(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/15124 E. , 2012/39814 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olma
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/15124 E. , 2012/39814 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut Olayda; ... ilinde ikamet eden sanıkların suç tarihinde Sincan’a geldikleri ve pazar alışverişinden dönen müştekiler ile karşılaştıkları, sanık ...’ in müşteki ...’ye eşinin adını söyleyerek ”... ağabey nasıl? ben arkadaşıyım, beni çok iyi tanır,trafik kazası yapmıştı nasıl oldu? “dediği,müşteki ...’a da eşinin adını söyleyerek “... ağabey nasıl?” diyerek müştekilerin eşlerini tanıdıkları şeklinde görüntü yaratıp güven sağlayarak '' babaannesinin hacca gittiğini, vefat etmeden önce vasiyeti bulunduğunu'' belirterek poşet içinden çıkarttığı paraları gösterip fakirlere dağıtmaları gerektiğini söyledikleri , bu paralardan 2800 TL ve 1800TL olmak üzere müştekilere verip,müştekilerin güvenlerini kazandıkları, kendilerinin verdikleri paraları ve müştekilerin üzerlerindeki kıymetli şeyleri okutmak ve tekrar müştekilere vermek üzere istedikleri,bunun içinde” devir teslim yapmak üzere bu paraların karşılığında bir şeyler koymanız gerek “ diyerek müştekilerin kolundaki bilezikleri isteyip bilezikler çıkmayınca bileziklerin çıkartılması için marketten çorap alıp çıkarttıkları,sanık ...’in bu şekilde aldıkları bilezik ve paraları sanık ...’e vererek “hocam bunları şu binadaki bayan hocalara okutuver” dediği, müştekilere de binanın 3.katında beklemelerini söyledikleri, müştekilerin sanıkların gösterdikleri binaya girmediklerini görünce kandırıldıklarını anlayarak bağırmaları üzerine sanıkların kaçtıkları sırada tanık tarafından para ve bileziklerle yakalandıkları anlaşılmış olup,sanıkların bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.