İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Davanın konusuz kalmış olması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı bankanın Çekmeköy İstanbul Şubesi tarafından dava dışı... ... Ltd.Şti'ye kredi kullandırıldığını, sözleşmede müvekkillerinin murisi ... ...'nın da müteselsil kefil olarak yer aldığını, murisin öldüğ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1679 KARAR NO : 2026/316 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/09/2025 NUMARASI : 2024/443 Esas - 2025/665 Karar DAVA: Menfi Tespit DAVA TARİHİ: 14/06/2024 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Davanın konusuz kalmış olması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı bankanın Çekmeköy İstanbul Şubesi tarafından dava dışı... ... Ltd.Şti'ye kredi kullandırıldığını, sözleşmede müvekkillerinin murisi ... ...'nın da müteselsil kefil olarak yer aldığını, murisin öldüğünü, müvekkillerinin İstanbul Anadolu 22. SHM'nin 2023/1461 E. 2023/1910 K. sayılı ve İstanbul Anadolu 13. SHM'nin 2023/1450 E. 2023/1760 K. sayılı dosyalarıyla mirası kayıtsız şartsız reddettiklerini, davalı bankanın İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilleri tarafından mirasın reddine ilişkin kararın ibrazına rağmen takipten feragat edilmediğini belirterek, mirası reddeden müvekkillerinin icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı banka aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; takipten önce davacıların mirası reddettiklerinin banka tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, takip dosyasına mirasın reddedildiğine ilişkin karar sunulması üzerine mirasın reddinden haberdar olduklarını ve davacılar hakkında takibe devam etmeyeceklerini icra dosyasına bildirip hacizlerin fekki için başvurduklarını, bu nedenle iş bu davanın açılmasında hukuki faydanın bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacıların mirasın reddi taleplerinin kabulüne karar verildiği, 23/11/2023 tarihinde kararın kesinleştiği, kesinleşmiş kararın icra dosyasına davacılar vekili tarafında 09/12/2023 tarihinde sunulduğu, huzurdaki davanın 14/06/2024 tarihinde açıldığı, davalı banka tarafından dava açıldıktan sonra 13/09/2024'de ilgili icra dairesine yazılı olarak ''... ... ve ... ... yönünden takibe devam etmiyoruz, borçlu sıfatlarını kaldırın hacizleri fek edin'' şeklinde bildirimde bulunulduğu, bu bildirimin icra takibinden feragat niteliğinde olduğu, bankanın dava açıldıktan sonra takibi sonlandırdığı, bu sebeple artık menfi tespit hükmü kurmakta herhangi bir yarar bulunmadığı, davanın konusuz kaldığı, davalı bankanın reddi mirası arabuluculuk sürecinde öğrendiği, derhal ve dava açılmadan icra dairesine bu beyanı verecek iken dava açıldıktan 3 ay kadar sonra verdiği, bu sebeple dava anında icra takibi derdest olduğundan davacıların iş bu davayı açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : 1-Davacılar vekili; davalının müvekkillerinin mirası reddettiklerinden haberinin olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını, davalının bu süreçte icra dosyasından feragat etmediğini, davalının icra dosyasına sunduğu yazının da icra dosyasından feragat anlamına gelmediğini, feragatin hüküm ve sonuçlarını doğurabilmesi için koşulsuz, şartsız ve her türlü şüpheden uzak olması gerektiğini, bu nedenle davanın konusuz kalmadığını, davacının bahsi geçen dilekçesini tahkikat aşamasından sonra verdiğini, kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu,davanın nisbi harca tabi olduğunu, bu nedenle vekalet ücretinin de nisbi olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararına itirazlarının bulunmadığını, ancak müvekkili bankanın en başından beri iyiniyetli davrandığını, davacılar hakkında 02/11/2023 tarihinde ihtiyati haciz kararı alınmasına rağmen infaza konulmadığını, davacılar hakkında hiç bir haczi işlemi yapılmadığını, davacılar tarafından takibe süresinde itiraz edilmediğini, bu nedenle takibin kesinleştiğini, mirasçıların zararına herhangi bir işlem yapılmadığını, icra takibinin açılışı sırasında iyiniyetli davranan müvekkilinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için asıl borçlu banka, müteselsil kefil şirket ve müteveffa kefil ... ...'nın mirasçıları olan davacılar hakkında başlatılan ve süresinde itiraz edilmeksizin kesinleşen icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı banka ile asıl borçlu ... ...Ltd Şti arasında 08/02/2022 tarihli genel kredi sözleşmesinde ... ...AŞ, ... ...Ltd Şti, ... ...Ltd Şti ve davacıların murisi ... ...'nın müteselsil kefil olarak yer aldığı, davacıların murisi ... ...'nın 01/07/2023 tarihinde vefat ettiği, banka tarafından 28/08/2023 tarihinde dava dışı asıl borçlu, kefil şirketler ve ... ...'nın mirasçıları olan davacılar yönünden hesabın kat edildiği, 07/11/2023 tarihinde dava konusu icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davacılara 20/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların icra takibine süresinde itiraz etmedikleri, davacıların muris ... ...'nın mirasını reddettikleri, mirasın reddine ilişkin kararın davacı ... yönünden 23/11/2023 tarihinde, diğer davacı ... yönünden ise 24/11/2023 tarihinde kesinleştiği, davacıların icra müdürlüğüne 09/12/2023 tarihinde mirasın reddi bildiriminde bulunarak itiraz dilekçesi sundukları, icra müdürlüğünün 11/12/2023 tarihli kararıyla itiraz süresinin geçmesi nedeniyle davacıların itirazının işleme alınması talebinin reddedildiği, davacılar tarafından yapılan şikayet başvurusu üzerine İstanbul Anadolu 12. İHM'nin 2023/937 E. Sayılı dosyasında şikayet başvurusunun reddine karar verildiği, kararın istinaf aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediği, davacılar tarafından 14/06/2024 tarihinde iş bu menfi tespit davasının açıldığı, davalı vekilinin henüz dava dilekçesinin tebliğ edilmediği aşamada 13/09/2024 tarihinde icra dosyasına sunduğu dilekçe ile davacıların borçlu sıfatlarının ve üzerilerindeki ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, icra müdürlüğünün aynı tarihli kararıyla davalı vekilinin talebinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece davalı vekilinin icra müdürlüğüne sunduğu 13/09/2024 tarihli talebinin icra dosyasından feragat niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın konusuz kaldığı kabul edilmiş, karar verilmesine yer olmadığına dair karara karşı, davacılar vekili tarafından davanın kabulüne ve nisbi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden bahisle, davalı tarafından ise aleyhine hükmedilen yargılama giderleri yönünden istinaf başvurusu yapılmıştır. Davalı banka vekili 13/09/2024 tarihli dilekçe içeriğindeki ".... ..., ... ... ve ... yönünden takibe devam etmenin kötü niyetli bir davranış olacağını düşündüğümüzden ilgili kişiler yönünden takibe devam etmeyeceğimizi işbu dilekçe ile bildirmekle, Bu sebeple dosyada yer alan borçlu sıfatlarının kaldırılmasını, daha önce borçlu oldukları zannıyla konulmuş olan tüm taşınır/taşınmaz ve 89/1 haciz ihbarnameleri vasıtasıyla işlenmiş ihtiyati haciz şerhlerinin harçsız bir şekilde kaldırılmasını..." şeklindeki taleple icra müdürlüğüne başvuruda bulunmuştur.Öncelikle Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatlarında da belirtildiği üzere icra takibinden vazgeçilmiş olması esas haktan vazgeçildiği anlamına gelmemektedir. Esas haktan vazgeçilebilmesi için bu yönde açık bir irade beyanı bulunması gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2022 tarihli, 2020/6657 E.2022/602 K sayılı içtihadı). Davalı banka vekilinin icra müdürlüğüne sunduğu 13/09/2023 tarihli talebinde hakkın özünden feragat edildiğini gösteren bir ifade bulunmamaktadır. Davalı banka vekili tarafından icra dosyasına sunulan bahsi geçen dilekçe ancak icra dosyası kapsamında sonuç doğurucu nitelikte olup eldeki davayı konusuz kılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece mirasın reddi nedeniyle davanın kabulü ile davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, konusuz kaldığından bahisle karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 327 maddesi gereğince "Gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir". Dava belirli bir para alacağı için yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti davası olduğundan nispi harca tabi bir dava olup, davacılar lehine vekalet ücretinin nispi olarak takdiri gerekir. Ne var ki mirasın reddi kararı icra takibine itiraz süresi içerisinde kesinleştiği halde davacıların takibe itiraz ederek takibi durdurma imkanı varken, bu yola başvurmayarak menfi tespit davasının açılmasına kendilerinin sebebiyet verdiği anlaşılmakla, anılan yasal düzenleme gereğince davacılar lehine vekalet ücreti maktu olarak takdir edilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın kabulü ile davacıların davalıya İstanbul Anadolu 1.Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalının icra takibini başlatma kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden tazminat talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2025 Tarih 2024/443 Esas - 2025/665 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabülüne; davacıların davalıya İstanbul Anadolu 1. Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 256.641,39-TL karar ve ilam harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Suçüstü giderlerinden karşılanan 75-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacılar vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, Arabuluculuk ücreti olan 3.800-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Adli yardım kararı nedeniyle davacılardan peşin istinaf karar harcı alınmadığından harç iadesi hususunda bir karar verilmesine yer olmadığına, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Adli yardımdan karşılanan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026