11. Hukuk Dairesi 2008/11390 E. , 2010/2288 K. MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2008 tarih ve 2007/7 - 2008/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı - karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine …
**11. Hukuk Dairesi 2008/11390 E. , 2010/2288 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.04.2008 tarih ve 2007/7 - 2008/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı - karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 09.07.1999 tarihinde davalı şirket ile GÜLE GÜLE adlı filmin yönetmenliği konusunda yönetmenlik sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin 5/d.maddesine göre davalının, filmin ilk TV satışı dışındaki tüm TV satışlarından müvekkiline %6 pay vermeyi taahhüt ettiğini, filmin ilk TV satışının CINE 5 adlı televizyon kuruluşuna yapıldığını, 2. satışın ise KANAL D Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. adlı televizyon kanalına yapıldığını, bu 2. satıştan dolayı ödenmesi gereken payın ödenmediğini ileri sürerek, sözleşme uyarınca ödenmesi gereken ücretin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1,000,00 YTL’sinin temerrüt faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, davacının sözleşmeye aykırı hareket ederek filmi zamanında tamamlamadığını ve müvekkilini zarara uğrattığını, fazla negatif film kullandığını, davacının müvekkilinden alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş ve filmi zamanında bitirmemek ve fazla negatif film kullanmak suretiyle ek maliyet ve masraf yarattığını, müvekkilinin davacıdan yaklaşık 65.000 USD alacaklı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 900,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın açıldığı İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 23.11.2006 tarihinde görevsizlik kararı verilerek dosyanın gönderildiği, karşı dava harcının yatırılmaması nedeniyle görevsizlik kararında karşı dava yönünden göndermeden bahsedilmediği, davalı-karşı davacı tarafından da gönderme talebinde bulunulmadığı, yargılama sırasında davalı karşı davacı vekili 04.02.2008 tarih ve 6568 sayılı makbuzla karşı dava harcını yatırmış ise de bu harcın karşı dava dilekçesi ile yatırılmadığı ayrıca görevsizlik kararı üzerine davalı karşı davacının gönderme talebinde bulunmadığı, görevsizlik kararı ile sadece asıl davanın gönderildiği gözetilerek karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinin (d) bendine göre davalının, sözleşmeye konu GÜLE GÜLE adlı filmin ilk TV satışı dışındaki tüm TV satışlarının %6’sını davacıya ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, GÜLE GÜLE adlı filmin 09.12.2000 tarihinde CINE 5 adlı televizyonda, 09.08.2005 tarihinde ise KANAL D adlı televizyonda yayınlandığı, DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. (Kanal D) tarafından gönderilen yazılarda GÜLE GÜLE adlı filmin davalı şirketten 27.09.2002 tarihinde 115.000 ABD doları + KDV bedel ile satın alındığının bildirildiği, bu satış bedelinin %6’sının davalı tarafından davacıya ödenmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 1,000,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karşı davanın harcının süresinde yatırılmamış oluşu nedeniyle açılmamış sayılmasına, yatırılan harcın talep halinde davalıya iadesine karar verilmiştir. Kararı, davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2008 yılı itibariyle 1.250,00 YTL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 12.03.2008 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Somut uyuşmalıkta davacı tarafça fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak asıl alacak olan 1.000,00 YTL’nin faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş, fazlaya ilişkin hakkın miktarı ise belirtilmemiştir. Harçlandırmaya esas alınan meblağ 1.000,00YTL’dir. Mahkemece, 30.04.2008 tarihli karar ile asıl davanın kabulüne karar verilmiş olmasına göre bu durumda davalı karşı davacı vekilince asıl davaya yönelik olarak yapılan temyiz isteminin kabul edilen alacağın yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca temyiz sınırının altında kalması nedeniyle asıl dava yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı karşı davacı vekilinin karşı dava yönünden yapılan temyiz isteminin incelenmesine gelince mahkemece, karşı dava harcının yatırılmaması nedeniyle görevsizlik kararında karşı dava yönünden göndermeden bahsedilmediği, davalı-karşı davacı tarafından da gönderme talebinde bulunulmadığı, yargılama sırasında davalı karşı davacı vekili 04.02.2008 tarih ve 6568 sayılı makbuzla karşı dava harcını yatırmış ise de bu harcın karşı dava dilekçesi ile yatırılmadığı, görevsizlik kararı ile sadece asıl davanın gönderildiği gerekçesiyle karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de karşılık dava dilekçesi yargıç tarafından havale edilip işleme tabi tutulmakla dava açılmış sayılır. Dilekçenin verilmesi ile birlikte, peşin harcın yatırılmamış olması sonradan harç yatırılmak suretiyle davanın görülmesine engel değildir. Davalı karşı davacı taraf da karşı dava harcını 04.02.2008 tarih ve 6568 sayılı makbuzla yatırmış olduğuna göre bu durumda mahkemece karşılık davanın incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin HUMK’nun 432/4.madde hükmü uyarınca REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.