2. Ceza Dairesi 2023/11140 E. , 2025/832 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın yokluğunda verilen 30.06.2016 tarihli kararın bilinen en son adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmış ise de, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bi
**2. Ceza Dairesi 2023/11140 E. , 2025/832 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın yokluğunda verilen 30.06.2016 tarihli kararın bilinen en son adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmış ise de, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması ve sanığın adres kayıt sisteminde adresinin de bulunmaması gerekmektedir. Aksi hâlde 35. maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir. Sanığın mahkemeye bildirdiği adrese daha önce yapılmış herhangi bir tebligat bulunmadığından kendisine doğrudan 35. maddeye göre yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz süresinde kabul edilerek yapılan inceleme neticesinde; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suç tarihi karar başlığında 26.05.2015 yerine Mayıs 2015 olarak gösterilmiş ise de mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. I) Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre sanığın temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise; Sanığın olay günü katılana ait ikâmetin eklentisi nitelindeki kömürlüğün kilidini kırıp içeri girmesi şeklinde gerçekleşen olayda, eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/1. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı hesaplanan 8 yıllık asli dava zamanaşımının, sanık hakkında ilk mahkûmiyet kararının verildiği 30.06.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçen sürede dolduğunun anlaşılmış olması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.