12. Hukuk Dairesi 2023/1944 E. , 2023/3861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 08.12.2022 tarihli ve 2022/8882 Esas - 2022/12984 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin 3. Kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup ince
**12. Hukuk Dairesi 2023/1944 E. , 2023/3861 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 08.12.2022 tarihli ve 2022/8882 Esas - 2022/12984 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin 3. Kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Davacı alacaklı vekili, 15.03.2013 tarihinde haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunu, 3. kişinin borçlu şirketin eski çalışanı olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Davalı 3. kişi vekili, hacze konu mahcuzların müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin borçlunun yanından ayrıldıktan sonra farklı işlerde çalıştığını, edindiği birikimler ile haczin yapıldığı işyerini açtığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, 3. kişinin bir süre yanında çalıştığını, ancak 2008 yılında ayrıldığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. [adres satırı maskelendi] Mahkemece bozma ilamına uyularak, üçüncü kişinin borçlu şirketin eski çalışanı olması, faaliyet alanlarının aynı olması, borcun doğumdan sonra haciz yerinde kırtasiye ürünlerinin satışına başlanması olguları birlikte değerlendirildiğinde, mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, yasal karinenin aksinin üçüncü kişi tarafından kesin ve inandırıcı kanıtlarla ispatlanması gerektiği borçlunun takip dosyasına sunduğu vekaletnamede adres olarak üçüncü kişinin mallarının haczedildiği yerin yanı olan "258. Sokak 4/A ‘’ adres olarak belirttiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Kararın Dairemizce onanması üzerine karar düzeltme talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Dava, alacaklının İİK’nın 99. vd. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Haciz tutanağında yer alan "857.Sok. No:5/A-.../..." adresi ile " 858. Sok. No:5/A" adresinin aynı adresler olup olmadığının tespiti için haczi yapan icra memurunun ve bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmış, Fen bilirkişisi 26.01.2022 tarihli raporunda özetle, "857. Sokak No:5/A .../..." adresi ile " 858. Sokak No:5/A .../..." adresinin aynı adresler olmadığını bildirmiştir. Bu durumda, haczin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı anlaşılmıştır. Haciz mahallinde borçlu hazır bulunmamış, borçlu adına belge ele geçirilmemiştir. Ticaret sicil kayıtlarına göre, borçlu şirket bu adreste faaliyet göstermiş ise de 29.03.2011 tarihinde taşınmış, 3. kişi ise haciz mahallinde 29.01.2013 tarihinde faaliyete başlamıştır. 3. kişi ..., borçlu şirkette sigortalı olarak çalışmış ise de SGK kayıtlarına göre 09.05.2008 tarihinde borçlunun yanından ayrılmış, 22.06.2009 tarihi itibariye farklı işverenlerin yanında çalışmıştır. Ticaret sicil kayıtlarına göre, davalı üçüncü kişinin, borçlu şirket ortağı veya yetkilisi de olmadığı, borçlunun farklı adreste faaliyetine devam ettiği görülmüştür. Buna göre, mülkiyet karinesi daval 3. kişi lehine olup, mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı alacaklının dayandığı deliller karinenin aksini ispata yeterli olmadığı, borçlu ile üçüncü kişi arasında muvazaalı işlemler yapıldığını kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurması isabetsiz olup kararın bu yönden bozulması gerekirken, onandığı görülmekle karar düzeltme talebinin kabulü yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Davalı üçüncü kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08.12.2022 tarih, 2022/8882 Esas, 2022/12984 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nın 366 ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, takdiren 1.470,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına, 375,10 TL karar düzeltme harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın karar düzeltme isteyenden tahsiline, 31.05.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.