12. Hukuk Dairesi 2022/11653 E. , 2023/3937 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1232 E., 2022/1425 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/77 E., 2022/168 K. Taraflar arasındaki kambiyo şikayeti ve borca itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetçi borçlu ...Özyıldız ... Ltd. Şti'nin dayanak bonoların kambiyo vasfı taşımadığına yönelik takibin iptaline dair ş
**12. Hukuk Dairesi 2022/11653 E. , 2023/3937 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1232 E., 2022/1425 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/77 E., 2022/168 K. Taraflar arasındaki kambiyo şikayeti ve borca itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetçi borçlu ...Özyıldız ... Ltd. Şti'nin dayanak bonoların kambiyo vasfı taşımadığına yönelik takibin iptaline dair şikayetinin İİK’nın 170/a maddesi uyarınca reddine, anılan şikayetçi borçlunun borca ve ferilerine yönelik itirazının İİK’nın 169/a maddesi uyarınca reddine, şikayetçi borçlu ...'in dayanak bonoların kambiyo vasfı taşımadığına yönelik takibin iptaline dair şikayetinin İİK’nın 170/a maddesi uyarınca reddine, anılan şikayetçi borçlunun borca ve ferilerine yönelik itirazının İİK’nın 169/a maddesi uyarınca reddine, takip tedbiren durdurulmadığından ve İİK'nın 169/a-6 gereğince şartları oluşmadığından davalı alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Keşideci ve avalist borçlular itiraz dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, takibe konu senetlerde düzenleme yerinin bulunmadığını, aval verenin isim bilgilerinin yanında adresinin de yazılı olmadığını, bu nedenle dayanak bonoların kambiyo vasıflarının bulunmadığını, keşide tarihinde keşideci şirketin yetkilisinin şikayetçi borçlu ... olduğunu, borçlu şirket kaşesi üzerinde şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığını, imzanın kaşe üzerine atılmaması, açığa atılması nedeniyle şikayetçi borçlu şirketi bağlamayacağını, borçlu şirketin borcunun bulunmadığını, avalin adi kefalet niteliğinde olması nedeniyle önce keşideci borçluya başvurulması gerektiği gibi geçerli olması için aval verenin eşin rızasının da alınması gerektiğini, ancak bu usullere uyulmadığını, takip öncesinde temerrüt gerçekleşmediğinden işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, borçlu avalistten komisyon ücreti talep edilemeyeceğini ileri sürerek itiraz ve şikayetlerinin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; takibe konu senetlerin kambiyo senedi vasfını taşıdığını, aval hakkında TBK’daki kefalete ilişkin hükümlerin uygulanamayacağını, geçerliliği için eş rızasının aranmayacağını, senetlerin üzerindeki imzaların şikayetçi borçluları bağladığını savunarak şikayet ve itirazların reddi ile şikayetçi borçlular aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından şikayetçi borçlular aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin şikayetçi borçlu şirkete 01.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçi borçlu gerçek kişiye ödeme emri tebliğ edilmediği, şikayetin yasal süresi içinde yapıldığı, takibe konu bonoların incelenmesinde; keşideci kısımlarında borçlu Sefa Jeotermal ... Ltd. Şti. kaşesinin bulunduğu, şirket kaşesinde şirketin adres bilgilerinin yazılı olduğu, kefil bölümünde; borçlu ... isminin ve kimlik numarasının bulunduğu, lehdar kısımlarında ... A.Ş. isminin bulunduğu, tüm bonolardaki düzenlenme tarihinin 27.11.2018 olduğu, vade tarihlerinin; 29.08.2019 - 29.07.2019 - 29.06.2019 - 29.05.2019 - 29.09.2019 olduğu, bonoların her birinin 40.699,50 TL bedelli olduğu, tüm bonolarda ihtilaf vukuunda ... mahkemelerinin yetkili kılındığı, bonoların sağ alt kısımlarında 2 adet imzanın bulunduğu, senetlerde Türk Ticaret Kanunu gereğince bulunması gereken zorunlu unsurların mevcut olduğu, kazıntı, çizik vesair tahrifatın bulunmadığı, bu yönde bir iddianın da olmadığı, bu haliyle bonoların kambiyo vasfını haiz oldukları, davalı alacaklının yetkili hamil olduğu, takibe konu bonolarda keşideci konumundaki şirketin kaşesinde "....İhsaniye/..." şeklindeki adres yazılı olduğundan avalist konumundaki borçlunun isminin karşısında adresinin yazılı olması zorunluluğunun bulunmadığı, aval veren borçlu Sefa Özdemir’in takibe konu bonolar üzerideki imzaların kendisine ait olmadığı yönünde bir iddiasının bulunmadığı, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; 23.02.2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde şirket ortağı (aval veren borçlu) Sefa Özdemir'e "şirket kaşesi altında münferiden 20 yıl süre ile temsil etme" yetkisi verildiği, temsil yetkisinin halen devam ettiği, takibe konu senetlerde yer alan her iki imzanın da şirket kaşesinin dışına atıldığı, borçlu şirket yetkilisi Sefa Özdemir "aval veren" olarak borçtan şahsi olarak sorumlu olduğu, bononun düzenleyen bölümünde kaşesi bulunan şirketin, bonodan dolayı sorumlu olabilmesi için düzenleyenin imzasının bulunması yeterli olduğu, imzanın şirket unvanı ya da kaşesi üzerine atılması gerekmediği, bu nedenle atılan ikinci imzadan borçlu şirketin keşideci olarak sorumlu olduğu, TTK'nın 701. maddesine göre bononun yüzüne konulan her imzanın aval niteliğinde olduğu, aynı kanunun 702. maddesine göre aval verenin bononun diğer borçlusu ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, Türk Ticaret Kanunu’nun özel hükümler içermesi nedeniyle kambiyo senetlerinde kefalete ilişkin TBK'nın 584. ve 603. maddelerinin uygulanamayacağı, takip dayanağı bonolar, kambiyo senedi niteliğinde olduğundan taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğunun kabulü gerektiği, bu durumda, bonodan kaynaklanan alacağa 3095 sayılı yasada yer alan ticari temerrüt faizine ilişkin 2/2. maddesinde öngörülen avans faiz oranlarının uygulanması gerektiği, takip tarihi itibariyle avans faiz oranının 15,75 olup, faiz oranına yönelik bir itirazda bulunulmadığı, kambiyo takibinde faiz istenebilmesi için takip öncesinde temerrüde düşürülmesinin gerekmediği, vade tarihinden takip tarihine kadar faiz istenmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca TTK’nın 725. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken aynı yasanın 778/1-d. maddesi dikkate alındığında davalı alacaklının, şikayetçi keşideci şirket ve müşterek sorumlu aval veren konumundaki şirket yetkilisinden komisyon ücretini talep etmesinde yasal bir engel bulunmadığı, borcun sebebini ve senedin düzenlenme amacını gösteren ve temel borç ilişkilerinin açıklanmasından ibaret olan bedel kaydının varlığı ya da yokluğunun senedin bono niteliğini etkilemeyeceği, şikayetçiler tarafından yapılan borca itiraza ilişkin İİK’nın 169/a maddesi kapsamında belge sunulamadığı, takibin tedbiren durdurulmaması nedeniyle tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile şikayetçi borçlu ...Özyıldız ... Ltd. Şti'nin kambiyo vasfı taşımadığına yönelik takibin iptaline dair şikayetinin İİK’nın 170/a maddesi uyarınca reddine, anılan şikayetçi borçlunun borca ve ferilerine yönelik itirazının İİK’nın 169/a maddesi uyarınca reddine, şikayetçi borçlu ...'in kambiyo vasfı taşımadığına yönelik takibin iptaline dair şikayetinin İİK’nın 170/a maddesi uyarınca reddine, anılan şikayetçi borçlunun borca ve ferilerine yönelik itirazının İİK’nın 169/a maddesi uyarınca reddine, takip tedbiren durdurulmadığı ve İİK'nın 169/a-6 gereğince şartları oluşmadığından davalı alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi borçlular istinaf dilekçesinde; takibe konu senetlerde, keşideci şirket kaşesi üzerinde şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığını, imzanın kaşe üzerine atılmaması, açığa atılması nedeniyle şirketi bağlamayacağını, imzaların mahkemece incelenmediğini, keşideci imzası bulunmayan senetlerin kambiyo vasfının bulunmadığını, takibe konu senetlerde düzenleme yerinin bulunmadığını, aval verenin isim bilgilerinin yanında adresinin de yazılı olmadığını, bu nedenle de senetlerin kambiyo vasfının bulunmadığını, keşideci şirketin borcunun bulunmadığını, takip öncesinde temerrüt gerçekleşmediğinden işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, faize itirazla ilgili bilirkişiden rapor alınmadan karar verildiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak bonolarda keşideci olarak şikayetçi borçlu şirket kaşesinin bulunduğu, kefil kısmında ise şikayetçi borçlu ...'in ad ve soyadı ile kimlik numarasının yazılı olduğu, senet üzerinde, şikayet dilekçesinde açıkça kabul edildiği üzere, şikayetçi borçlu avalist ... tarafından atılmış iki adet imzanın bulunduğu, keşidecinin şirket olması sebebiyle kaşede açıkça adresinin bulunduğu, bu sebeple senetlerde düzenleme yeri bulunmadığına yönelik iddianın yerinde olmadığı, şikayetçi borçlu şirket yetkilisinin, şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imzanın bizatihi kendisini sorumlu kılacağı, yine şirket temsilcisinin elinden çıkmış iki imzanın bulunması durumunda imzalardan birinin şikayetçi borçlu keşideci şirket adına, açığa atılan diğer imzanın da imza sahibinin şahsı adına atılmış olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, bu durumda takibe dayanak senetlerde keşideci olarak şikayetçi borçlu şirketin, avalist olarak şikayetçi borçlu ...'in sorumlu olduğu, avalin TTK'da özel olarak düzenlenmiş olması sebebiyle TBK'nın kefalete ilişkin hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı, borcun ödendiğinin de yazılı bir delil ile ispatlanamadığı, faiz istenmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi borçlular temyiz dilekçesinde; takibe konu senetlerde, keşideci şirket kaşesi üzerinde şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığını, imzanın kaşe üzerine atılmaması, açığa atılması nedeniyle şirketi bağlamayacağını, imzaların mahkemece incelenmediğini, keşideci imzası bulunmayan senetlerin kambiyo vasfının bulunmadığını, takibe konu senetlerde düzenleme yerinin bulunmadığını, aval verenin isim bilgilerinin yanında adresinin de yazılı olmadığını, bu nedenle de senetlerin kambiyo vasfının bulunmadığını, keşideci şirketin borcunun bulunmadığını, takip öncesinde temerrüt gerçekleşmediğinden işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, faize itirazla ilgili bilirkişiden rapor alınmadan karar verildiğini, avalin adi kefalet niteliğinde olması nedeniyle önce keşideci borçluya başvurulması gerektiği gibi geçerli olması için aval verenin eşin rızasının da alınması gerektiğini, ancak bu usullere uyulmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde kambiyo şikayeti ile borca itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 169, 169/a ve 170/a maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 701, 702 ve 776. Maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlular tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.