Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/514 E. , 2024/2028 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/514 Karar No:2024/2028 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu (Fon) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, ... şirketlerinden ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/514 E. , 2024/2028 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/514 Karar No:2024/2028 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu (Fon) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, ... şirketlerinden ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de kanunî temsilci olarak görev yaptığından bahisle düzenlenen 96.504.058,94-TL tutarlı, ... tarihli ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ... San. ve Tic. A.Ş.’de 03/07/1997-24/12/1997 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği, 24/12/1997-14/05/1999 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığı görevlerinde bulunduğu, bu şirketin 1998-2001 tarihleri arasında ... A.Ş.’den ve ...'dan kredi kullandığı, 5766 sayılı Kanun ile 5411 sayılı Kanuna eklenen geçici 26. madde uyarınca, Fon tarafından devralınan bankaların grup şirketlerinde bir dönem kanunî temsilci olarak görev yapmış olanların, grup şirketlerinin banka kaynaklarından kullandığı kredilerden doğan borcun devam ettiği dönem boyunca kanunî temsilci sayıldığı ve haklarında doğrudan 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinin uygulanmasının yolunun açıldığı, bankacılık yapma izni kaldırılıp yönetim ve denetimini Fon’un üstlendiği ya da temettü hariç tüm ortaklık hakları Fon’a intikal eden bankaların (katılım, kalkınma ve yatırım bankaları dahil) ve diğer kredi kuruluşlarının Bankacılık Kanunu'nun 15. maddesinin 7/(b) bendi kapsamında sayılan nedenlerden ortaya çıkan alacakları ''Fon alacağı'' sayıldığından, bu alacakların 6183 sayılı Kanun uyarınca takip edileceği hususunda herhangi bir duraksama bulunmadığı, Fon alacaklarının 20 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davacının kanuni temsilci sıfatını haiz yönetim kurulu üyesi ve başkanı olarak görev yaptığı ... San. ve Tic. A.Ş. hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılan takipte malvarlığının borçları karşılayamaması nedeniyle, Fon'un söz konusu borçların tahsilini teminen 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi kapsamında ilgili şirketin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında tahsil ve takibata girişebileceği açık olduğundan, dava konusu ödemeye çağrı mektubunun düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 18/05/2023 tarih ve E:2018/1125, K:2023/2501 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 10/07/2001 tarih ve 24458 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 10/07/2001 tarih ve 384 sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararıyla, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 14/3’inci maddesi kapsamında yükümlülüklerini vadesinde yerine getirmeyen, alınması gereken tedbirleri almayan, faaliyetine devamı mevduat sahiplerinin hakları ve mali sistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike arz eden ... A.Ş.’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı ve temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiği, davacının ... A.Ş.'nin hakim ortaklarından ... San. ve Tic. A.Ş.'de 03/07/1997-24/12/1997 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi, 24/12/1997-14/05/1999 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı, davalı idarenin 22/12/2016 tarihli savunma dilekçesinin 5. ve 6. sayfalarında yer alan tabloda davacının sorumlu tutulduğu (Davacının görev süresinden sonra kullanılmış olması nedeniyle 16/12/1999 tarih ve 2.314.000-USD tutarlı krediden sorumlu tutulmamıştır.) kredilerin gösterildiği, bu kredilerden bir kısmının davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süre içerisinde kullanıldığı ve görev süresinden sonra çekilen başkaca krediler ile kapatıldığı, davacının görev süresinden sonra kullanılan ve fiktif nitelikte olduğu belirtilen kredi tutarları üzerinden de davacının sorumlu olduğu tutarın hesaplandığı, bu kapsamda davacının sorumluluk tutarı hesaplanırken ... A.Ş.'den kullanılan 13/03/2001 tarihli ve 2.675.119-USD, 7.550,40-TL tutarlı krediler ile yine ... A.Ş. tarafından ...'ye yapılan depo karşılığında ... tarafından ... San. ve Tic. A.Ş.'ye 03/12/1997 ve 14/05/1999 tarihlerinde kullandırılan 2.400.000-USD ve 1.750.000-USD tutarlı kredilerin kapatılması amacıyla ... A.Ş.'den 18/06/2001 tarih ve 4.829.387-USD tutarlı kredilerin (16/12/1999 tarih ve 2.314.000-USD tutarlı kredi hesaplamadan düşülmüştür.) dikkate alındığı, şirketin kanuni temsilciliği görevini yürüten davacının görev süresinden sonra çekilen kredilerden sorumluluğu belirlenirken, görev süresi içerisinde kullanılan kredilerin gerçek anlamda ödenmeyerek görev süresinden sonra yapılan fiktif nitelikteki işlemlerin tespiti hâlinde söz konusu işlemlerden doğan Fon alacağından davacının sorumluluğuna gidilebilmesinin mümkün olduğu, bu itibarla, 13/03/2001 tarihinde ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından kullanılan kredilerin evveliyatının incelenmesinin önem arz ettiği, davalı idarenin 22/12/2016 tarihli savunma dilekçesinin 4. ve 5. sayfalarında yer alan tabloda 13/03/2001 tarih ve 2.675.119-USD, 7.550,40-TL tutarlı krediler ile 28/02/2001 tarih ve 2.397.551-USD tutarlı kredinin, 28/02/2001 tarihli kredi ile 01/08/2000 tarih ve 2.260.188-USD tutarlı kredinin, 01/08/2000 tarihli kredi ile 31/07/2000 tarih ve 1.431,354-TL tutarlı kredinin, 31/07/2000 tarihli kredi ile 20/07/1999 tarih ve 1.780.000-USD tutarlı kredinin, 20/07/1999 tarihli kredi ile de davacının kanuni temsilcilik süresine denk gelen 16/11/1998 ile 19/03/1999 tarihleri arasında kullanılan kredilerin kapatıldığı ifade edilmiş ise de ... Teftiş Kurulu'nun "... San. ve Tic. A.Ş.'nin bankamızla olan kredi ilişkileri" konulu ... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporu'nda 20/07/1999 tarihli kredinin tamamı ile fiktif nitelikte olan daha önceki tarihte kullanılan kredilerin kapatılmadığı, kredinin bir kısmının ... şirketlerine aktarıldığı, 13/03/2001 tarihli kredi ile de tabloda yer almayan başkaca 3 adet kredinin de kapatıldığı ifade edildiğinden, bahsi geçen her iki kredinin de davacının görev süresinden sonra kullanılmış olması ve bu kredilerin tamamı ile davacının görev yaptığı dönemde kullanılan kredilerin kapatılması yapılmadığından fiktif niteliğe sahip kredi tutarlarının ayrıştırılarak hesaplama yapılması gerekirken, söz konusu kredi tutarlarının tamamı üzerinden davacının sorumluluk tutarının hesaplanmış olması nedeniyle tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin daha önce verilen yargı kararlarında belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda tesis edildiği, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediği ve tahsil imkânının bulunmadığı, borç tutarının davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreler dikkate alınarak ayrıştırıldığı, faiz tutarının mevzuata ve yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, davacının sorumluluk tutarının tespitinde kendi döneminden sonra kullandırılmış kredilerin yalnızca kendi döneminde kullanılan kredilerin kapatılmasında kullanılan kısmının hesaplamaya dahil edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Davalı idarece dosyaya sunulan 12/02/2024 tarihli temyiz dilekçesinde her ne kadar davacının şirkette kanuni temsilci olduğu tarih aralığında kullanılan kredilerin kapatılmasında kullanılan 20/07/1999 tarihli ve 1.780.000,00-USD tutarlı kredinin yalnızca ilgili kredilerin ve faizlerinin kapatılması amacıyla kullanılan 1.299.030,36-USD'lık kısmının dikkate alındığı, kalan 480.969,64-USD'ın davacının sorumluluk tutarına dahil edilmediği belirtilmekte ise de, dava konusu işlemin iptaline ilişkin tek gerekçenin bu husus olmadığı, ayrıca davacının görev süresinden sonra kullandırılan 13/03/2001 tarihli kredi ile davacının sorumlu olduğu kredileri gösteren tabloda yer almayan başkaca 3 kredinin daha kapatıldığı, temyiz dilekçesinde ise bu duruma ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı görülmektedir. Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.