11. Hukuk Dairesi 2019/4339 E. , 2020/2852 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 02/07/2019 tarih ve 2019/1229 E- 2019/1400 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendik
**11. Hukuk Dairesi 2019/4339 E. , 2020/2852 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 02/07/2019 tarih ve 2019/1229 E- 2019/1400 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %30 paya sahip olduğunu, diğer ortağın % 70 paya sahip... olduğunu, 28/03/2010 tarihinde yapılan toplantı sonucunda...'nın devirlerle birlikte 5 yıl süreyle şirketi temsile tek yetkili müdür olarak atandığını, 5 yıllık süre içerisinde...'nın şirket ile ilgili yürüttüğü faaliyetlerle şirketi zarara uğrattığını, kendisinin de sebepsiz zenginleştiğini, Nazillideki ''Nazilli Su '' isimli fabrikanın ...Tarım Ürün. Tic. San. Ltd. Şti.'ye sattığını, bu satış bedelinin 1.950.000,00 TL olmasına rağmen şirket kayıtlarına 1.200.000,00 TL olarak geçirildiğini, ...'nın 15/04/2015 tarihli genel kurulun 9. maddesinde davacının muhalefetine rağmen yeniden süresiz olarak şirket müdürlüğüne seçildiğini, şirketi kendi menfaatleri doğrultusunda yöneten şirket müdürünün süresiz olarak görevini yürütmesinin TMK 2'ye aykırı olduğunu, yine 4, 5 ve 6. maddelerinde müdürün kendi ibrasını kendisinin yapmasının da dürüstlük kurallarına uymadığını ileri sürerek 15/04/2015 tarihli ortaklar kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davacı ile...'nın ortak olduğunu, 15/04/2015 tarihinde yapılan genel kurul kararı ile...'nın oy çokluğu ile şirket müdürü seçildiğini, müdürlerin görev süreleri ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmadığını, davacının isnatlarının doğru olmadığını, su fabrikasının ruhsatlarının olmaması sebebiyle 1.200.000,00 TL 'ye satıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, toplantıya davetin usulüne uygun olarak yapıldığı ve gündemin gereği gibi ilan ve tebliğ edildiği, aynı zamanda genel kurul toplantısına iştirake yetkili olan kimselerin iştirak etmiş olduğu ve genel kurul kararlarının toplantıya katılan ortakların esas sermaye paylarının itibari değerine göre toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alındığı, öte yandan şirket ana sözleşmesinde ortakların oy sayısını kısıtlayıcı bir düzenlemede yer almadığından davacı tarafın şirket müdürünün seçimine ilişkin genel kurul kararının iptali talebi yerinde olmadığı, ancak, TTK 619 maddesinde belirtildiği üzere; şirket müdürü olan ve aynı zamanda şirketin %70 hissedarı olan...'nın kendi ibrasında oy kullanmış olduğu, geride kalan %30 davacı ...'na ait payın TTK 620. maddesindeki karar alma nisabına yetmediğinden kararın yok hükmünde olduğu gerekçesiyle 2012 ve 2013 hesap yıllarının görüşüldüğü, 15/04/2014 tarihli genel kurul tutanağının şirket müdürünün ibrasına yönelik 4 ve 5 nolu maddelerinin iptaline diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, istinaf mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden düzeltilmesi suretiyle esas hakkında yeniden tesis edilen karar, davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. İstinaf mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davaya konu genel kuralda alınan ve davacı yanca iptali talep edilen 4, 5 ve 6 numaralı kararların şirket müdürünün ibrasına ilişkin olduğu, kararların dava dışı şirket müdürünün katılımı ve oyuyla alındığı, müdürlerin kendi ibralarında oy kullanmaları yasak olduğundan alınan kararların iptali koşulunun oluştuğu, davaya konu genel kurulda alınan 9 numaralı kararın ise müdür seçimine ilişkin olduğu, dava dışı müdür bu karara ilişkin yapılan oylamada da oy kulanmışsa da müdürlerin kendi seçimlerine ilişkin oylamada oy kullanmalarının mümkün olduğu, müdürün ibra edilmemesinin de bu yönde olumsuz bir etkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu genel kurulda alınan, 4, 5 ve 6 numaralı kararların iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.