4. Ceza Dairesi 2022/1389 E. , 2024/18017 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düş…
**4. Ceza Dairesi 2022/1389 E. , 2024/18017 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Bozma üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın hakaret suçunu işlediğine dair, dosyada yalnızca katılanın mesai arkadaşlarının birbirinden farklı beyanları olduğu, bu sebeple sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil olmadığından ve tanıkların tarafsız tanık olmadığından sanık hakkında beraat hükmü verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, delil olmadığına, tanık beyanlarının çelişkili ve taraflı olduğuna, beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ve hükmün açıklanmasına neden olan hüküm incelendiğinde, suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan silahla kasten yaralama suçu ile uzlaşma kapsamında olan hakaret suçunun birlikte işlendiği, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın silahla kasten yaralama suçundan beraat etmesi karşısında, uzlaşma kapsamına giren hakaret suçu açısından uzlaştırma işlemleri yapılıp olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu, 2.Sanığın aşamalarda “ Oğlum Cumhuriyet ilköğretim okulunda öğrencidir, bana tehdit altında olduğunu söyledi, ben de öğretmeni ve müdürü ile konuşmaya gittim, öğretmen de müdür beyle konuşmam gerektiğini söyledi, müdür beye gittim, durumu anlattım, müdür bey de 'Benim işlerim var herkes kendi çocuğuyla ilgilensin' dedi, ben de sinirlendim, 'o zaman o koltuktan kalk başkası otursun' deyince bana 'terbiyesiz kadın' diyerek hakaret etti, ben de ona hakaret ettim.” şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 3.Seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın ancak adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara çevrilebileceği gözetilmeyerek, 5237 sayılı Kanun'un 50/2. maddesine aykırı davranılması, 4.5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.