11. Hukuk Dairesi 2024/2266 E. , 2024/6091 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/176 Esas, 2021/648 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve davalının ticaret unvanının kısmen terkini davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece da
**11. Hukuk Dairesi 2024/2266 E. , 2024/6091 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/176 Esas, 2021/648 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ve davalının ticaret unvanının kısmen terkini davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Eriş” ibaresini içerir çok sayıda tanınmış tescilli markasının bulunduğunu, 1974 yılından bu yana ticaret unvanında da kullandığını, 1976 yılında bu unvanı ticaret siciline tescil ettirdiğini, davalının ise “Erişler” ibaresini ticaret unvanında kullandığını, "ERİŞZADE DORUK" ibaresini de marka olarak tescil ettirdiğini, öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, esasa ilişkin karar tarihinden itibaren davalının davaya konu markayı ürünlerinde kullanmasının önlenmesine, maddi sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanındaki “Erişler” ibaresinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu ibareyi 1960 yılından bu yana kullandığını, 1966 yılında kurulan bir kolektif şirket tarafından kullanımının devam ettiğini, öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda düzenlenen ve hükme esas alınan 06.10.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu marka başvurusu kapsamında yer alan 29 ve 30 uncu sınıflarda yer alan tüm emtialar, 31 inci sınıfta yer alan 31/01 tarım ürünleri, 31/03 ormancılık ürünleri, 31/05 canlı hayvanlar, 31/06 kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar, 31/08 hayvan yemleri, 31/09 malt, 31/10 kurutulmuş bitkiler ve otlar açısından davacı ve davalı markalarında yer alan malların aynı olması nedeni ile taraf markaları arasında iltibas oluştuğundan bu mallar açısından davalının markasının hükümsüzlüğüne, 31 inci sınıfta yer alan 31/11 evlerde beslenen hayvanlar için kumlu kağıtlar, kokulu mumlar ve gaga taşları açısından iltibasın oluşmaması nedeni ile bu mallar yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanında Erişler ibaresinin çıkarılmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili, süresinden sonra davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 23.10.2023 tarihli ve 2022/5495 E., 2023/6092 K. sayılı kararı ile "1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Kanun'un 75 inci madde hükmü, “Dava için birden fazla vekil görevlendirilmiş ise vekillerden her biri, vekâletten kaynaklanan yetkileri, diğerinden bağımsız olarak kullanabilir. Aksi yöndeki sınırlamalar, karşı taraf bakımından geçersizdir” şeklindedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11 inci maddesinde de; “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır...” şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 56 ncı maddesinin beşinci fıkrasında ise "Avukatların veya avukatlık ortaklığının başkasını tevkil etme yetkisini haiz oldukları bütün vekâletnamelerini kapsayacak şekilde bir başka avukata veya avukatlık ortaklığına vekâletname yerine geçen yetki belgesi verebileceği ve bu yetki belgesinin vekâletname hükmünde olduğu belirtilmiştir." hükmü yer almaktadır. Gerekçeli karar, vekaletnameli vekilin usulüne uygun olarak 01.09.2009 tarihinde yetki belgesi verdiği Avukat ... Kurtoğlu'na 28.03.2022 günü tebliğ edilmiştir. Her ne kadar adı geçen vekil aynı tarihli dilekçesi ile davayla ilgisinin bulunmadığından bahisle tebligatı iade etmiş ise de yetki belgesi ile yetkili olan avukata yapılan tebliğ geçerli olduğundan temyiz süresinin, tebliğ tarihi itibari ile başladığı, sonrasında diğer davacı vekillerine ayrı ayrı yapılan tebliğlerle temyiz süresinin yeniden başladığının kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğu, yetkili avukat ... Kurtoğlu'na yapılan tebliğ tarihine göre 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci maddesinde öngörülen 15 günlük sürenin geçmesinden sonra 17.06.2022 günü temyiz dilekçesinin verildiği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir..." gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; dosyayı takip etmeyen avukatlara yapılan tebliğin usulsüz olduğunu, bu hususta Yargıtay kararları bulunduğunu, kaldı ki tebliğ edilen avukatın aynı gün dosyaya tebligatı iade ettiğini, esasa ilişkin olarak ise Mahkemenin ticaret unvanından tüketiciyi yanıltan Erişler Gıda ibaresini çıkarmamasının hatalı olduğunu, davalının markasında bulunan 31 inci sınıftaki "Evlerde beslenen hayvanlar için kumlu kağıtlar, kokulu kumlar, gaga taşları ürünleri bakımından da davanın reddinin yanlış olduğunu, nitekim davacının markaları kapsamında 31 inci sınıftaki "Canlı hayvanlar" "Hayvan yemleri" birbirleri ile bağlantılı ürünler olduğunu, evcil hayvanlar için satılan yemler ile davalı markası kapsamında bırakılan ürünlerin aynı yerlerde satıldıklarını, diğer yandan ERİŞ markasının tanınmış marka olması nedeni ile farklı ürünler bakımından da korumanın sağlanmasının gerektiğini belirterek karar düzeltme taleplerinin kabulü ile aleyhe olan yönlerden Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü, davalının davaya konu markayı ürünlerinde kullanmasının önlenmesi, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması ve davalının ticaret unvanının kısmen terkini istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, Karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.