'in eşit oranda sorumlu oldukları gerekçeleriyle bu davalılar yönünden davanın kabulü ile 13.595 TL nin kusurları oranında davalılardan tahsiline, diğer davalılar yönünden de olayda herhangi bir kusurları olmaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davalı ... ve dahili davalı ... vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dava, TTK'nın 1301 maddesi uyarınca rücuan alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlık esas itibariyle hasarın neden kaynaklandığı ve hasardan kimin sorumlu olduğu noktasındadır. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda hasarın 2 nolu daireden geçen ortak atık su borusunun kırılması nedeni ile meydana geldiği belirtilmiş ve bu konutun maliki olan ... de konutta kiracının oturduğunu, kırma eylemini kendisinin değil kiracısının gerçekleştirdiğini savunmuştur. Bina malikin sorumluluğu BK'nın 58. Maddesinde düzenlenmiş ve malikin bakım-yapım eksikliğinden kaynaklanan hasarlardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere hasar 2 nolu daireden geçmekte olan ortak atık su borusunun kırılması sonucu meydana gelmiş ise ve bu eylemi 2 nolu kat maliki davalı ...'in kiracısı gerçekleştirmişse zarar ile eylem arasında illiyet bağı bulunmadığından kat maliklerinin BK'nın 58. maddesinden kaynaklanan sorumluluğu söz konusu olmayacaktır. Bu itibarla, öncelikle kırma eyleminin kim tarafından gerçekleştirildiği tespit edilip yapılan incelemede kırma eyleminin dava dışı kiracı tarafından gerçekleştirildiğinin tespiti halinde kat maliklerinin meydana gelen zarardan sorumlu olmayacağı nazara alınıp mahkemece buna göre karar vermek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan hüküm tesisi doğru olmamış kararın mümeyyiz davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Diğer taraftan, hukukumuzda mecburi dava arkadaşlığı dışında davaya dışarıdan davalı ithali mümkün olmadığından mahkemece mümeyyiz dahili davalı ... aleyhine açılan davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekirken, bu husus nazara alınmadan dahili davalı ... aleyhine hüküm tesisi doğru olmamış ve HMK'nun 124/son koşulları da bulunmadığından kararın dahili davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3-Bozma sebep ve şekline göre dahili davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (1) nolu bentte belirtilen nedenle davalı ... yararına, (2) nolu bentte belirtilen nedenle dahili davalı ... yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte belirtilen nedenle dahili davalı ...'in sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.