4. Ceza Dairesi 2009/27337 E. , 2010/738 K. "İçtihat Metni" İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan şüpheli Avukat ... hakkında son soruşturmanın açılması talebini kapsayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.11.2008 tarihli ve 2008/51381 soruşturma, 2008/19052 esas, 2008/1715 sayılı iddianame üzerine, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2008 tarihli ve 2008
**4. Ceza Dairesi 2009/27337 E. , 2010/738 K.** **"İçtihat Metni"** İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan şüpheli Avukat ... hakkında son soruşturmanın açılması talebini kapsayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.11.2008 tarihli ve 2008/51381 soruşturma, 2008/19052 esas, 2008/1715 sayılı iddianame üzerine, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2008 tarihli ve 2008/440-416 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 20.10.2009 gün ve 59145 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2009 gün ve 248739 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, İstanbul Barosunda kayıtlı avukat olan şüphelinin, tutuklu olan müvekkili ile görüşmek amacıyla 07.08.2007 tarihinde gittiği İstanbul Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, üzerinde ve eşyalarının arasında cezaevine sokulması yasak olan cep telefonu ve bunlara ait sim kart, batarya ve çağrı cihazıyla kesici, delici, ateşli silah ve mermi ile uyuşturucu içerikli maddelerin olmadığına dair yazılı beyanda bulunduğu halde; 5237 sayılı TCK.nın 297.maddesi hükmüne, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük ve Adalet Bakanlığının genelgelerine aykırı olarak bir adet cep telefonu, bir adet cep telefonuna ait batarya ve bir adet cep telefonlarında kullanılan sim kartı ile ceza infaz kurumuna girmeye çalıştığı hususundaki mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olup delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5271 sayılı CYY’nın 170/2. maddesi uyarınca soruşturma sonucunda elde edilen delillerin, suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturması durumunda kamu davasının açılması zorunlu bulunmakla birlikte, soruşturmayla görevli C. savcısı veya son soruşturmanın açılması isteğini inceleyen mahkemenin, delillerin yeterli şüphe oluşturup oluşturmadığını değerlendirme yetkisinin de bulunduğu gözetilerek; İncelenen dosyada bulunan 7.8.2007 tarihli tutanak ile, müvekkili ile görüşmek amacıyla İstanbul Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gelen ve çantası X-Ray cihazından geçirilirken şüpheliye ait bir adet cep telefonu, sim kartı ve şarz aletinin bulunduğunun saptandığı, yapılan incelemede cep telefonunun şüpheli adına kayıtlı ve sim kartının aktif durumda olduğunun saptanıldığı, şüphelinin olay günü ziyaretçilerin neden olduğu izdiham nedeniyle çantasını teslim amacıyla uzatmasına karşın hataen duyarlı cihaza konulduğuna ve o sırada kendisinin yasak eşya bulunmadığına ilişkin beyanını imzaladığı için durumu kavrayamadığına ilişkin savunması ve avukat olarak görevi gereği çoğu kez cezaevlerine görüşme yapmaya giren ve duyarlı cihazlarla yapılan aramada cep telefonunun mutlaka bulunacağını bilecek durumda olan şüphelinin telefonu bilerek ve cezaevi içerisine sokmak amacıyla çantasında bulundurduğunun kabul edilmesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmaması ve çantasını iradesiyle teslim eden şüphelinin suç kastıyla hareket etmediğinin anlaşıldığı gerekçelerine dayalı olarak verilen son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, 5271 sayılı CYY’nın 309. maddesi koşullarını taşımayan YASA YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 27.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.