11. Hukuk Dairesi 2011/4926 E. , 2013/6571 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.11.2010 tarih ve 2006/234-2010/592 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağ…
**11. Hukuk Dairesi 2011/4926 E. , 2013/6571 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.11.2010 tarih ve 2006/234-2010/592 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı ... . İplik ve ... San. Tic. A.Ş.'nin ortakları olan müvekkillerinin 04/10/1999 tarihli olağan genel kurul toplantısına ...'in 113.804 hisse karşılığı 11.380,40 TL değerli payla, ...'in ise 73.653 hisseye karşılık 7.365,30 TL değerli payla katıldıklarını, 04/10/1999 tarihli genel kurul toplantısında 1995-1998 yılları arasında şirketin karının dağıtılmasına karar verildiğini, müvekkilerinin babası ... 04/02/2006 tarihinde vefat ettiğini ve mirasçı olarak davacıları bıraktığını, bunun üzerine müvekkillerince yapılan araştırmada 04/10/1999 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yönetim kuruluna seçilen murisleri ... , müvekkillerinden ...'e ait 113.804, ...'e ait 73.653 payı davalı ...'e devir ve temlik ettiğini öğrendiklerini, yapılan işlemin hukuka ve usule uygun olmadığını, zira 04/10/1999 tarihli genel kurulda yönetim kuruluna seçilen ...'in 05/10/1999 tarihinde yönetim kurulundaki görevinden istifa ettiğini, bu sırada ... de bulunan müvekkili ...'in muvafakatı ve vekaleti olmadığı halde babası tarafından hisselerinin devredildiğini, diğer müvekkili ...'in ise devir tarihi itibariyle 18 yaşını bitirmediğini ileri sürülerek, yapılan devir işlemlerinin iptaline ve dava konusu hisselerin şirket pay defterine kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinden şirketin yapılan devir işlemleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, husumetin yanlızca devir alan davalı ...'e yöneltilebileceğini, kaldı ki yapılan devir işlemlerinin yasanın aradığı usul ve şekil şartlarına uygun olduğunu, davacıların hisselerinin kendisine asaleten ve çocuklarına velayeten babaları tarafından devredildiğini, devir işleminde herhangi bir tehdit veya usulsüzlük olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacılardan ...'in hisse devir sözleşmesini sağlayan ve babasına verdiği vekaletnamedeki imzanın, ayrıca devir temlik beyanındaki imzanın, ortaklar pay defterinin alt tarafında bulunan imzanın ...'in eli mahsulü olmadığı, bu şekilde davacılardan ... için usulüne uygun olarak yapılan bir hisse devrinin söz konusu olamayacağı,davacılardan ... açısından, her ne kadar davalı yan velayet hakkının kullanıldığını beyan etmiş ise de devrin yapıldığı 04/09/1999 tarihi itibariyle davacılardan ...'in henüz 18 yaşını doldurmadığı, Türk Medeni Kanunu'na göre çocuk ile ana veya baba arasında ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak bir hukuki işlemde çocuğun bir borç altına girebilmesi için kayyımın katılmasına ve hakimin onayına bağlı olduğu, (TMK m. 345), bir işte yasal temsilcinin menfaatiyle küçüğün veya kısıtlının menfaatinin çatışması halinde vesayet makamı tarafından küçüğe temsil kayyımının atanması gerektiği (TMK m. 426/2), belli bir iş için görevlendirilmiş olan kayyımın vesayet makamının talimatına aynen uymak zorunda olduğu, ...'in davacı ...'in devir tarihinde yasal temsilcisi olduğu ve aynı şirkette ortak ve hissedar bulundukları, bu şekilde aralarında menfaat çatışması olduğu, kaldı ki davalı ... tarafından verilen paraya teminat olmak üzere şirket hisselerinin müvekkiline devredildiği iddiasının da küçüğün menfaatine olmadığı,...'e kayyım atanmadan babası tarafından yapılan hisse devrinin de küçüğün menfaatine olmadığı ve yasanın aradığı şekil şartlarını taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.002,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.