11. Hukuk Dairesi 2013/16877 E. , 2014/5332 K. "" Taraflar arasında görülen davada verilen 17/07/2013 tarih ve 2012/327-2013/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma …
**11. Hukuk Dairesi 2013/16877 E. , 2014/5332 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 17/07/2013 tarih ve 2012/327-2013/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin 26.11.1999 tarihinde hesap açtırdığını, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı eylemleri nedeniyle parasının off shore bankasına gönderildiğini, bu durumu bankaya el konulması sonrasında öğrendiğini, off shore bankasının bulunduğu Kıbrıs'ta açtığı dava neticesinde aciz vesikası aldığını, yöneticileri ve çalışanlarının bu eylemler nedeniyle dolandırıcılık suçundan ceza aldığını, tarafından el konulan külli halef sıfatıyla devredildiğini ileri sürerek 6700.00 TL'nin 26.11.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %82 bu tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davai istemiştir Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre;22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.1.2001 tarihinde arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, davacının alacağının esasen fona devredilen işleminden kaynaklandığı, off shore hesapları üzerinden vasıta kılmak suretiyle davacının da dahil olduğu 4204 kişiyi dolandırdığının kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit bulunduğu, bu nedenle ve dolayısıyla onu külli halefiyet kuralları uyarınca devralan davalı bankanın bu borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle 6.700,00 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.